Türk Sivil Havacılık Sektörü Küresel Pazarda Güçleniyor
Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) ev sahipliğinde icra edilen 1. Ulusal Havacılık Şurası İzleme ve Değerlendirme Zirvesi kapsamında söz alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli taşıyıcıların 133 memlekette toplam 356 dış hat istasyonuna ulaştığını bildirdi. Türkiye'nin küresel ölçekteki havacılık planlarını etraflıca aktaran Uraloğlu, coğrafi avantajların planlı yatırımlarla avantaja çevrildiğini dile getirdi:
"Asya, Avrupa ve Afrika'nın kesişim noktasında dört saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,6 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu coğrafi avantajı doğru okuyarak havacılık stratejilerimizi küresel ölçekte ve bütüncül bir anlayışla planlıyoruz. Cumhurbaşkanımızın 'hava yolu halkın yolu olacak' vizyonuyla sivil havacılıkta başarılarla dolu yeni bir çağ başlattık ve son 24 yılda çok büyük atılımlar gerçekleştirdik. 2002 yılında 26 olan aktif havalimanı sayımızı bugün 58'e çıkardık. Önümüzdeki dönemde yapımları devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane Havalimanlarımızla 58'den 60'a çıkaracağız. 2002 yılında 34,5 milyon bin olan toplam yolcu sayımız, 2025 yılında 247 milyonu aştı. 489 olan toplam hava aracı sayısı yüzde 424 artışla, 2026 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla 2 bin 562'ye ulaştı. Havayolu işletmelerinde bulunan uçak sayımız ise 162 iken 872'ye yükseldi. Koltuk kapasitemiz 6 kat artışla 27 bin 500' den 165 bin 586'ya, kargo kapasitemiz ise yaklaşık 10 kat artışla 303 bin kilogramdan 2.9 milyon kilograma çıktı. Elde ettiğimiz bu başarılar, yalnızca kamunun değil; hava yolu işletmelerimizden yer hizmetleri kuruluşlarımıza, bakım kuruluşlarımızdan genel havacılık işletmelerimize kadar bütün sektörümüzün ortak başarısıdır."

Yeni Hava Ulaştırma Anlaşmaları ile Genişleyen Uçuş Ağı
Uluslararası arenadaki müzakere trafiğine değinen Uraloğlu, sivil havacılık otoritesinin yürüttüğü temaslarla elde edilen kazanımları paylaştı:
“Bugün ICAO'nun 193 üyesinin 175'i ile Hava Ulaştırma Anlaşmasına sahibiz. Türk hava yolu işletmeleri 2026 yılı itibarıyla 133 ülkede 356 dış hat noktasına ulaşıyor. Bu geniş ağın oluşturulmasında taşıyıcılarımızın ticari başarısının yanı sıra, ülkeler arasında tesis ettiğimiz güçlü hukuki ve düzenleyici altyapının da önemli bir rolü bulunuyor. Son dört yılda sivil havacılık genel müdürlüğümüz tarafından gerçekleştirilen 87 müzakere ve mektup teatisi neticesinde yaklaşık 890 haftalık ilave yolcu ve kargo trafik hakkı elde ettik. Bu haklar yeni hatlara, daha fazla frekansa, yeni uçuş noktalarına dönüşüyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Özbekistan, Ürdün, Mısır, Endonezya, Vietnam, Filipinler, Avustralya, Cezayir ve Tayland gibi önemli pazarlarda ciddi kapasite artışları sağladık. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki açılımımızı stratejik önceliklerimizden biri haline getirdik. Çin ile haftalık yolcu trafik hakkımızı 21 frekanstan 49 frekansa çıkardık. Hong Kong, Singapur, Kazakistan, Özbekistan, Avustralya ve Yeni Zelanda'da da yolcu, kargo ve beşinci trafik haklarımızı önemli ölçüde geliştirdik.”

