Market alışverişlerinde tüketicilerin ürün seçme biçimini değiştirebilecek yeni bir dönem başlıyor. Ambalajlı gıdaların ön yüzünde yer alacak A, B, C, D ve E harflerinden oluşan beslenme skoru, ürünlerin besin profili hakkında daha hızlı bilgi vermeyi amaçlıyor.
Uygulamayla birlikte tüketicilerin bir ürünün beslenme açısından genel durumunu yalnızca ambalaj üzerindeki uzun besin tablolarını inceleyerek anlamaya çalışması yerine, harf sistemi üzerinden daha kolay karşılaştırma yapabilmesi hedefleniyor. Yeni sistemin hangi kriterlere göre çalışacağı ve gıda üreticileri açısından denetim sürecinin nasıl yürütüleceği de belirginleşiyor.
Gıda paketlerinde A'dan E'ye yeni dönem
Yeni uygulamanın merkezinde Beslenme Skoru bulunuyor. Sistemde ürünler A, B, C, D ve E harfleriyle sınıflandırılacak. Bu sınıflandırmanın amacı, ambalajlı bir gıdanın besin profilini tüketicinin daha kolay anlayabileceği bir formatta sunmak.
Kaynak haberde yer alan bilgilere göre en olumlu beslenme profiline sahip ürünler yeşil renkli A harfiyle gösterilirken, besin profili daha zayıf kabul edilen ürünler kırmızı renkli E harfiyle ifade edilecek. Böylece iki farklı ürün arasında seçim yapan tüketicinin, beslenme açısından genel bir karşılaştırmayı ambalajın ön yüzündeki işaretten yapabilmesi sağlanacak.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Gıda etiketindeki harfin tek başına ürünün bütün özelliklerini anlatan bir bilgi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın tüketici bilgilendirmelerinde de gıda etiketlerinin ürünün içeriği, besin öğeleri ve enerji gibi birçok konuda ayrıntılı bilgi sunduğu belirtiliyor.

Beslenme skoru hangi kriterlere göre hesaplanacak?
Beslenme Skoru'nun hesaplanmasında ürünlerin 100 gram veya 100 mililitresindeki değerleri esas alınacak. Değerlendirme sırasında bazı besin unsurları puanı aşağı çekerken, bazıları daha yüksek bir skor elde edilmesine katkı sağlayacak.
Sistemde olumsuz değerlendirmeye konu olan başlıca unsurlar arasında şeker, tuz, doymuş yağ ve yüksek enerji bulunuyor. Buna karşılık lif ve protein miktarı ile meyve ve sebze oranı ürünün skorunu olumlu yönde etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Bu yaklaşım sayesinde tüketici, ürünün yalnızca tek bir besin öğesine bakmak yerine daha geniş bir beslenme profili üzerinden değerlendirme yapabilecek. Örneğin yüksek şeker içeren bir ürün ile daha dengeli bir besin profiline sahip ürün arasındaki fark, sistemde farklı harflerle gösterilebilecek.
Sistemin amacı tüketiciye doğrudan "bu ürünü tüketin" veya "bu ürünü tüketmeyin" şeklinde bir yönlendirme yapmak değil; alışveriş sırasında ürünleri daha kolay karşılaştırmaya yardımcı olacak standartlaştırılmış bir bilgi sunmak olarak öne çıkıyor.
Katkı maddeleri ve NBŞ puanı değiştirebilecek
Yeni sistemde yalnızca ürünün besin değerleri dikkate alınmayacak. İçindekiler listesi de değerlendirme sürecinin bir parçası olacak.
Kaynak haberde aktarılan bilgilere göre tatlandırıcılar, renklendiriciler ve nişasta bazlı şekerler (NBŞ) puanlama üzerinde etkili olacak. Özellikle glikoz veya fruktoz şurubu bulunan ürünlere olumsuz yönde ek puan uygulanacağı belirtiliyor.
