Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
6°

Filo Jet Faciasında Kaybolan Asel İçin Yürek Yakan Arama Çağrısı

Girne açıklarındaki Filo Jet gemi faciasında eşini yitiren Salim Hilaloğlu, 66 gündür kayıp olan 3 yaşındaki kızı Asel için arama çalışmalarının sürmesini istedi.

Filo Jet Faciasında Kaybolan Asel İçin Yürek Yakan Arama Çağrısı

Akdeniz'deki Gemi Faciası Sonrası 66 Günlük Arayış

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti açıklarında 30 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelen ve 28 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Filo Jet kazasının üzerinden 66 gün geçti. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden tatil amacıyla adaya giden Hilaloğlu ailesinin dönüş yolculuğu büyük bir trajediyle son buldu. Kazada 36 yaşındaki anne Nurcan Hilaloğlu hayatını kaybederken, 3 yaşındaki kızları Anni Asel denizde kayboldu. Ailenin 6 yaşındaki oğlu Miran Asaf ise babasının çabasıyla yaralı kurtarıldı. Mersin'de diğer kazazede yakınlarıyla birlikte kamuoyuna açıklamalarda bulunan 37 yaşındaki baba Salim Hilaloğlu, kızının akıbetinin aydınlatılması ve arama faaliyetlerinin yeniden başlatılması yönündeki talebini dile getirdi.

"Kıbrıs gemi faciasında eşim, kızımı kaybettim ve oğlum ağır yaralı olarak kurtarıldı. Şahsen kendim kurtardım onu geminin içinden. Öncelikle şunu anlatmak istiyorum. Biz çok güzel bir aileydik. Ben, eşim, çocuklarım, gerçekten çok huzurlu ve çok mutlu bir yaşantımız vardı. Eşimle sık sık Kıbrıs'a ziyarete gelirdik, tatil için giderdik. Eşimin ailesi Kıbrıs'ta. Yine bir tatile geldik ve maalesef dönüşümüz cehenneme dönüştü. Gemi battı. Geminin içinde hayallerim battı. Eşim gitti, kızım gitti. Oğlum yaralandı. Oğlumu ben kurtardım."

Sular Altında Kalan Koridorda Verilen Hayat Mücadelesi

Olay anında yaşananları aktaran Salim Hilaloğlu, geminin hızla yan yatması neticesinde koridor bölgesinde mahsur kaldıklarını ve su seviyesinin dakikalar içinde yükseldiğini ifade etti. Güverteden tahliye imkanının kalmadığı anlarda iki çocuğunu hayatta tutabilmek adına son ana kadar fiziksel mücadele verdiğini belirten acılı baba, oğlu Miran Asaf'ı sıkıştığı alandan ağır yaralı vaziyette çekip çıkarabildiğini kaydetti.

"Aynı şekilde gemi battığında, yan yattığında koridordaydık. Salondan çıkmıştık ve gemi yan yattığında koridorun içine düştük. Tam bir cehennem çukuru gibi bir yerde, hiçbir şekilde çıkamıyorduk ve sular gelmeye başladı. Sular geldikçe ben çocukları nefes alabilsin diye hep yukarıda tutmaya çalıştım. Kollarımdaydı çocuklarım. Son ana kadar mücadelemi verdim. Bu mücadelenin sonunda gücüm oğluma yetebildi. Oğlumu çıkardım. Çıkarırken de ayağa sıkıştı. Gemi parçalanıyordu çünkü. Kötü bir yara aldı orada. Bu şekilde oğlumu kurtarma sürecim oldu. Sonrasında tekrar eşim ve kızım için geri döndüğümde onlar yoktu. Onları bulamadım. Göremedim, yoktular yani. Çünkü geminin içi su dolmuştu ve her yerde bavullar vardı. O kadar çok bavul vardı ki."

Arama Kurtarma Çalışmalarının Sona Ermesine Tepki

Enkaz alanına Türkiye'den intikal eden özel donanımlı arama kurtarma gemisinin deniz tabanından 13 kişinin cansız bedenini çıkardığını hatırlatan Hilaloğlu, küçük Asel'e ulaşılamadan çalışmaların sonlandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Arama alanının genişletilerek batık çevresinin yeniden taranması gerektiğini vurgulayan baba, yetkili makamlardan gelen açıklamaların umut kırıcı nitelikte olduğunu savundu.

"Bugün 66. gün. Tam 66 gündür kızım kayıp, yok. Derin su diye bir kurtarma gemisi geldi Türkiye'den ve 13 tane naaşı denizin dibinden çıkardılar ve bana kızımın orada olmadığını, denizin dibinde olmadığını söylediler. Yani bu arama daha uzun sürebilirdi. Yani belki gözden kaçırıldı, belki görülmedi. Küçücük bir kız çocuğu sonuçta."

"Yalvardım, yakardım. İnan yani oradaki yetkililerin hepsinin ayaklarını öpecektim. O kadar üzgün ve çaresiz bir babayım yani. Benim kızımı bulamadılar ve üstüne daha dün Kıbrıs Ulaştırma Bakanı bir açıklama yapıyor. Bulunamayacağını dile getiriyor. Bu ne demek? Nasıl bulunması mümkün değil? Bir babanın umutlarını yerle bir etmek midir insanlık? Arama devam etsin, ne olur devam etsin? Yani kızımı bana versinler çünkü ben onsuz yapamıyorum. Kızımı çok özlüyorum."

Eşinin Yanındaki Açık Mezar İçin Yetkililere Çağrı

Hayatını kaybeden eşi Nurcan Hilaloğlu'nu memleketinde toprağa veren baba, kızı Asel için de annesinin hemen yanı başında bir kabir yeri hazırlattığını aktardı. Mezarın iki ayı aşkın süredir boş kalmasının acısını derinleştirdiğini vurgulayan Hilaloğlu, KKTC'deki adli sürecin yavaş ilerlediğini öne sürerek yargılamanın Türkiye adli makamları nezdinde de yürütülmesini talep etti.

"Annesini gömdüm. Şu an açık mezarı annesinin yanı başında duruyor. Her gün o açık mezara bakıp utanıyorum kendimden. Eşimin mezarına gidiyorum. İnanın ağlayamıyorum bile. Çünkü eşim acaba bana kızımı niye getirmedin diye şikayet ediyor mudur bana? Bana kızıyor mudur diye utanıyorum. Allah rızası için beni bu acıdan kurtarın."

"Yani kızım için yapılacak ne varsa yapın. Gerekirse bir daha gitsinler, bir daha tarasınlar oraları. O geminin, batık geminin olduğu yerleri. Göz göre göre benim kızımı aramayacaklar mı? Yani bırakacaklar mı bu şekilde? Hangi vicdan bunu kabul eder? Size söylüyorum, hangi vicdan bunu kabul eder? Şu an tüm Türkiye 3 yaşındaki Asel'in bulunmasını istiyor. Herkes, herkes sesini duyurmaya çalışıyor. Kendi kızı gibi, kendi evladı gibi."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız