İlahi Düzen ve Tükenmeyen Umut
Bu yıl kış aylarında yağan karın ardından, baharın gelişiyle birlikte ülkemizde etkili olan yağmurlar bizleri fazlasıyla mutlu etti. Hemen sonrasında gelen Kurban Bayramı ile birlikte havaların tam anlamıyla yaz havasına dönmesi, çocukluğumuzda sıkça duyduğumuz o sözü yeniden hatırlattı: “Her Kurban Bayramı’ndan sonra mutlaka yağmur yağar ve bu yağmur kesilen kurbanların kanını temizler.” Adeta çocukluğumuzu yeniden yaşar gibi olduk.
Maneviyatımızı güçlendiren Kurban Bayramı, aslında bizlere önemli bir gerçeği de hatırlattı. Dünyada birçok şeyden korkutulduğumuz, umutsuzluğa sürüklendiğimiz bir dönemde, o kadar da çaresiz olmadığımızı gösterdi. İnsanlar zaman zaman kâinatın düzenine müdahale etmeye, kendi çıkarları doğrultusunda sistemi değiştirmeye çalışsa da, günün sonunda ilahi güç kendi düzenini dilediği gibi yeniden tesis eder.
Bu durum bizlere şunu açıkça gösteriyor: Dünyada kirli emeller peşinde koşan bazı gruplar ne kadar çabalarsa çabalasın, Allah nurunu tamamlamaktadır. Bir tarafta zalimler mazlumlara zulmederken, diğer tarafta mazlumlar için dua eden, gözyaşı döken ve sesini yükselten gönüller vardır. Ve inanıyoruz ki, o samimi dualar ve yürekten gelen yakarışlar Allah katında mutlaka karşılığını bulacaktır.
Yağan yağmurlar, yağan karlar ve açan güneşli günler; aslında gönlümüzdeki güzel duyguların bir yansıması gibidir. Bu bereket, sadece doğanın değil; kalbi güzel insanların, mazlumları unutmayanların bereketidir. Sumud filosundaki gönlü güzel insanların kararlılığı, dünyanın dört bir yanında boykot eden, sesini yükselten, namazında ve duasında mazlumları unutmayan insanların varlığıyla birleştiğinde, umudun hâlâ diri olduğunu açıkça göstermektedir.