reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
25
sivas360 Sivas Çay Bardağını Sert Koydu Diye Kovulmuştu: Mahkemeden Emsal Karar!

Çay Bardağını Sert Koydu Diye Kovulmuştu: Mahkemeden Emsal Karar!

İş yerinde çay bardağını masaya sert koyduğu için kovulan 10 yıllık işçiye müjde! Mahkemeden emsal işe iade kararı çıktı.
MUHABİR: Recep Karataş

Yargıtay Niteliğinde Emsal Karar: Çay Bardağını Sert Koymak Kovulma Sebebi Sayılmadı!

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

İş dünyasını ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren, iş hukuku açısından adeta ders niteliğinde emsal bir yargı kararına imza atıldı. Yaklaşık 10 yıldır aynı iş yerinde garson olarak mesaisini sürdüren bir çalışan, iddiaya göre servis esnasında çay bardağını masaya sert bir şekilde bıraktığı ve çalışma arkadaşlarıyla sözlü tartışma yaşadığı gerekçe gösterilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldı. Yaşadığı fesih sürecinin tamamen haksız ve hukuksuz olduğunu savunan işçi, soluğu mahkemede alarak feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açtı.

Davaya bakan İlk Derece İş Mahkemesi, işvereni haklı bularak davanın reddine karar verdi. Ancak pes etmeyen işçi, dosyayı istinaf incelemesi yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Dosyayı detaylıca inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, iş dünyasında dengeleri değiştirecek tarihi bir karara imza atarak ilk derece mahkemesinin kararını iptal etti. Kararda, işçinin 10 yıllık kıdemi boyunca sadece iki olaya ilişkin şikâyet kaydının bulunduğu ve işverenin ölçülülük ilkesine aykırı hareket ettiği vurgulandı.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, çay bardağının masaya sert koyulması veya ufak çaplı sözlü tartışmaların tek başına iş akdinin feshi için geçerli bir sebep oluşturamayacağına dikkat çekti. İşçiye yazılı uyarı veya disiplin cezası gibi daha hafif yaptırımlar uygulanmadan doğrudan işten çıkarılmasının, Türk İş Hukuku'nun temel taşlarından biri olan "feshin son çare olması" ilkesine tamamen aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca işverenin elinde yazılı uyarı veya tutanak bulunmadığı, sadece tanık ifadeleriyle yapılan feshin geçersiz olduğu ifade edilerek işçinin işe iadesine karar verildi. Emsal kararın benzer mağduriyetler yaşayan çalışanlar için güçlü bir hukuki dayanak oluşturması bekleniyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...