Küresel Sanayinin Omurgası: Döküm Sektöründe Çifte Gurur
Uluslararası sanayi ekosisteminin en prestijli buluşmalarından biri olan Dünya Döküm Kongresi, döküm teknolojilerinin dönüştürücü gücünü ve Türkiye'nin bu sahadaki küresel ağırlığını gözler önüne seren önemli açıklamalara sahne oldu. Kongrenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, etkinliğin hem Dünya Dökümcüler Birliğinin 100'üncü yılı hem de Türkiye Döküm Sanayicileri Derneğinin (TÜDÖKSAD) 50'nci kuruluş yıl dönümüyle taçlandığını kaydetti.
Döküm endüstrisinin; kara taşıtlarından havacılığa, robotik sistemlerden yenilenebilir enerji altyapısına kadar sayısız stratejik sektöre temel girdi sağladığını hatırlatan Bakan Kacır, modern sanayinin bu disiplindeki kazanımlar olmaksızın ilerleyemeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde son 23 yıllık periyotta hayata geçirilen üretim ve ihracat odaklı reformların merkezine döküm sanayisinin yerleştirildiğine işaret eden Kacır, Türk imalat altyapısının ulaştığı rekor seviyeleri paylaştı:
"Bugün elektrikli araçlardan havacılığa, robotikten yenilenebilir enerji sistemlerine pek çok alandaki gelişmeleri, döküm teknolojilerinde kaydedilen ilerlemelerden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, son 23 yılda ülkemizin sanayi altyapısını geliştirmek, üretim ve ihracat kapasitesini artırmak üzere attığımız adımlarda döküm sanayimize ayrı bir kıymet verdik."
Üretimde Rekor: Döküm Sanayisi Küresel Sıralamada Yükseliyor
Uygulanan stratejik teşvikler ve yerli üreticilerin yüksek mühendislik kabiliyeti sayesinde Türkiye, dünya çapındaki rekabette üst basamaklara yerleşmiş durumda. Sektörün yıllık çıktılarına değinen Bakan Kacır, geçen yıl elde edilen 2,3 milyon tonluk hacimle birlikte Türkiye'nin Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise yedinci büyük döküm üreticisi olduğunu netleştirdi. Elde edilen finansal çıktılar ise döküm sanayisinin makroekonomik değerini kanıtlar nitelikte:
"Sektörümüzün üretim kapasitesini artıran, teknolojik yetkinliklerini geliştiren ve uluslararası rekabet gücünü perçinleyen politikalarımızın, sanayicilerimizin yatırımları ve gayretleriyle birleşmesi neticesinde bugün Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise yedinci büyük döküm üreticisi konumundayız. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 2,3 milyon ton döküm üretimi gerçekleştiren sektörümüz, 8 milyar euroya yakın ciroya ve 6 milyar euronun üzerinde ihracata ulaştı."
Yetkinliklerin ileri malzeme teknolojileri ve yüksek katma değerli ürün gamıyla tahkim edileceğini belirten Kacır, sürdürülebilir büyümenin yeşil ve dijital dönüşüm dinamiklerinden geçtiğini kaydetti.
Yeşil Sanayide Dönüşüm ve Fonlama Hamleleri Hız Kazanıyor
Sanayicilerin uluslararası ticaret bariyerleriyle karşılaşmaması ve çevresel yükümlülüklere hızla adapte olabilmesi amacıyla çok boyutlu finansman paketlerinin devreye alındığını aktaran Kacır, somut fon mekanizmalarına dikkat çekti:
"Sanayicilerimizin bu dönüşümü gerçekleştirebilmeleri ve uluslararası çevre standartlarına uyum sağlayabilmeleri için ihtiyaç duydukları finansman ve teknoloji geliştirme mekanizmalarını devreye aldık. Organize sanayi bölgelerimizin yeşil altyapı yatırımlarını desteklemek üzere Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi'ni hayata geçirdik. Dünya Bankası işbirliğinde yürüttüğümüz 450 milyon dolar bütçeli Türkiye Yeşil Sanayi Projesi'yle sanayicilerimize, KOBİ'lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerimize uygun finansman sunuyoruz."

Uluslararası Tedarik Zincirlerinde Türkiye Güvenli Bir Liman
Gelişen jeopolitik gerilimler ve ticaret koridorlarındaki yön değişimleri karşısında Türkiye'nin lojistik ve endüstriyel üstünlükleriyle öne çıktığını belirten Bakan Kacır, yabancı sermayeye açık bir çağrıda bulundu. Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarıyla 1 milyarı aşkın tüketiciye doğrudan erişim imkânı sunulduğunun altını çizen Kacır, süreci şu sözlerle özetledi:
"Küresel ekonomide köklü değişimlerin yaşandığı bir dönemdeyiz. Jeopolitik belirsizlikler, uluslararası ticarette değişen dengeler ve sürdürülebilir üretimin artan önemi, küresel tedarik zincirlerini ve yatırım tercihlerini baştan başa yeniden şekillendiriyor. Bu yeni dönemde Türkiye uluslararası yatırımcılar için güvenli bir limandır, yeni yatırımlar için doğru adrestir. Stratejik coğrafi konumumuz, nitelikli insan kaynağımız, modern üretim altyapımız, ülkemizi uluslararası yatırımlar için önemli bir cazibe merkezi haline getiriyor. Otomotivden makineye, enerjiden savunmaya uzanan geniş bir yelpazede sahip olduğumuz üretim yetkinlikleri döküm sektörüne yatırım yapacak firmalara gelişmiş bir sanayi ekosisteminin parçası olma fırsatı sunuyor."
Yatırımcılara bürokratik aşamalardan fabrika kurulumuna kadar tam destek taahhüdünde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Türkiye'nin sağladığı öngörülebilir ekosistemin altını çizdi.
İklim Değişikliği ve Karbonsuzlaşmada Ortak Gelecek Vizyonu
Dünya Döküm Kongresi'nin taşıdığı vizyonun altını çizen Kacır, karbonsuzlaşmanın bir zorunluluk haline geldiğini, ancak uluslararası düzenlemelerin adil bir çerçevede uygulanması gerektiğini savundu:
"Kongrenin 'Parlak Yeni Bir Yüzyıl: Yeni Ekosistemi Birlikte Şekillendirelim' teması, önümüzdeki dönemin sunduğu fırsatlara ve hep birlikte üstlenmemiz gereken sorumluluklara dikkat çekiyor. Kuşkusuz döküm sanayisinin yeni yüzyılı, karbonsuzlaşmanın yüzyılı olacaktır. Ancak bu dönüşüm küresel ölçekte adil ve kapsayıcı bir zeminde gerçekleşmeli. Karbon düzenlemeleri ortak bir yükselişe rehberlik etmeli. Türkiye olarak sektörün yeşil geleceği açısından üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazırız."
Bakan Kacır, Antalya'da düzenlenecek uluslararası çevre zirvesi COP31'in de sanayinin temiz üretim teknolojilerine erişimini hızlandıracağını belirterek, Türkiye'nin sanayi alanındaki küresel liderliğini sürdüreceğini ifade etti.