Orta Doğu coğrafyasında cereyan eden jeopolitik krizler ve yükselen tansiyon, bölgedeki askeri kabiliyetleri bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli yayın organı Sky News Arabia, hazırladığı kapsamlı askeri raporda Türkiye ve İsrail ordularını tüm boyutlarıyla mercek altına aldı. Yapılan değerlendirmede, Türkiye ve İsrail askeri gücü kıyaslanırken Ankara’nın demografik yapı, yerli savunma sanayisi ve donanma kabiliyeti bakımından konvansiyonel sahada belirgin bir avantaja sahip olduğu vurgulandı.
Yayınlanan analizde iki ülkenin askeri doktrinleri şu ifadelerle özetlendi:
"Türkiye, insan gücü yoğunluğu, stratejik derinlik ve hızla büyüyen yerli savunma sanayisine dayanan, NATO içinde büyük bir konvansiyonel güç durumunda. İsrail ise ABD'nin sonsuz desteğiyle, hava üstünlüğüne ve istihbaratta niteliksel avantaja yaslanan bir orduya sahip."
Personel Sayısı ve Demografik Üstünlük: TSK’nın Askeri Gücü
İki ülkenin doğrudan bir kara sınırının bulunmaması sebebiyle olası bir askeri karşılaşmanın temel eksenini hava, deniz ve hava savunma unsurlarının oluşturacağı ifade ediliyor. Küresel askeri güç sıralamasında 8’inci basamakta yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri, insan kaynağı kapasitesinde açık ara önde bulunuyor. Türk ordusu bünyesinde yaklaşık 480 bin muvazzaf asker ve 380 bini aşkın yedek personel görev almaya hazır bekliyor. Dünya genelinde 15’inci sırada konumlanan İsrail ise 170 bin civarında aktif askerine karşılık sürekli muharebe hazırlığı bulunan 450 bin kişilik yedek güce dayanıyor.
Hava Kuvvetleri Filoları ve Geliştirilen Milli Teknolojiler
Gökyüzündeki dengeye bakıldığında Türk Hava Kuvvetleri, kapsamlı modernizasyon programlarından geçen ve ABD tedarikli paketlerle güçlendirilen dev bir F-16 filosunu sevk ve idare ediyor. Ankara bir yandan F-35 projesine ilişkin girişimlerini sürdürürken, diğer yandan 5. nesil milli muharip uçak KAAN projesini kararlılıkla ilerletiyor. Tel Aviv cephesinde ise teknolojik nitelik ön planda tutuluyor. İsrail ordusu; envanterindeki 5. nesil F-35 Adir savaş uçaklarının yanı sıra modernize edilmiş F-15 ve F-16 filolarıyla operasyonel hava hakimiyetini korumaya çalışıyor.
Küresel İHA Arenasında Türkiye Faktörü ve Hava Savunma Ağı
İnsansız hava araçları alanında Türkiye’nin ulaştığı nokta, yayında küresel bir güç olarak nitelendirildi. Raporda konuyla ilgili şu değerlendirmelere yer verildi:
"İHA'lar cephesinde ise Türkiye, Bayraktar TB2, TB3 ve ayrıca Kızılelma insansız savaş uçağıyla bu alanda bir süper güç sayılıyor. Bu sistemler sahada denenmiş, çok büyük adetlerde üretilerek yıpratma amaçlı kullanılmak üzere tasarlanmış durumda."
İsrail tarafında ise Heron ve Hermes 900 gibi gelişmiş elektro-optik donanıma ve ağ merkezli harp yeteneğine sahip İHA platformları öne çıkıyor. Hava savunma alanında Türkiye, Rus menşeli S-400 bataryalarının yanı sıra yerli üretim Hisar ve Siper sistemlerini konuşlandırırken; İsrail, çok katmanlı entegre hava savunma kalkanıyla karşılık veriyor.

Denizlerdeki Ezici Hakimiyet ve Kara Birliklerinin Tank Filosu
Akdeniz havzasındaki deniz üstünlüğü analizinde Türk Deniz Kuvvetleri’nin tartışılamaz bir operasyonel ağırlığa sahip olduğu kaydedildi. Yayında donanma dengesi şu sözlerle açıklandı:
"Deniz tarafında Türkiye, Akdeniz'de, 16'dan fazla fırkateyni, 9 korveti, 12 denizaltısı ve TCG Anadolu SİHA gemisinden oluşan devasa filosuyla ezici bir üstünlüğe sahip. Bu güç, Türkiye'ye deniz ablukası uygulama kabiliyeti kazandırıyor."
Buna karşın İsrail donanmasının Sa'ar 5 ve Sa'ar 6 korvetleri ile Alman yapımı Dolphin sınıfı denizaltılardan oluşan daha dar kapsamlı, sahil ve doğal gaz sahalarını savunma maksatlı bir yapıya sahip olduğu aktarıldı. Karadaki unsurlarda ise Türkiye; modernize edilmiş M60’lar, Alman menşeli Leopard’lar ve yeni nesil Altay tankıyla birlikte toplamda 2 bin 284 tanklık muazzam bir zırhlı gücü yönetiyor. İsrail ise reaktif zırh ve Trophy aktif koruma sistemleriyle donatılmış Merkava 4 ve Merkava 5 tanklarına güveniyor.