reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Sağlık Kanser tedavisinde yeni yöntem: Kişiye özel tedavi

Kanser tedavisinde yeni yöntem: Kişiye özel tedavi

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, kanser tedavisinde kişiye özel genetik ve moleküler analizlerle ortaya çıkarılan akıllı ilaçlara ilişkin, “Akıllı ilaçlar kemoterapiden farklı olarak büyük oranda sadece kanser hücrelerini hedefliyor ve dolayasıyla yan etki oranı daha az oluyor” dedi.

KAYNAK: İHA

Prof. Dr. Uğur Coşkun, kanser tedavisinde kullanılan kişiye özel tedavi yöntemini değerlendirdi.

Coşkun, kanserin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en önemli ve korkulan sağlık problemlerinin başında geldiğini belirterek,

“Daha önceden tek seçeneğin kemoterapi olduğu bu alanda artık yeni geliştirilen ilaçlar sayesinde büyük gelişmeler yaşanıyor. Akıllı ilaçlar dediğimiz bu ilaç türleri kemoterapiden farklı olarak büyük oranda sadece kanser hücrelerini hedefliyor ve dolayasıyla yan etki oranı daha az oluyor. Kemoterapiden oldukça farklı olan bu yeni grup ilaçlar tümörün yayılmasına yol açan yolları bloke ediyor ya da kişinin kendi bağışıklık sistemini uyararak kanser hücrelerini yok ediyor”

ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Coşkun, her kanser hastasının kendi tümör dokusunda incelemeler yaparak, kanserin davranış özelliklerini, yayılma yollarını saptayarak söz konusu akıllı ilaçlardan hangisinin o hastada etkili olabileceğini öngörebildiklerini paylaşarak,

“Bu şekilde daha etkili tedavinin hastaya uygulanma imkanı oluyor. Bu gelişmeler ışığında kemoterapi kullanımının giderek azaldığını söyleyebiliriz. Fakat bu kişiye yönelik genetik ve moleküler analizler oldukça pahalı ve birçoğu geri ödeme kapsamında değil. Mutlaka tıbbi onkoloji doktorunun önerisi doğrultusunda bu testlerin planlaması ve işlem öncesi hasta ve yakınlarına doğru şekilde bilgi verilmesi son derece önemli. Tüm hastalarda aynı şekilde gerekli olduğunu söyleyemeyiz. Faydası olmayacak hastaları gereksiz maliyetlerden korumak gerekiyor”

değerlendirmesini yaptı.

Coşkun, başta meme kanseri olmak üzere birçok kanser hastasında ameliyat sonrası koruyucu kemoterapiler uyguladıklarını hatırlatarak,

“Bu alanda da önemli gelişmeler bulunmakta. Günümüzde artık bir grup meme kanseri hastasının kendi meme kanser dokusunda yapılan analizler ile o hastada kemoterapiye gerek olup olmadığını saptayabiliyoruz. Bu sayede daha önceden kemoterapi verdiğimiz birçok hastanın gereksiz kemoterapiden kaçınmasını sağlayabiliyoruz. Bu testlerin çoğu yurtdışı odaklı olduğu içim maalesef çok pahalı. Bu alanda ülkemizde de gerek Sağlık Bakanlığı gerekse üniversitelerimiz bünyesinde çalışmalar yoğun bir şekilde sürdürülmekte”

dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...