Kolombiya hükümetinin diplomatik temsilciliğini Tel Aviv'den işgal altındaki Kudüs'e taşıma kararı, Orta Doğu diplomasisinde ve İslam aleminde geniş yankı uyandırdı. Bölgesel barış zeminini sarsan bu tek taraflı hamle; Kahire, Amman, Riyad ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) başta olmak üzere pek çok diplomatik merkez tarafından uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirildi. Taraflar, atılan bu adımın yok hükmünde olduğunu ve hiçbir meşru zemin taşımadığını duyurdu.
Kahire ve Amman Yönetimlerinden Net Restleşme Mesajı
Mısır Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonun Kudüs'e nakledilmesini bölgedeki kırılgan dengeyi tehdit eden bir oldubitti girişimi şeklinde değerlendirdi. Yapılan resmi açıklamada iki devletli çözüm vizyonuna bağlı kalınması gerektiği hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Şehrin yasal ve tarihi statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tek taraflı adımların hükümsüz olduğu ve hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı açıktır. İşgal altındaki Kudüs’ün yasal ve tarihi statüsünü etkileyen bu oldubitti girişimi, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamaktadır."
Ürdün Dışişleri Bakanlığı da benzer bir diplomatik dille tepkisini ortaya koydu. Amman yönetimi, kentin kutsal ve hukuki dokusuna yönelik müdahalelerin geçersizliğine dikkat çekerek barışın tek anahtarının 4 Haziran 1967 sınırları olduğunu bildirdi:
"Kudüs’ün statüsünü veya hukuki konumunu değiştirmeyi amaçlayan her türlü adım hükümsüz, gayrimeşru ve hiçbir hukuki sonuç doğurmayan niteliktedir."

Suudi Arabistan ve İİT'den Uluslararası Topluma Çağrı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, büyükelçilik açılışının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarıyla doğrudan çeliştiğini belirtti. Riyad, küresel güçlerin İsrail'in güç dayatmasına dayalı fiili durum yaratma girişimlerine karşı harekete geçmesi gerektiğini ilan etti.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ismail Ould Cheikh Ahmed ise kararın geri çekilmesi gerektiğini vurguladı. Yapılan değerlendirmede, 1980 tarihli ve 478 sayılı BMGK kararına atıfta bulunularak şu uyarı kayda geçirildi:
"Söz konusu adım uluslararası hukuku çiğnemekte ve İsrail işgalinin kalıcı hale gelmesine zemin hazırlamaktadır. Kudüs, hem İslam hem de Hristiyan dünyası açısından hayati bir mirastır. Bu adım, Kolombiya’nın İslam ülkeleriyle olan diplomatik ilişkilerinde onarılması güç sonuçlar doğuracaktır."
Filistin Dışişleri Bakanlığı da açılışın Filistin halkının meşru ve egemen haklarını hiçe saydığını belirterek kararı bütünüyle reddettiğini duyurdu.
Bogota Hattında Dış Politika Ekseni Nasıl Değişti?
Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da yaşanan bu radikal rota değişimi, yönetim değişikliğinin ardından ivme kazandı. Solcu eski Devlet Başkanı Gustavo Petro, Gazze Şeridi'nde yaşanan can kayıpları ve ağır yıkım nedeniyle 2024 yılında İsrail ile tüm diplomatik münasebetleri sonlandırmıştı. Ancak yönetime gelen muhafazakar Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella, Tel Aviv ile ilişkileri normalleştirme sürecine girerek büyükelçiliği tartışmalı bölgeye nakletti.
Uluslararası konsensüs gereğince ülkelerin kahir ekseriyeti diplomatik temsilciliklerini Tel Aviv'de muhafaza etmeyi sürdürüyor. Buna karşın ABD'nin öncülük ettiği eğilime uyarak misyonunu Kudüs'e taşıyan sınırlı sayıdaki ülke arasında Guatemala, Honduras, Kosova, Papua Yeni Gine, Paraguay, Fiji, Nauru ve tanınmayan Somaliland yönetimi bulunuyor. Kolombiya'nın bu listeye eklemlenmesi, bölgedeki kalıcı barış arayışlarını daha da karmaşık bir boyuta taşıyor.