reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
7
sivas360 Sağlık Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigara

Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigara

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara olduğunu vurgulayarak, hem aktif içicilerin hem de pasif içiciliğe maruz kalanların ciddi risk altında bulunduğunu söyledi.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi

Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigara

Sigaranın akciğer dokusuna doğrudan zarar verdiğini ve içinde çok sayıda kanserojen madde barındırdığını belirten Metintaş, akciğer kanseri vakalarının büyük bölümünde temel risk faktörünün sigara olduğunu ifade etti.

“Sigarayı bırakmak riski azaltıyor”

Sigarayı bırakmanın sağlık açısından önemli kazanımlar sağladığını dile getiren Metintaş, uzun yıllar sigara içilmiş olsa bile bırakıldıktan sonra akciğer kanseri riskinin zamanla azaldığını söyledi. Metintaş, “Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir. Erken bırakılan her yıl, sağlık açısından ciddi bir avantaj sağlar” dedi.

“Sadece sigara değil, çevresel faktörler de etkili”

Akciğer kanserinin yalnızca sigarayla açıklanamayacağını belirten Metintaş, asbest, hava kirliliği ve radon gazı gibi çevresel etkenlerin de hastalık gelişiminde rol oynadığını ifade etti. Bu faktörlerin sigarayla birleşmesi halinde riskin daha da arttığını kaydetti.

“Hava kirliliği ve şehir yaşamı risk oluşturuyor”

Kentsel yaşamda artan hava kirliliğine dikkat çeken Metintaş, özellikle ince partiküllerin akciğerin derin bölgelerine kadar ulaşabildiğini söyledi. Yıkım ve inşaat çalışmalarında ortaya çıkan tozların da önemli bir sağlık riski oluşturduğunu vurguladı.

“Radon gazı göz ardı edilmemeli”

Topraktan gelen radon gazının renksiz ve kokusuz olması nedeniyle fark edilmediğini belirten Metintaş, özellikle bodrum ve zemin katlarda yaşayanların dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Yeni yapılarda radon ölçümlerinin yapılmasının ve gerekli havalandırma sistemlerinin kurulmasının önemine dikkat çekti.

“Belirtileri ihmal etmeyin”

Risk grubundaki kişilerin bazı belirtileri ciddiye alması gerektiğini söyleyen Metintaş, öksürüğün karakter değiştirmesi, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kilo kaybı ve açıklanamayan halsizlik gibi durumlarda mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.

“Biyopsi korkusu yanlış bir inanış”

Toplumda biyopsiye dair yanlış inanışların tanıyı geciktirdiğini ifade eden Metintaş, “Akciğerden parça alınmasının kanseri yaydığı düşüncesi doğru değildir. Bu tür yanlış bilgiler hastalığın ilerlemesine neden olabilir” dedi.

“Tedavide önemli ilerlemeler var”

Akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda büyük gelişmeler yaşandığını söyleyen Metintaş; kemoterapi, immünoterapi, akıllı ilaçlar, gelişmiş radyoterapi yöntemleri ve robotik cerrahi sayesinde daha başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtti. Tedavilerin artık kişiye özel planlandığını da ekledi.

Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, akciğer kanserinde en kritik noktanın erken tanı ve farklı branşların birlikte çalıştığı multidisipliner yaklaşım olduğunu vurguladı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...