reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Sağlık Böbrek Taşlarını Önlemek İçin Güne ve Güneşi Su İle Karşılayın: Uzmanın Önerisi

Böbrek Taşlarını Önlemek İçin Güne ve Güneşi Su İle Karşılayın: Uzmanın Önerisi

Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Halil Başar, böbreklerde taş oluşmaması için güne su ile başlamanın ve günü su ile bitirmenin çok önemli olduğunu ifade etti.

KAYNAK: İHA

Uzmanlar, idrar yaparken ağrı, idrarda kan, mide bulantısı ya da kusma, sık idrara çıkma, ateş ve titreme gibi durumların böbrek taşı hastalığının belirtilerinden olduğuna dikkat çekerek, taşların gerçekleştirilen operasyonla yok edilebildiğini belirtiyor. Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Halil Başar, böbrek taşı oluşumu, taşın nasıl kırıldığı ve böbreklerin nasıl korunması gerektiğine ilişkin İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.

Böbrek taşı oluşumunda iç ve dış sebepler

Böbrek taşı oluşumunun iç ve dış sebepler olarak ikiye ayrılması gerektiğini ifade eden Başar,

“İç sebepler vücudun kendi yapısına ilişkin sebeplerdir. Buna genetik olayını da eklememiz lazım ama ona rağmen daha çok vücudun kendi metabolizması bu konuda rol oynuyor. Dış sebeplere gelecek olursak; daha çok sıcak iklimde yaşayanlarda vücut suyu harcaması daha fazla. Ayrıca günlük idrar miktarı belki birazcık daha azalıyor. Onlar da dakikalık idrar filtrasyon oranı düştüğü için taş oluşumlarına daha çok meyilli olabiliyor”

dedi.

“İdrar kanalındaki gerilme bize ağrı şeklinde uyaran oluyor”

Böbrekteki küçük taşların kendisini şiddetli ağrı ve idrarda kanama şeklinde hissettirebildiğini kaydeden Başar,

“Taş ağrısı aslında kolik tarzı diye tarif ettiğimiz bir ağrı. Ani gelir ve kıvrandırır tarzdadır. O kolik ağrı belki yaklaşık 30 dakika sürdükten sonra azalır. Bunun sebebi de o taş, idrar kanalında gerilmeye sebep oluyor. O gerilmelerde ağrı şeklinde bize bir uyaran oluyor. Bunun yanında o taş, idrar kanalı duvarını tırmaladığı için orada ufak kanamalara da sebebiyet verebiliyor. Dolayısıyla taş ağrısı çekenlerde idrarda kanamalar görebiliyoruz”

diye konuştu.

“Hasta yaklaşık bir buçuk saatlik ameliyat süreci içerisinde tüm taşlarından kurtulabiliyor”

Böbrekte oluşan 2 santimetrelik büyük taşları sırt bölgesinde açılan bir santimetrelik kanallar sayesinde kırabildiklerini ve vücuttan çıkarabildiklerini vurgulayan Prof. Dr. Başar,

“Hasta yaklaşık bir buçuk saatlik ameliyat süreci içerisinde tüm taşlarından kurtulabiliyor. Eğer taşlar iki santimetreden küçükse ve böbrekteyse o zaman idrar kanalına giriyoruz, oradan mesaneye ve idrarın, böbrekten mesaneye açılan kanalın ağzından içeri girip böbreğe kadar çıkabiliyoruz. Böbreğe çıktığımızda taşı görüp, o taşı yine toz haline getiriyoruz. Vücut ondan sonra o toz haline gelen taşı idrarla atıyor. Bazen de taşın 3-4 milimetrelik bir kısmı kırıntı olarak kalabiliyor. Onların da rahat düşmesi için böbrekten mesaneye kadar o drenajı sağlayacak bir kateter yerleştiriyoruz. O kateter sayesinde o küçük taşlar da böbrekten mesaneye düşebiliyor”

ifadelerini kullandı.

“Güne suyla başlayın, suyla bitirin”

Başar, şöyle devam etti:

“Güne suyla başlamak ve bitirmek, böbrekleri ve vücudu susuz bırakmamak; taş oluşumuna koruyucu yaklaşımda birincil olarak aklımızda tutacağımız ve uygulayacağımız prensip diye düşünüyorum. Hastalarımın hepsine de bunu öneriyorum”

diye konuştu.

Başar, taşların yapısına göre çeşitlilik gösterdiğini ancak yüzde 90’ını kalsiyum oksalat taşlarının oluşturduğunu ifade etti. Başar, taş hastalıklarının nüksetmemesi için beslenme alışkanlıklarının ağırlıklı olarak sebze ve lifli gıdalar olarak düzenlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca Başar, bol sıvı tüketiminin ve ideal kilonun korunmasının önemli olduğunu kaydetti.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...