İdrardaki kan mesane kanserini işaret edebilir
Sigara kullanımının hastalık riskini belirgin şekilde artırdığına dikkat çekilirken, erken tanının yaşam süresini uzatan en kritik unsur olduğu vurgulanıyor.
Medipol Sağlık Grubu’ndan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Altay, mesane tümörlerinin teşhis ve tedavi süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle 40 yaş üzeri bireylerde ve sigara kullanan kişilerde hastalığın daha sık görüldüğünü belirten Altay, idrarda görülen en küçük kanamanın dahi ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.
İdrarda kanama en önemli uyarı işareti
Mesane kanserinin en belirgin bulgusunun ağrısız idrar kanaması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Altay, bu durumun genellikle pıhtılı şekilde ortaya çıkabildiğini belirtti. Böyle bir belirtiyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Altay, ilk değerlendirmede çoğunlukla ultrasonografi kullanıldığını, gerektiğinde tomografi ve MR ile ileri inceleme yapıldığını aktardı. En kesin tanı yönteminin ise sistoskopi olduğunu belirterek, bu yöntemle mesanenin doğrudan görüntülenebildiğini ve milimetrik tümörlerin bile tespit edilebildiğini ifade etti.
Tümörün yapısı tedavi sürecini belirliyor
Mesane tümörlerinin yüzeyel ve kas tabakasına ilerlemiş (invaziv) olmak üzere iki ana gruba ayrıldığını dile getiren Altay, yüzeyel tümörlerin kapalı cerrahi yöntemlerle çıkarılabildiğini ancak tekrarlama riskinin bulunduğunu söyledi. Bu nedenle hastaların düzenli aralıklarla takip edilmesi gerektiğini belirtti.
İleri evre yani invaziv tümörlerde ise daha kapsamlı cerrahi müdahalelerin gerekebildiğini ifade eden Altay, bazı durumlarda mesanenin tamamen alınmasının bile gündeme gelebileceğini söyledi. Bu evrede kemoterapi gibi ek tedavi seçeneklerinin de devreye girdiğini aktardı.
Düzenli takip hayati önem taşıyor
Tedavi sonrası sürecin en az hastalık kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Altay, hastaların ilk iki yıl boyunca üç ayda bir, ardından altı ayda bir ve sonrasında yılda bir sistoskopi ile kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Erken tanının hem tedavi başarısını artırdığını hem de hastalığın ilerlemesini büyük ölçüde engellediğini vurguladı.
Uzmanlar, özellikle idrarda görülen her türlü kanamanın ihmal edilmemesi gerektiğini, erken başvurunun hayat kurtarıcı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.