Sivas: 8 Asırlık Çiğdemli Köyü Yok Olma Tehlikesine Rağmen Turizme Kazandırılmayı Bekliyor
Kaya oyularak inşa edilen ve tamamen taş yapılardan oluşan köy, özgün mimarisiyle dikkat çekiyor.
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde “150 haneli, bağlı-bahçeli, mamur bir köy” olarak bahsedilen yerleşim, dar sokakları, bitişik nizam evleri, evler arasında yer alan geçit ve tünelleriyle adeta tarihî bir açık hava yerleşimini andırıyor. Kısa süre önce sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan köyde, zamanla ve özellikle yağışların etkisiyle bazı yapılar yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Köyde doğup büyüyen Şengül Güller, eski adı Tuğut olan yerleşimin geçmişte çok daha sağlam ve görkemli yapılara sahip olduğunu belirterek, “Buradaki evler sal taşından yapılmış. Üç-dört katlı yapılar vardı ancak bir kısmı zamanla yıkıldı” dedi.
Köyü yaz aylarında ziyaret eden Gülbeser Girgil ise, yerleşimin yaklaşık 800 yıllık bir tarihe sahip olduğunun söylendiğini ifade ederek, “Tamamı taş evlerden oluşuyor. Evler inşa edilirken sığınaklar da düşünülmüş. Yazın serin, kışın ise sıcak bir yapısı var” diye konuştu.
Köyde uzun yıllar geçiren Cengiz Özer de yapıların oluşum sürecine dikkat çekerek, “Alttaki kayalar oyularak bu evler yapılmış. Zamanla taşlar farklı bölgelerden getirilmiş. Evlerin alt katları genellikle ahır olarak kullanılıyor ve kışın ısınma bu şekilde sağlanıyor” ifadelerini kullandı.
Tarihî dokusu, özgün mimarisi ve doğal yapısıyla dikkat çeken Çiğdemli Köyü, tüm bu özelliklerine rağmen yeterli koruma ve restorasyon çalışmalarının yapılmaması nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.


