Oktay Saral Görevden Alındı İddiası Ankara'yı Karıştırdı
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesinde dikkat çeken bir görev değişimi iddiası kamuoyu gündemine bomba gibi düştü. Azerbaycan'da yürürlüğe giren yeni ortaokul kıyafet yönetmeliğine ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle Bakü yönetiminin tepkisini çeken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın görevinden alındığı öne sürüldü. Uluslararası basında yer alan kulis bilgilerine göre Azerbaycan tarafı, Saral’ın sarf ettiği ifadeler dolayısıyla görevine son verilmesi yönündeki beklentisini diplomatik kanallar üzerinden iletmişti.
Gelişmelerin ardından konunun muhatabı olan Saral'a ulaşan gazeteci Talat Atilla, kulislerde konuşulan görevden ayrılma sürecini doğrudan sordu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, görevden alınma iddialarını doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Evet. Biz makamlarla kaim değiliz. Sayın Cumhurbaşkanımız göreve getirdi, kendisinin talimatıyla ayrıldım. Kimseye kırgınlığım yok."
Görüşme sırasında yöneltilen ayrılığın Azerbaycan açıklamalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönündeki soruya ise Saral net bir dille yanıt vererek şunları kaydetti:
"Evet, öyle görünüyor."
Sosyal medyada iktidara yakınlığıyla tanınan gazeteci Fuat Uğur da söz konusu iddiaları doğrulayan bir paylaşım yaparak üzüntüsünü şu sözlerle dile getirdi:
"Sevgili Oktay Saral'ın görevden alındığını duydum. Sempati duyduğum Cumhurbaşkanı danışmanlarından biri kendisi. Çok üzüldüm."
Bakü ve Ankara Hattında Kıyafet Yönetmeliği Gerilimi
İki ülke arasındaki ilişkilerin hassas bir dönemden geçtiği sırada patlak veren bu gelişmenin arka planında, Azerbaycan Eğitim Bakanlığı tarafından 21 Eylül'de yürürlüğe konulan okul kıyafeti düzenlemesi yatıyor. Düzenleme metninde doğrudan başörtüsü ya da belirli bir inanç simgesine atıfta bulunulmasa da laiklik ilkesine ve okul forması bütünlüğüne uymayan unsurların sınırlandırılması, kamuoyunun belirli kesimlerinde başörtüsü yasağı olarak yorumlandı. Tartışmalar kısa sürede Türkiye ve İran ekseninde de geniş yankı buldu.
Azerbaycan'da iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Türkiye'den yükselen tepkilere ve özellikle Oktay Saral ile kimi AK Parti milletvekillerinin beyanatlarına karşı sert bir bildiri yayımlamıştı. Bakü yönetimi adına yapılan açıklamada durum şöyle aktarılmıştı:
"Son dönemde Azerbaycan'a yönelik bu bilgi kampanyasının daha agresif, sistemli ve açıkça iftira niteliği kazanması; özellikle de Türkiye cumhurbaşkanı başdanışmanı statüsünü taşıyan bir kişinin ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin böyle bir kampanyaya katılması, konuya açıkça tepki göstermemizi zorunlu kılmaktadır."

Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi Öncesi Kritik Adım
Krizin tırmanmasıyla birlikte Azerbaycan makamları, iç işlerine müdahale edildiği ve dini kışkırtıcılık yapıldığı iddiasıyla bazı Türk vatandaşları hakkında adli süreçler başlatmış, aralarında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ın da bulunduğu 31 kişiyi "istenmeyen kişi" (persona non grata) ilan etmişti. Bu sert adımların hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında kritik bir telefon görüşmesi gerçekleşmiş, liderler iki devlet arasındaki kardeşlik hukukunun sarsılmaz olduğunu vurgulamıştı.
Oktay Saral'ın ayrılık iddiası, tam da bu diplomatik temasların ertesinde ve 30 Ekim'de başkent Ankara'da toplanması planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin hemen arifesinde gerçekleşti. Diplomatik dengelerin ve müttefiklik ilişkilerinin gözetildiği bu kritik süreçte alınan kararın, bölgesel dayanışma zeminini güçlendirmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.