Bunun yanında belirli gıda boyalarını içeren ürünlerde sınıfın otomatik olarak bir basamak aşağı çekilebilmesi öngörülüyor. Bu nedenle aynı besin değerlerine sahip iki ürünün, içindekiler listelerindeki farklılıklar nedeniyle aynı harfle sınıflandırılmaması mümkün olabilecek.
Bu durum, tüketicilerin alışveriş sırasında yalnızca ambalajın ön yüzündeki harfe değil, ürünün içindekiler bölümüne ve beslenme bildirimine de bakmasının önemini ortaya koyuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı da gıda etiketlerinde bilgilerin doğru, açık, kolay görülebilir ve tüketiciyi yanıltmayacak biçimde sunulmasının mevzuat kapsamında zorunlu olduğunu belirtiyor.

Denetim Tarım ve Orman Bakanlığı'nda olacak
Yeni sistemde farklı kurumların görevleri de birbirinden ayrılıyor. Beslenme Skoru için gerekli dijital altyapının Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulduğu, ambalajlarda kullanılacak etiketlerin doğruluğuna ilişkin denetimin ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirileceği bildiriliyor.
Gıda güvenilirliği ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi açısından etiketleme önemli bir alan oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın gıda bilgilendirme sayfası üzerinden de gıda etiketleri ve tüketici bilgilendirmelerine ilişkin resmi bilgilere ulaşılabiliyor.
Bakanlığın mevcut düzenlemelerinde de ambalajlı gıdaların etiketlerinde ürünün adı, bileşenler listesi, alerjen bilgiler ve belirli bileşenlerin miktarı gibi çeşitli bilgilerin bulunması gerekiyor.
Ayrıca 2026 yılında yayımlanan yeni düzenlemelerle gıda etiketleri ve parti/lot bilgilerinin kullanımına ilişkin kurallar da güncellenmiş durumda. Türk Gıda Kodeksi kapsamında yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ, piyasaya arz edilen gıdalarda partinin tanımlanmasını sağlayan işaret, numara, harf veya sembollere ilişkin esasları düzenliyor.
Üreticiler için geçiş süreci uygulanacak
Beslenme Skoru sisteminin hayata geçirilmesiyle birlikte gıda üreticilerinin de ambalajlarını yeni uygulamaya uyarlaması gerekecek. Kaynak haberde, üreticilere ambalaj değişikliklerini gerçekleştirebilmeleri için bir geçiş süresi tanınacağı belirtiliyor.
Bununla birlikte zorunlu uygulamanın kesin başlangıç tarihinin ayrıca açıklanacağı aktarılıyor. Dolayısıyla tüketicilerin market raflarında A'dan E'ye kadar uzanan yeni sınıflandırmayı ne zaman ve hangi kapsamda görmeye başlayacağı, uygulamanın resmi takviminin netleşmesiyle daha açık hale gelecek.
Öte yandan mevcut gıda etiketleme mevzuatında yapılan son değişiklikler açısından da işletmelerin belirli bir uyum süreci bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024 yılında yapılan düzenlemeler doğrultusunda mevzuata uygun olmayan etiketlerin 31 Aralık 2026'dan sonra piyasada bulunamayacağını duyurmuştu.
Yeni harf sistemiyle birlikte tüketicilerin market alışverişlerinde ürünlerin beslenme profiline ilişkin daha hızlı bilgi edinmesi amaçlanıyor. Ancak A veya B gibi daha olumlu bir harf alan ürünün sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmediği; ürünün porsiyonu, tüketim sıklığı, kişinin beslenme ihtiyaçları ve toplam beslenme düzeninin de değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı.
Bu nedenle yeni sistem, tüketici açısından hızlı karşılaştırma sağlayan ek bir bilgi aracı olarak değerlendirilebilir. Ürün seçerken harf skorunun yanı sıra enerji ve besin değerleri tablosunun, içindekiler listesinin ve alerjen bilgilerinin birlikte incelenmesi daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olacaktır.