reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
7
sivas360 Sağlık Kangren bir kader mi, önlenebilir mi? Kangren artık kazalardan değil, masabaşından geliyor

Kangren bir kader mi, önlenebilir mi? Kangren artık kazalardan değil, masabaşından geliyor

Dünya genelinde diyabet ve damar tıkanıklığına bağlı kangren vakalarında ciddi bir artış gözleniyor.

MUHABİR: Haber Merkezi

Kangren bir kader mi, önlenebilir mi? Kangren artık kazalardan değil, masabaşından geliyor

 Uzmanlar, 2050 yılında sadece ABD’de her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin bu nedenle uzvunu kaybedebileceğini öngörüyor.

Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Emre Selçuk, kangrenin artık çoğunlukla damar tıkanıklığından kaynaklandığını belirterek, “Kangren, bacağın kalp krizidir. Eskiden daha çok trafik kazaları ve travmalarla ilişkilendirilen bu durum, günümüzde hastaların yüzde 60’ında damar tıkanıklığı nedeniyle ortaya çıkıyor. Ancak erken tanı ve hibrit cerrahi yöntemlerle bu süreci durdurmak mümkün” dedi.

Kangrenin Nedeni Artık Damar Tıkanıklığı

Doç. Dr. Selçuk, geçmişte kangrenin en sık travmalar nedeniyle görüldüğünü vurguladı. “Trafik kazaları, iş kazaları veya ateşli silah yaralanmaları geçmişte en sık rastlanan nedenlerdi. Günümüzde ise damar tıkanıklığı, kangrenin başlıca nedeni haline geldi. Bu hastaların büyük bir kısmı erken müdahale ile uzuv kaybı yaşamadan tedavi edilebilir” dedi.

Erken Belirtiler Fark Edilmeli

Kangren sürecinin genellikle yavaş başladığını ifade eden Doç. Dr. Selçuk, “İlk belirtiler çoğu zaman yürüyüş sırasında hissedilen ağrılarla kendini gösterir. Hastalık ilerledikçe bacaklarda istirahat halindeyken de uyuşma, soğuma ve renk değişiklikleri ortaya çıkar. Daha ileri aşamalarda ayak parmakları ve topuklarda siyahlaşma ve yaralar görülebilir. Bu noktada teşhis edilirse, damar açma yöntemleriyle kan akışı sağlanabilir ve kangrenin ilerlemesi önlenebilir. Ancak hastalık tamamen yerleşmişse, tek çözüm amputasyon yani uzuv kaybıdır” dedi.

Kangren, Bacağın Kalp Krizidir

Doç. Dr. Selçuk, kangrende erken tanı ve doğru müdahalenin kritik önemde olduğunu belirterek şunları ekledi: “Periferik damar hastalıkları, erken teşhis ve uygun tedaviyle kurtarılabilir. Anjiyografik girişimler, cerrahi bypass operasyonları, hibrit cerrahiler ve ilaç tedavileri en etkili yöntemler arasında yer alır. Hibrit cerrahide cerrahi ve anjiyografik işlemler birlikte uygulanarak daha başarılı sonuçlar elde ediliyor. İlaç tedavisi de sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu tabloya ‘kritik bacak hastalığı’ denir; çünkü bacak damarlarındaki tıkanıklık, kalp damarlarındaki krizle aynı mantıkla ilerler. Erken fark etmek ve doğru müdahale etmek hayati önemdedir.”

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...