Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
18°
sivas360 Gündem Denizolgun Dosyasında Yeni Belge: 155 İhbarı Ortaya Çıktı

Denizolgun Dosyasında Yeni Belge: 155 İhbarı Ortaya Çıktı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin sürdürülen soruşturmada dikkat çeken yeni bir belgeye ulaşıldı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin sürdürülen soruşturmada dikkat çeken yeni bir belgeye ulaşıldı.

MUHABİR: Haber Merkezi
KAYNAK: haberler
Denizolgun Dosyasında Yeni Belge: 155 İhbarı Ortaya Çıktı

Denizolgun soruşturmasında yeni belge ortaya çıktı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma dosyasına, doktor Nurettin Demirkol’un olaydan yaklaşık 10 yıl önce 155 Polis İmdat hattına yaptığı ihbarın çözüm tutanağı ile savcılıkta verdiği tanık ifadesinin dahil olduğu öğrenildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen soruşturma, Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz’da gerçekleşen ölümüne ilişkin iddialar üzerine devam ediyor. Soruşturmanın son aşamasında ortaya çıkan belgeler, olay gecesinde yapılan ihbarın içeriği ile doktor Demirkol’un yıllar sonra verdiği ifade arasında dikkat çeken farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu.

155 ihbarında “şüpheli ani ölüm” ifadesi

Soruşturma kapsamında ulaşılan çözüm tutanağına göre Nurettin Demirkol, yaklaşık 10 yıl önce saat 00.29’da 155 Polis İmdat hattını aradı. Telefon görüşmesinin başında kendisini “doktor Nurettin Demirkol” olarak tanıtan Demirkol, aile hekimi olduğu bir hastasının ani şekilde hayatını kaybettiğini bildirdi.

Tutanakta yer alan kayıtlara göre Demirkol, hastasının ölümünün ardından hükümet tabibinin olay yerini görmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca ölüm nedeninin kesin olarak belli olmayabileceğini belirterek hakim veya savcının da durumu değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Telefon görüşmesi sırasında operatör tarafından adres bilgisi istenmesi üzerine Demirkol, açık adresi bilmediğini belirtti. Bunun üzerine olayın jandarma sorumluluk bölgesinde bulunabileceği değerlendirilerek kendisine 156 hattını araması gerektiği söylendi ve ilk görüşme sona erdi.

Ancak tutanağa göre Demirkol, birkaç dakika sonra yeniden 155’i aradı. Doktor, ikinci görüşmede daha önce arama yaptığını belirterek vefat eden kişiyle ilgili yardım istedi. Jandarmayla görüştüğünü ancak bölgenin polis sorumluluk alanında olduğunun kendisine bildirildiğini aktaran Demirkol, yeniden 155 operatöründen yardım talep etti.

Bu görüşmenin en dikkat çekici bölümü ise operatörün “Burada şüpheli ölüm konusu mu var?” şeklindeki sorusu oldu. Tutanakta, Demirkol’un bu soruya “Şüpheli, beklenmedik ani bir ölüm” şeklinde yanıt verdiği kaydedildi.

Savcılık ifadesiyle eski ihbar arasında dikkat çeken fark

Soruşturma dosyasına giren bir diğer belge ise Nurettin Demirkol’un 26 Ağustos’ta savcılıkta tanık sıfatıyla verdiği ifade oldu. Demirkol, ifadesinde Arif Ahmet Denizolgun’un özel doktoru olmadığını söyledi.

Doktor, Denizolgun’u Hisar Hastanesi’ne geldiği dönemlerde birkaç kez muayene ettiğini, olay günü dışında çiftliğe hiç gitmediğini ifade etti. Olaydan nasıl haberdar olduğu sorulduğunda ise aradan uzun zaman geçtiği için kendisini kimin aradığını hatırlamadığını belirtti.

Demirkol, olayın gerçekleştiği gün hava karardıktan sonra veya gece saatlerinde kendisinin arandığını düşündüğünü, ancak görüşmede neler söylendiğini tam olarak hatırlamadığını kaydetti. Çiftliğe tek başına gittiğini ifade eden doktor, kendisine muhtemelen konum gönderildiğini ancak konumun kim tarafından ve nasıl iletildiğini hatırlayamadığını söyledi.

Olay yerine ulaştığında yalnızca kişinin hayatını kaybettiğini ifade ettiğini belirten Demirkol, “şüpheli” şeklinde herhangi bir değerlendirme yapmadığını savundu. Sağlık ekibi ile polis ekiplerini kimin ve saat kaçta aradığını da bilmediğini söyledi.

Demirkol ayrıca olay sırasında uykusuz ve yorgun olduğunu, tutanakta kendisinin Denizolgun’un özel doktoru olarak belirtilmesinin nedenini bilmediğini dile getirdi. Böylece yaklaşık 10 yıl önce 155 hattına yansıyan ifadeler ile 26 Ağustos’ta savcılıkta verdiği beyan arasında soruşturma açısından incelenen farklılıklar ortaya çıktı.

Denizolgun’un mezarı yeniden açılmıştı

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın son döneminde önemli adımlardan biri de mezarın açılması oldu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18 Ağustos’ta yapılan açıklamada, Eylül 2016’da hayatını kaybeden Denizolgun’un ölümünün ve daha önce gerçekleştirilen otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayetlerin bulunduğu bildirilmişti.

Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda gerçek ölüm nedeninin belirlenebilmesi amacıyla yeniden inceleme yapılmasına karar verildiği belirtildi.

Bu kararın ardından başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos’ta Denizolgun’un mezarına gitti. Görevliler tarafından açılan mezardan cesede ait örnekler alınarak incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna götürüldü. İşlemlerin tamamlanmasının ardından mezardan alınan örneklerle ilgili süreç başlatılırken, cenaze 20 Ağustos’ta yeniden kabre konuldu.

Otopsi dosyasında “şüpheli ölüm” tespiti

Soruşturmayla ilgili 26 Ağustos’ta yapılan açıklamada ise Denizolgun’un otopsisinde “şüpheli ölüm” tespitinin yapıldığı bildirildi. Açıklamada, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan yürütülen soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.

Mezarın açılmasının ardından yapılan ön incelemede elde edilen bilgi ve belgeler, ayrıntılı rapor hazırlanması amacıyla Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren doktor Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçundan ayrı bir soruşturma başlatıldığı ve Demirkol’un bu kapsamda gözaltına alındığı bildirildi.

Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, 10 yıl önce 155 hattına yapılan ihbarın içeriği, doktorun savcılıkta verdiği son ifade, mezardan alınan örnekler ve Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanacak raporun birlikte değerlendirilmesi bekleniyor. Mevcut belgeler, soruşturma makamlarının Denizolgun’un ölümünün gerçekleştiği döneme ilişkin bilgi ve kayıtları yeniden ele aldığını gösteriyor.

Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma devam ederken, dosyaya giren yeni belgeler olay gecesinde yapılan ihbarın niteliği ve yıllar sonra verilen ifadeler arasındaki farklılıkların soruşturma açısından incelendiğini ortaya koyuyor. Nihai değerlendirme ise yürütülen adli işlemler ve hazırlanacak raporların tamamlanmasının ardından ortaya çıkacak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız