reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17

Haliç’te seyr-ü sefa

YAYINLAMA:

Yapımına 2016’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından başlanıp, ilki 1 Ocak 2021’de ikinci etabı ise 30 Ağustos 2023 tarihinde hizmete alınan Eminönü ile Alibeyköy Cep Otogarı arası seferleriyle misafirlerini kadîm ve nostaljik yolculuğa çıkaran tramvaya biniyoruz...

Tramvay âdeta “Birleşmiş Milletler Topluluğu” kompartımanı gibi... Renkleri, dilleri, dinleri, meşrebleri, milletleri tıpkı bir elin parmakları gibi birbirine benzemeyenlerle İstanbul’un kalbine seyrüsefer eyliyoruz... Bu renkli yolculukta bizlere efsanelere konu olan “Altın Boynuz” Haliç de eşlik ediyor. Alibeyköy ve Kâğıthane derelerinin birleşmesiyle oluşan akarsu ağzının, Buzul Çağı’nın sonunda sular altında kalmasıyla yaklaşık 8 kilometre uzunluğundaki girintiden oluşan Haliç’in bir tarafında Eyüpsultan, diğer tarafında Kağıthane (Kağıthane deresinin iki tarafında yer alan ve ‘uğurlu, mâmur yer’ anlamına gelen ‘Lâle Devri’nin eğlence ve mesîre yeri Sâdâbâd), bir tarafında Fatih diğer tarafında Beyoğlu...

Seyrine doyum olmayan muhteşem bir manzara... Her adımda eşsiz bir tarih, her adımda farklı bir kültür, her adımda tarifi olmayan bir güzellik...

 

“HALİÇ”İN GERDANLIKLARI...

Bir tarafta Eyüpsultan Kültür Sanat Merkezi, diğer tarafta Miniatürk...

Bir tarafta Bahariye Mevlevîhânesi, diğer tarafta Sütlüce Parkı...

Bir tarafta Şah Sultan Camii, ortada Tavşan ve Bahariye Adası, diğer tarafta Sütlüce Mezarlığı...

Bir tarafta İstanbul’un manevî fatihi adına yaptırılan Eyüpsultan Camii ve Kabristan’ı, diğer tarafta Haliç Kongre Merkezi (daha önce İstanbul’un et ihtiyacını karşılayan en büyük mezbahası “Sütlüce Mezbahası” olarak hizmet veriyordu)...

 

Bir tarafta Zal Mahmud Paşa Külliyesi ve Feshane (Artİstanbul), diğer tarafta Mihrişâh Valide Sultan Camii (Kumbarhane Kışlası Camii) ve Fatih Sultan Mehmed Vakıf Üniversitesi...

1974 yılında Haliç’in boynuna asılan ve 3 gerdanlıktan biri olan 995 metre uzunluğundaki Haliç Köprüsü’nün bir tarafında Ayvansaray, diğer tarafta Halıcıoğlu...

Bir tarafta Haliç Su Sporu Parkı, diğer tarafta İBB Haliç Su Sporları Merkezi...

Bir tarafta sahâbe ve şehit kabirleriyle şereflenmiş Ayvansaray Surları ve Tekfur Sarayı, diğer tarafta Hasköy Rahmi M. Koç Müzesi...

Bir tarafta Sveti Stefan Kilisesi (Demir Kilise), diğer tarafta Rixos Tersane İstanbul Resort ve Aynalıkavak Kasrı...

Bir tarafta Fatih Sultan Mehmed’in çıkardığı fermanla gayrimüslim toplumlara sağladığı inanç özgürlüğünün simge yapısı Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, diğer tarafta Osmanlı Bahriyesi’nin kurumsal hafızasını taşıyan Divanhâne...

Bir tarafta Kadir Has Üniversitesi ve Rezzan Has Müzesi (1884’de Sultan 2. Abdülhamid tarafından dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury’e Reji İdaresi adına yaptırılan, daha sonra Osmanlı ve Fransızlar tarafından işletilen Cibali Tütün ve Sigara Fabrikası, kuruluşundan 110 sene sonra 1994’te kapatılarak bir süre âtıl hâle gelmiş. 1997’de Kadir Has Vakfı’na kiralanan fabrika, büyük bir restorasyondan sonra 2002 yılından itibaren Kadir Has Üniversitesi olarak hizmet vermeye başlamış.), diğer tarafta Ebu’l Feth Fatih Sultan Mehmed’in gemileri karadan yürüttüğü Kasımpaşa sırtları ve 1455 yılında kurduğu devasa Haliç Tersaneleri (Tersane-i Amire)...

