Duruşmada Başörtülü Hakim Krizi Davasında Karar Verildi
Başkent yargı çevrelerinde geniş yankı uyandıran ve duruşma heyetinin kılık kıyafeti üzerinden başlatılan reddihakim sürecine dair ceza davasında nihai hüküm kuruldu. Duruşma esnasında mahkeme başkanı ile üye hakimin başörtülü bulunmasını gerekçe göstererek heyetin davadan çekilmesini talep eden avukat Alperen Demirdiş, hakkında yürütülen ceza davasında tüm suçlamalardan aklandı.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde görülen karar duruşmasında tutuksuz yargılanan sanık avukat bizzat yer almazken, duruşma salonunda kendisini temsil eden müdafi avukatı hazır bulundu. Yargılama sürecinin son aşamasında iddia makamının bir önceki celsede açıkladığı esas hakkındaki mütalaaya yönelik son savunmalar zapta geçirildi.
Savunma Makamı Mesleki Faaliyet Vurgusu Yaptı
Duruşmada söz alan sanık müdafisi, müvekkilinin dile getirdiği itirazların doğrudan avukatlık mesleğinin icrası ve anayasal savunma hakkı sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme heyetine sunulan nihai savunmada şu ifadelere yer verildi:
"Müvekkilimin beyan ve talepleri, doğrudan savunma görevini yerine getirmesi kapsamında değerlendirilmelidir. Yüklenen suçların maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır, bu nedenle beraatini talep ediyoruz."
Yapılan müzakerenin ardından hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, isnat edilen "görevi kötüye kullanma" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlarının kanuni unsurlarının somut olayda gerçekleşmediğine kanaat getirerek Demirdiş hakkında her iki isnat yönünden de beraat kararı tesis etti.

Uyuşturucu Dosyasındaki Laiklik İtirazının Geçmişi
Hukuki sürecin arka planında, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen kapsamlı iddianamedeki tespitler yer aldı. İddianamede, avukat Alperen Demirdiş'in, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14 Mayıs 2024 tarihinde celsesi açılan bir uyuşturucu ticareti dosyasında tutuklu sanığın vekilliğini üstlendiği aktarıldı.
Demirdiş'in, söz konusu celse sırasında mahkeme heyeti başkanı ile üye kadın hakimin başörtüsü takarak görev yapmasının laiklik ilkesiyle bağdaşmadığını öne sürdüğü ve bu gerekçeyle resmi olarak 'reddihakim' talebinde bulunduğu dosya kayıtlarına geçti. Hazırlanan iddianamede, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince başörtüsü kullanımının hakimin davaya bakamayacağı haller ile hakimin reddi gerekçeleri arasında sayılamayacağı vurgulanmıştı. Savcılık, eylemin yasal sınırları aştığı teziyle sanığın iki ayrı suçtan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti; ancak yerel mahkeme isnatların suç teşkil etmediği kanaatiyle dosyayı beraatle sonuçlandırdı.