reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
7
sivas360 Sağlık İdrardaki kan mesane kanserini işaret edebilir

İdrardaki kan mesane kanserini işaret edebilir

Mesane kanseri, hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen ve erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen önemli hastalıklar arasında yer alıyor.

MUHABİR: Haber Merkezi

İdrardaki kan mesane kanserini işaret edebilir

Sigara kullanımının hastalık riskini belirgin şekilde artırdığına dikkat çekilirken, erken tanının yaşam süresini uzatan en kritik unsur olduğu vurgulanıyor.

Medipol Sağlık Grubu’ndan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Altay, mesane tümörlerinin teşhis ve tedavi süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle 40 yaş üzeri bireylerde ve sigara kullanan kişilerde hastalığın daha sık görüldüğünü belirten Altay, idrarda görülen en küçük kanamanın dahi ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.

İdrarda kanama en önemli uyarı işareti

Mesane kanserinin en belirgin bulgusunun ağrısız idrar kanaması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Altay, bu durumun genellikle pıhtılı şekilde ortaya çıkabildiğini belirtti. Böyle bir belirtiyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Altay, ilk değerlendirmede çoğunlukla ultrasonografi kullanıldığını, gerektiğinde tomografi ve MR ile ileri inceleme yapıldığını aktardı. En kesin tanı yönteminin ise sistoskopi olduğunu belirterek, bu yöntemle mesanenin doğrudan görüntülenebildiğini ve milimetrik tümörlerin bile tespit edilebildiğini ifade etti.

Tümörün yapısı tedavi sürecini belirliyor

Mesane tümörlerinin yüzeyel ve kas tabakasına ilerlemiş (invaziv) olmak üzere iki ana gruba ayrıldığını dile getiren Altay, yüzeyel tümörlerin kapalı cerrahi yöntemlerle çıkarılabildiğini ancak tekrarlama riskinin bulunduğunu söyledi. Bu nedenle hastaların düzenli aralıklarla takip edilmesi gerektiğini belirtti.

İleri evre yani invaziv tümörlerde ise daha kapsamlı cerrahi müdahalelerin gerekebildiğini ifade eden Altay, bazı durumlarda mesanenin tamamen alınmasının bile gündeme gelebileceğini söyledi. Bu evrede kemoterapi gibi ek tedavi seçeneklerinin de devreye girdiğini aktardı.

Düzenli takip hayati önem taşıyor

Tedavi sonrası sürecin en az hastalık kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Altay, hastaların ilk iki yıl boyunca üç ayda bir, ardından altı ayda bir ve sonrasında yılda bir sistoskopi ile kontrol edilmesi gerektiğini belirtti. Erken tanının hem tedavi başarısını artırdığını hem de hastalığın ilerlemesini büyük ölçüde engellediğini vurguladı.

Uzmanlar, özellikle idrarda görülen her türlü kanamanın ihmal edilmemesi gerektiğini, erken başvurunun hayat kurtarıcı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...