1940 yılından beri hizmet veren 453,5 metre uzunluğundaki Atatürk (Unkapanı) Köprüsü’nün bir tarafında Unkapanı, diğer tarafında Azapkapı...

Bir tarafta Süleyman Subaşı Camii, diğer tarafta Mimar Sinan’ın nâdide eserlerinden Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa Camii (Azapkapı Camii) ve Azapkapı Sâliha Sultan Çeşmesi...

15 Şubat 2014’te hizmete giren Haliç Metro Köprüsü’nün bir tarafında Küçükpazar Üç Mihrablı Hoca Hayreddin Camii, diğer tarafında Galata Sur kalıntıları ve İstanbul’un ilk camilerinden olma özelliğini taşıyan Perşembe Pazarı Arap Camii...

Bir tarafta Ahi Çelebi ve Rüstem Paşa Camii, diğer tarafta ise Galata, Pera ve Beyoğlu...

ŞEHRİ İSTANBUL’UN KALBİNDEYİZ...

Ve raylar üzerinde şehrin 8 bin 500 yıllık tarih, kültür, sanat ve maneviyatını yansıtan göz alıcı güzelliklerinin arasından geçerek İpek Yolu en önemli durağı, Bizans’ın en büyük ticaret limanlarından Neorion Limanı, Cihan Devleti Osmanlı’nın Deniz Gümrüğü ve Gümrük Eminliği, İstanbul’un kalbi Eminönü’ndeyiz...

Son durak... Meydan ana baba günü... Haliç’e demir atan balıkçılar kayıklarında pişirdikleri balıkları, ağzı sulanarak sabırsızlıkla bekleyen müşterilere ekmek arası usulü servis etmekte... Birbirine karışan balık, soğan ve turşu kokusu burun direklerini sızlatmakta...

Ve önümüzde Haliç’in boynuna asılan en kadîm gerdanlık... Cisr-i Cedid Köprüsü (Yeni Köprü) adıyla 1845 yılında Sultan 1. Abdülmecid’in annesi Valide Sultan tarafından ahşap olarak inşa ettirilen, en son hâlini 1992’de alan, uzunluğu 490 metre ve 80 metrelik kısmı açılabilen baskül köprü olan Galata Köprüsü’nün bir tarafında Mısır Çarşısı ve Yeni Camii’yle arz-ı endâm eden Eminönü Meydanı, diğer tarafında Galata ve Karaköy...

Galata Köprüsü’nün altında Boğaz’ın serin esintisi eşliğinde balığını yiyenlerle, üst tarafta termometrelerin 33 dereceyi gösterdiği bir ortamda oltacıları seyreyleyerek Galata tarafına geçenler kan ter içinde zamanla yarışmakta... “İki Kapılı Han”ın yolcuları, sürprizlerle dolu hayatla birlikte ikinci kapıya doğru ilerlemekte... Bir saniye sonrası muamma...

102 SANİYE SONRA TÜNEL’İN UCU GÖRÜNÜYOR!...

Karşımızda İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel (İETT) Genel Müdürlüğü binası altına sırlanmış tarihî Karaköy Tüneli (Karaköy-Beyoğlu Tünel Füniküler Hattı)...

1863 yılında hizmete giren Londra Metrosu’nun ardından dünyanın en eski ikinci, Türkiye’nin ise ilk yeraltı raylı toplu taşıma sistemi, 30 Haziran 1871 tarihinde inşaat çalışmaları Sultan Abdülaziz’in fermanı, Fransız mühendis Eugène-Henri Gavand’ın çalışmalarıyla 17 Ocak 1875’de hizmete girmiş. İlk dönemde Galata (Karaköy) ile Pera (Beyoğlu) arasında faaliyet gösteren 573 metre uzunluğundaki füniküler sistemi zamanla kesinti ve değişime uğrasa da hâlâ İstanbul’un simge ulaşım araçları arasında...

Haydi nostalji tramvayı kalkıyor, Galata yolcusu kalmasın!..” anonsuyla birlikte göz açıp kapatıncaya kadar Tünel’in ucu gözüküyor... 102 saniye sonra Galata’dayız...

Devam edeceğiz, inşallah.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...