Karşılıklılık İlkesi ve Yerli Havacılık Sanayii Atılımları
Uçuş politikalarında çok taraflı kazan-kazan prensibini benimsediklerini belirten Uraloğlu, yerli hava araçlarının tescil süreçlerindeki teknik yetkinliklere de değindi:
"Hava ulaştırma politikamızı da tek taraflı bir büyüme anlayışıyla yürütmüyoruz. Karşılıklılık ilkesi çerçevede ülkemize sefer düzenleyen yabancı hava yolu işletmelerinin sayısının ve uçuş çeşitliliğinin artmasını da destekliyoruz. Çünkü daha fazla bağlantı; daha fazla turist, daha fazla ihracat, daha fazla ticaret ve Türkiye'nin dünyaya daha güçlü bağlanması anlamına geliyor. Ülkemizin havacılık alanındaki teknik kabiliyetini ve sertifikasyon kapasitesini geliştirmeyi de son derece önemsiyoruz. Havacılık sektöründeki büyümeye paralel olarak uçak bakım, yedek parça imalatı ve modifikasyon gibi alanlarda önemli atılımlar gerçekleştirdik. Yine, HÜRKUŞ Eğitim Uçağı ve Gökbey Helikopterinin sertifikalandırılmasına yönelik önemli çalışmalar da gerçekleştirdik. İlk yerli tasarım sıcak hava balonumuza tip sertifikası vererek ülkemizde sıcak hava balonu üretiminin ve diğer ülkelere ihracatının önünü açtık. Sertifikasyon alanındaki teknik ve kurumsal kapasitemizi daha ileri taşıyarak yerli havacılık sanayimizin gelişimini desteklemeyi ve gücünü artırmayı hedefliyoruz. Sektörün geleceği açısından üzerinde durduğumuz bir diğer alan ise dijital dönüşümdür. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz bünyesinde eğitimden lisanslandırmaya, ruhsatlandırmadan denetim ve sertifikasyona kadar birçok süreci dijital ortama taşıyoruz. Daha hızlı, şeffaf, izlenebilir ve veri odaklı bir sivil havacılık yönetimi oluşturuyoruz. Eğitim ve lisanslandırma süreçlerini dijitalleştiriyor, iş ve işlemleri elektronik ortamda yürütüyor ve sektör paydaşlarımızla veri paylaşımını güçlendiriyoruz. İnsan kaynaklı hataları azaltan, kamu kaynaklarını daha verimli kullanan ve karar alma süreçlerini güvenilir verilerle destekleyen bütünleşik bir yönetim altyapısı oluşturuyoruz."
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Konsey Üyeliği Seçimi
Küresel kural koyucu organlarda Türkiye'nin ağırlığını artıracak diplomatik süreci detaylandıran Bakan Uraloğlu, ECAC desteğiyle seçime girileceğini söyledi:
"Önümüzdeki ay Türk sivil havacılığı açısından çok önemli bir başka sürece daha hazırlanıyoruz. 19-20 Kasım 2026 tarihlerinde Montreal'de gerçekleştirilecek ICAO olağanüstü genel kurulunda, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Konsey üyeliği için seçime katılacağız. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Konseyinin üye sayısı 36'dan 40'a çıkarılmış olup söz konusu Genel Kurulda dört yeni Konsey üyesi seçilecektir. Türkiye bu seçimlere Avrupa Sivil Havacılık Konferansı'nın (ECAC) adayı olarak katılmaktadır. Avrupa Sivil Havacılık Konferansı üyesi ülkelerin adaylığımıza verdiği güçlü destek ve yürütülen yoğun diplomatik temaslar sayesinde seçime güçlü bir konumda gireceğiz. Türkiye'nin Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Konseyinde yer alması yalnızca sembolik bir başarı olmayacaktır. Konsey üyeliğine seçilmemiz durumunda Türkiye; küresel havacılık politikalarının oluşturulduğu masada doğrudan yer alacaktır. Önümüzdeki dönemde de taşıyıcılarımızın ve pazarın ihtiyaçları doğrultusunda yeni hava ulaştırma anlaşmaları imzalamaya, mevcut anlaşmaları güncellemeye, yeni mutabakat zabıtlarıyla trafik haklarımızı geliştirmeye devam edeceğiz."
Rekabetçi ve Yenilikçi Türk Havacılığı İçin Gelecek Hedefleri
Konuşmasının kapanış bölümünde kamu ve özel sektör iş birliğinin altını çizen Uraloğlu, sektörün büyüme kararlılığını şu sözlerle özetledi:
“Biz hava ulaştırma anlaşmalarını yalnızca birer uçuş izni olarak görmüyoruz. Bu anlaşmaları; turizmin, ihracatın, hava kargonun ve Türkiye'nin küresel bağlantılarının büyümesini sağlayan stratejik araçlar olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz açık: daha fazla ülke, daha fazla nokta, daha fazla frekans, daha güçlü kargo ağı ve küresel havacılığın karar mekanizmalarında daha güçlü bir Türkiye. Bu hedef doğrultusunda kamu ve özel sektörümüzle birlikte çalışmaya ve Türk sivil havacılığını daha ileriye taşımaya devam edeceğiz. Zirvemiz sayesinde sivil havacılık sektörümüzün yakın gelecekteki yol haritasının temel taşlarını belirleyeceğimizi düşünüyorum. Burada belirlenecek stratejik hedefler ve projeler, geleceğe yönelik kararlı adımlarımızın da bir göstergesi olacaktır. Şüpheniz olmasın ki sektörümüzün uluslararası arenada söz sahibi olması ve dünyaya yön veren hedeflerine ulaşması için hep birlikte çalışacağız. Çok daha güçlü, daha rekabetçi ve daha yenilikçi bir sivil havacılık sektörü inşa edeceğiz.”