reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Sağlık Sivas’ta kalp damar hastalıklarında yeni dönem: Sanal anjiyo ile tıkanıklıklar ameliyatsız tespit ediliyor

Sivas’ta kalp damar hastalıklarında yeni dönem: Sanal anjiyo ile tıkanıklıklar ameliyatsız tespit ediliyor

Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, kalp damar hastalıklarının teşhisinde kullanılan sanal anjiyo (çok kesitli bilgisayarlı tomografi anjiyografi) yönteminin, klasik anjiyoya önemli bir alternatif olduğunu belirterek, bu teknoloji sayesinde damar tıkanıklıklarının girişimsel işlem yapılmadan belirlenebildiğini söyledi.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi

Sivas’ta kalp damar hastalıklarında yeni dönem: Sanal anjiyo ile tıkanıklıklar ameliyatsız tespit ediliyor

Kalp damarlarında daralma veya tıkanıklık olup olmadığını belirlemek amacıyla uzun yıllardır uygulanan klasik anjiyo, damara girilerek gerçekleştirilen girişimsel bir işlem olması nedeniyle bazı hastalarda endişeye yol açabiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kullanılan sanal anjiyo yöntemi ise hastaların damar yapısının detaylı şekilde görüntülenmesine imkan sağlıyor.

Sanal anjiyonun çalışma sistemi hakkında bilgi veren Dr. İsmail Erdoğu, klasik yöntemde damar içerisine girilerek görüntüleme yapıldığını, sanal anjiyoda ise özel ilaç desteği sonrası tomografi cihazıyla damarların incelendiğini ifade etti.

Erdoğu, “Klasik anjiyoda damara girilerek damar yapısı içeriden görüntüleniyor. Bu nedenle girişimsel bir işlem olduğu için bazı riskleri bulunuyor. Sanal anjiyoda ise hastaya uygun hazırlık yapıldıktan sonra tomografi çekiliyor ve elde edilen görüntüler bilgisayar ortamında ayrıntılı şekilde değerlendirilerek damarlarda herhangi bir darlık ya da tıkanıklık olup olmadığı belirleniyor” dedi.

Tanıda yüksek doğruluk oranı sağlıyor

Sanal anjiyo yönteminin özellikle tanı konusunda kararsız kalınan hastalarda tercih edildiğini belirten Erdoğu, çok kesitli tomografilerin doğru şartlarda uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.

Erdoğu, “Kalp damarlarını çok ince ayrıntılarla değerlendirme imkanı sağlayan bu yöntem, uygun hasta seçimi ve doğru hazırlıkla uygulandığında yüksek doğruluk oranlarına ulaşabiliyor. Bazı durumlarda tanısal başarı oranı yüzde 90-95 seviyelerine kadar çıkabiliyor” diye konuştu.

Hastaların kalp damarlarında sorun olup olmadığını öğrenmek için başvurduğunu belirten Erdoğu, öncelikle ultrason ve efor testleri gibi temel değerlendirmelerin yapıldığını, gerekli görülen durumlarda ise daha ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulduğunu ifade etti.

Hasta konforunu artırıyor

Sanal anjiyonun özellikle efor testi yapılamayan veya diğer tetkiklerinde risk bulguları bulunan hastalarda önemli bir seçenek olduğunu dile getiren Erdoğu, yöntemin kısa sürede uygulanması ve düşük komplikasyon oranıyla öne çıktığını belirtti.

Erdoğu, “Bu yöntemi genellikle damarında sorun olup olmadığı konusunda net karar veremediğimiz hastalarda kullanıyoruz. Hastanede kalış süresinin kısa olması ve girişimsel bir işlem olmaması nedeniyle hasta açısından oldukça konforlu bir yöntem” ifadelerini kullandı.

Tomografi sonrası elde edilen görüntülerin radyoloji uzmanları tarafından değerlendirildiğini aktaran Erdoğu, sonuçlara göre hastanın klasik anjiyoya ihtiyaç duyup duymadığına karar verildiğini söyledi.

Klasik anjiyonun girişimsel bir işlem olduğunu hatırlatan Erdoğu, “Sanal anjiyo çok daha konforlu bir yöntemdir. Uygun hastalarda yüksek kaliteli görüntüler sunarak önemli bir tanı desteği sağlar. Radyasyon miktarı kabul edilebilir düzeydedir ve hastalığın erken teşhisinde önemli bir teknoloji olarak değerlendirilmektedir” dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...