Yargıtay’dan Milyonları İlgilendiren Emsal Karar: ‘Seni Sevmiyorum’ Demek Boşanmada Kusur Sayıldı!
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aile hukukunda kartları yeniden karacak nitelikte, ezber bozan emsal bir karara imza attı. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle karşılıklı boşanma davası açan bir çiftin dosyasını inceleyen yüksek mahkeme, eşine "Seni sevmiyorum, sevgim bitti" diyen ve başkalarının yanında eşini aşağılayan kadını da hukuken kusurlu buldu. Bu karar, bundan sonraki boşanma davalarında dönüm noktası olacak.
Yerel Mahkeme Erkeği Tam Kusurlu Bulmuştu
Geçimsizlik yaşayan genç çift, evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle karşılıklı olarak Aile Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Yerel mahkeme, evlilik sürecinde eşine fiziki şiddet uyguladığı tespit edilen erkeği "tam kusurlu" ilan etti. Kadının açtığı boşanma davasını kabul eden mahkeme, erkeğin karşı davasını ise reddetti. Ancak davanın peşini bırakmayan koca, kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: "Erkek de Dava Açmakta Haklı"
Dosyayı titizlikle inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, oy birliği ile yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek mahkeme, sadece fiziki şiddetin değil, duygusal şiddet ve aşağılamanın da evlilik birliğini temelinden sarstığına hükmetti. Kararda, kadının davranışlarına yönelik şu çarpıcı ifadelere yer verildi:
"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kadının, başkalarının yanında eşini kastederek ‘Ben çocuk avutuyorum, biz çocuğa bakıyoruz’ demek suretiyle eşini aşağıla
dığı ve ‘Ben eşimi sevmiyorum, sevgim bitti’ ded iği net bir şekilde anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, erkek de boşanma davası açmakta tamamen haklıdır. Öyleyse erkeğin davasının da kabulü gerekirken, reddedilmesi hukuka aykırıdır."
Vatandaşları İkiye Bölen Emsal Karar
Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde büyük yankı uyandıran bu karar, vatandaşlar ve hukukçular arasında farklı yorumlara neden oldu. Bir kısım, sevginin zorla olamayacağını ve bu sözlerin kusur sayılmaması gerektiğini savunurken; hukukçular ise eşi toplum içinde küçük düşürmenin ve manevi bağları koparacak söylemlerde bulunmanın evlilik birliğine doğrudan zarar verdiğini vurguluyor.
Bundan sonraki süreçte, evlilikte eşlerden birinin "sevgim bitti" diyerek ilgisiz kalması veya aşağılayıcı ifadeler kullanması, tazminat ve nafaka oranlarını doğrudan etkileyen bir kusur sayılacak.