Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in genel başkanlığını yürüttüğü iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Türkiye'deki siyasi iktidar çevrelerinden gelen eleştirilere karşı diplomatik teamülleri aşan sertlikte bir bildiri yayımladı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve AK Parti milletvekillerinin Bakü'deki eğitim düzenlemelerine yönelik sözlerini hedef alan parti yönetimi, iki müttefik ülke arasındaki kardeşlik hukukunun zedelendiğini vurguladı.
Bakü Yönetiminden Ankara'ya Açık Egemenlik Uyarısı
Bakü ile Ankara hattında tansiyonun yükselmesine yol açan süreç, Azerbaycan'daki ilk ve orta dereceli okullarda uygulanmaya başlanan standart kılık-kıyafet kuralları üzerine başladı. Ülkede 21 Eylül'de öğrenciler, 6 Ekim'de ise öğretmenler için yürürlüğe giren yönergeler sonrasında başörtüsü tartışmaları alevlendi. Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın, başörtülü öğrencilerin eğitim haklarının kısıtlandığı iddiasıyla Bakü yönetimine uygulamanın geri çekilmesi yönünde çağrıda bulunması, Azerbaycan tarafında egemenlik haklarına açık müdahale olarak değerlendirildi.
Gelişmelerin ardından kapsamlı bir metin yayımlayan Yeni Azerbaycan Partisi Basın Servisi, Türkiye'de iktidara yakınlığıyla bilinen yayın organlarında sistemli bir karalama faaliyeti yürütüldüğünü savundu. Açıklamada iktidara şu ifadelerle seslenildi:
"Uzun süredir Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarında ve sosyal medya platformlarında, AK Parti iktidarına yakınlığıyla bilinen haber kaynakları da dahil olmak üzere, Azerbaycan hakkında gerçeğe aykırı, taraflı, karalama ve iftira niteliğinde bilgilerin yayıldığı gözlemlenmektedir. Amacımız, bazı çevrelerin sorumsuz davranışlarının devletlerimiz ve halklarımız arasındaki ilişkileri olumsuz etkilemesine izin vermemekti. Ancak bu bilgi kampanyasının daha saldırgan, sistematik ve açıkça iftira niteliği kazanması, açıkça tepki göstermemizi zorunlu kılmaktadır."

İsrail İddiaları ve Filistin Siyaseti Netleştirildi
Türkiye kamuoyunda Azerbaycan'ın dış politikasına, özellikle de Tel Aviv yönetimiyle olan ilişkilerine yöneltilen suçlamalar da bildiride geniş yer buldu. İsrail ile sürdürülen diplomatik temasların uluslararası hukuk kuralları ve karşılıklı milli çıkarlar doğrultusunda devam ettiğini bildiren YAP, Filistin davasına verilen somut desteğin göz ardı edilemeyeceğini kaydetti.
Azerbaycan'ın iki devletli çözümü daima savunduğunu belirten parti yetkilileri, Filistin hükümetine yapılan doğrudan ekonomik ve insani yardımları hatırlatarak İslam dünyasında vesayet kurma çabalarına karşı çıktı:
"İslam dünyasında hiçbir devletin diğer Müslüman halklara kendi iradesini dayatma, onların iç işlerine müdahale etme veya kendisini diğerlerinden üstün görme hakkı yoktur. Müslüman dünyasının birliğine hizmet etme iddiası, hegemonya eğilimleriyle değil, eşit haklara dayalı işbirliği ve karşılıklı saygıyla kanıtlanmalıdır."
Laik Eğitim İlkesi ve İki Devlet Vurgusu
Azerbaycan anayasasının temel taşı olan laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti anayasasında da yer aldığını hatırlatan YAP yönetimi, Türkiye'deki iç siyasi kutuplaşmaların ve hassas konuların Azerbaycan üzerine baskı mekanizması olarak kullanılmasını kabul edilemez bulduğunu belirtti:
"Eğitim alanında uygulanan kurallar; eşitlik, laiklik, hukukun üstünlüğü ve bütün vatandaşlara eşit fırsatlar sağlanması ilkelerine dayanmaktadır. Türkiye'nin kendi içinde dinî ve laik değerler etrafında yürütülen siyasi tartışmalar toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Başörtüsü gibi hassas meselelerin siyasi manipülasyon aracı olarak kullanılması kabul edilemez. AK Parti iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz."
Merhum Haydar Aliyev'in tarihsel "Bir millet, iki devlet" düsturuna dikkat çekilen metnin sonunda, bu ilkenin hiçbir şekilde bağımsız bir devletin egemenlik sınırlarını ihlal etme gerekçesi yapılamayacağı bildirildi. Açıklamada, Türk makamlarının iki müttefik halkın geleceğine zarar vermemek adına diplomatik nezaket ve devlet sorumluluğu çerçevesinde hareket etmesi gerektiği kaydedildi.