Trump'tan İsrail Yardımları ve Dış Politikaya Dair Net Mesajlar
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ara seçim sürecinde televizyon ekranlarına konuk olarak Washington yönetiminin ekonomik adımları, askeri hamleleri ve müttefiklik dengelerine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Gündeme damga vuran en kritik başlık ise Washington’ın Tel Aviv yönetimine sağladığı yıllık finansal ve askeri desteğin geleceği oldu.
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bu hususta daha önce mutabakata vardıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İsrail’e 4 milyar dolar veriyorduk, halen veriyoruz. Ama yıl sonunda bu yardım kesilecek. Çünkü buna ihtiyaçları yok. Aylar önce bu ödemeleri durdurma konusunda anlaştık. Onlar da bunu kabul ediyor. Çünkü artık çok başarılı bir ülke durumuna geldiler ve buna ihtiyaçları yok. Artık İsrail'e ödeme yapmayacağız. Bu gereksiz bir harcama. Elbette ihtiyaç duyarlarsa İsrail'e yardım ederiz."
Sunucunun yardımların silah sevkiyatını kapsayıp kapsamadığına ilişkin sorusu üzerine Trump, tanımın nakit veya askeri teçhizat olmasının sonucu değiştirmediğini vurguladı:
"Nasıl tanımlamak isterseniz öyle tanımlayın. Askeri yardım diyebilirsiniz, nakit diyebilirsiniz. İsrail’e toplam 4 milyar dolar değerinde malzeme ve para veriyoruz. Buna ihtiyaçları yok. Kendisi, 'Bence yardım almamamız daha uygun olur' dedi. İsrail bizim bir numaralı müttefikimiz ancak artık bu kaynağa gereksinim duymuyorlar."
İsrail kamuoyunda şahsına yönelik çok güçlü bir teveccüh bulunduğunu savunan Trump, ülkenin savunma teçhizatı tedarikini sürdürebileceğini ekledi:
"ABD'de insanlar benden sıkılırsa İsrail'e taşınıp başbakan olurum. Yüzde 99 destek oranım var. Bizden istedikleri her şeyi satın alabilirler. Dünyanın en iyi silahlarını biz üretiyoruz."
Hürmüz Boğazı Kontrolü ve İran'a Yönelik Askeri Hamleler
Bölgedeki deniz ticaret hatları ve Basra Körfezi güvenliğine değinen Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolün tamamen ABD donanmasında olduğunu belirtti. İran'ın askeri altyapısına vurulan darbelerin caydırıcılığı artırdığını savunan Trump, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hürmüz'deki ticaret üzerinde tam kontrol sahibiz. Kimse bunun mümkün olduğunu düşünmüyordu. İran’ın bize fırlattığı bütün füzeler okyanusun dibini boyladı. Artık donanmaları yok; 159 gemileri vardı, hepsi yok edildi. 288 uçakları vardı, pistlerin üzerinde küçücük parçalara ayrıldılar. Hava savunmaları kalmadı. Dün gece bir hava savunma tesisini daha tamamlanır tamamlanmaz vurduk. Nükleer kapasitelerini gözetim altında tutuyoruz."
Bölgedeki çatışma riskine de değinen Trump, kapsamlı bir yıkımdan kaçınmayı yeğlediklerini ifade etti:
"İran’da çok sayıda insanı öldürmek istemiyorum ama gerekirse bunu yapmak zorunda kalacağız. Yine de bunu yapmak istemiyorum. Rusya ile Ukrayna arasındaki gibi sürekli bir savaş içinde değiliz; durumu tamamen istediğimiz noktaya getirdik."

Venezuela Operasyonu ve Savunma Sanayiindeki Yeni Yatırımlar
Latin Amerika ve küresel lojistik operasyonlarına dair çarpıcı detaylar paylaşan ABD Başkanı, Venezuela'daki askeri sürece atıfta bulunarak Amerikan teknolojisinin sahadaki üstünlüğünü dile getirdi:
"Venezuela güçlü bir orduya sahipti ve Çin yapımı teçhizatla doluydu. Orayı 48 dakikada ele geçirdik. Teçhizatları çalışmadı. İçeri girdik; buna 'sessiz ve şiddetli' diyorlar. Karşımızdakiler profesyoneldi ama yapabilecekleri hiçbir şey yoktu. Ganimet galibin hakkıdır; petrol gelirleriyle operasyon maliyetlerini katbekat çıkaracağız."
Savunma sanayisi üretim tesislerinin stratejik olarak dağıtıldığını açıklayan Trump, şu bilgileri verdi:
"Tomahawk ve Patriot üretimi için 18 ayrı fabrika inşa ediliyor. Olası bir savaş durumunda riskleri dağıtmak adına tek merkezde toplanmıyoruz. Bir yıl içinde çok ciddi sayıda Patriot envanterimize girecek. Stoklarımız mühimmat açısından tam kapasite çalışıyor."
Küresel Ticaret, Enerji ve Yaklaşan Sandık Sonuçları
Gümrük tarifelerinin yerli üretimi canlandırdığını ve otomotiv sektöründe büyük yatırımların başladığını savunan Trump; Kanada ile gübre ve enerji tedarikini kapsayan yeni bir anlaşmanın yolda olduğunu, Avrupa ile ilişkilerin sürdüğünü ve ara seçim gecesini Beyaz Saray'dan takip edeceğini sözlerine ekledi.
