Uzmanlar uyardı: "Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi sağlıklı bir şekilde ifade edebilmektir"
Seçkin, öfkenin fizyolojik olarak vücutta adrenalin artışı ile ortaya çıktığını belirterek, “Öfkeyi genellikle korkutucu ve yıkıcı bir duygu olarak görüyoruz. Oysa öfke, diğer duygular gibi doğal ve sağlıklıdır. Sorun, öfkenin ifade biçiminde yaşanıyor. Bu duyguda adrenalin yükselir ve beynin amigdala bölgesinde uyarılar oluşur; bu da öfkeyi savunma mekanizması olarak tetikler” dedi.
Öfkenin genellikle yüzeyde görünen kısmının yıkıcı olduğunu söyleyen Seçkin, “Ancak görünmeyen kısım da önemli. Bastırılmış duygular, yetersizlik hissi, otorite veya güç arayışı gibi durumlar öfkeyi tetikleyebilir. Kültürel ve biyolojik faktörler de etkili; özellikle erkeklerde testosteron dalgalanmaları ve sosyal olarak gücün baskın olması, öfkenin yoğun yaşanmasına yol açabiliyor” diye ekledi.
Öfkeyi Yönetmenin Yolları
Seçkin, öfke anında farkındalık kazanmanın kritik olduğunu ifade ederek şunları önerdi:
“Öfkelenmeden önce kendinize sorun: ‘Bu öfke sorunu çözecek mi?’ Çoğu zaman cevap hayırdır. Burada farkındalık çok önemlidir. Derin nefes almak, 4-7-8 tekniği uygulamak öfkenin azalmasına yardımcı olabilir. Burundan 4 saniye nefes alıp, 7 saniye tutun ve 8 saniyede ağızdan yavaşça verin. Bu basit egzersiz sinir sistemini yatıştırır ve öfkenin kontrolünü kolaylaştırır.”
Ramazan’da Öfke Artışı Normal
Ramazan ayında bazı kişilerin öfkede artış yaşayabileceğini belirten Seçkin, “Sigara eksikliği veya uzun süreli açlık, vücutta değişikliklere yol açarak öfkenin artmasına neden olabilir. Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi kontrol altına alabilmektir. Nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ve meditasyon, öfkenin sağlıklı şekilde ifade edilmesine yardımcı olabilir” dedi.
Seçkin, öfkenin doğal ve sağlıklı bir duygu olduğunu bir kez daha vurgulayarak, “Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkeyi doğru biçimde yönetebilmek ve ifade edebilmektir” ifadelerini kullandı.