Sivas Divriği Madencileri 120. Gün Direnişinde Ankara’da Seslendi: “İşimizi Geri İstiyoruz!”
Madenciler, 24 Mart günü Ankara’da OYAK Genel Müdürlüğü önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eyleme DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK yönetimi ve bağlı sendikaların yöneticileri, KESK Ankara Şubeler Platformu, SES ve BES yöneticileri, Alevi Bektaşi Federasyonu, Divriği Kültür Derneği üye ve yöneticileri, emekten yana siyasi partiler ve UİD-DER katılarak destek verdi. İşçiler, eylem sırasında “Divriği İşçisi Yalnız Değildir”, “Birleşe Birleşe Kazanacağız”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”, “İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız” ve “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganlarını attı.
Basın açıklamasını Dev. Maden-Sen Genel Başkanı Ahmet Remzi Atasoy yaptı. Atasoy, OYAK ERDEMİR’in küçülme gerekçesiyle yeraltı madenini kapattığını ve 270 işçiyi işten çıkardığını, buna karşın şirketin 2024’te 411 milyon dolar, 2025’in 9. ayına kadar ise 250 milyon dolarlık net kâr açıkladığını vurguladı. “Şirket kâr ederken holdingleşti, sıra işçiye gelince maliyet hesabı yapıyor” diyen Atasoy, binlerce ton rezervin hazır beklediği bir dönemde madenin kapatıldığını öğrendiklerini ifade etti. Taleplerinin, kapatılan yeraltı demir madeninin tekrar açılması ve işten atılan 270 işçinin işe iade edilmesi olduğunu belirten Atasoy, talepler karşılanana kadar direnişin süreceğini söyledi.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Divriği’de madenin kapanmasının yalnızca 270 işçinin işini kaybetmesi anlamına gelmediğini, bölgenin ekonomik ve sosyal varlığını tehdit eden bir süreci başlattığını belirtti. Çerkezoğlu, 2000’li yıllarda özelleştirmelerle madenlerde üretimin düşürüldüğünü, fiyatların düşük tutulduğunu ve ardından verimlilik gerekçesiyle işçi sayısının azaltıldığını söyledi. “OYAK’ın demir fiyatlarındaki dalgalanmaları bahane ederek yeraltı üretimini durdurması kabul edilemez” dedi.
Divriği Kültür Derneği’nin dört şube adına yapılan konuşmada, madenin kapatılmasının Divriği’nin kültürüne zarar verdiği ve işçilerin kazanılmış haklarına göz dikildiği vurgulandı. Dernek, madencilerle dayanışma içinde olduklarını ifade etti.
İşten atılan madenci Mehmet Ali Katırcı, direnişin ilk 18 işçisinden biri olduğunu belirterek, direniş çadırı kurarak mücadeleye başladıklarını söyledi. Katırcı, sendikaların, derneklerin ve emekten yana milletvekillerinin desteğiyle mücadeleyi sürdüreceklerini ve direnişi büyüteceklerini ifade etti.
Eylemde konuşan bir madenci eşi ise kışı direniş çadırında geçirdiğini belirterek, şirket yöneticilerine seslendi: “Sen kışın şömine başında otururken ben çadırda -20 derecede titreyerek emeğimi, ekmeğimi istiyorum dedim. Ben senden başka bir şey istemiyorum, hakkımı istiyorum. Sesimi duyurmaya Ankara’ya geldim. Bu ekmek, emek mücadelesidir. Madenci seni zengin ediyor, madenci ol, bak bakalım kaç gün nefes almadan yer altında çalışacaksın.”
Madencilerin direnişi, işçi hakları ve bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıyor ve taleplerinin karşılanması için sürecek gibi görünüyor.