Silivri Cezaevi’nde 88 gündür tutuklu bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, dışarıdan gelen bir mektupla derinden etkilendi. Özdağ’a yazılan bu anlamlı mektup, İzmir’de yaşayan 27 yaşındaki oto tamircisi Mehmet adlı bir gençten geldi. Mektubun içeriği kadar, taşıdığı samimiyet ve dava bilinci, cezaevindeki lideri gözyaşlarına boğdu.
“Kağıdımız pis olsa da davamız temizdir”
Mektubunda sade ama etkili cümlelerle duygularını ifade eden Mehmet, hayatını oto sanayide kazan teriyle sürdüren bir Türk genci. “İzmir’de oto sanayi tamircisiyim. Kağıdımız pis olsa da davamız temizdir,” sözleriyle başlayan mektubunda, hem Özdağ’a olan desteğini hem de siyasi duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca İzmir'deki Zafer Partisi araçlarının bakım ve onarımını gönüllü olarak üstlenmek istediğini belirterek, yalnızca sözle değil eylemle de davaya katkı sunmaya hazır olduğunu dile getirdi.
"Yalnız yürümeyeceğiz"
Ümit Özdağ, genç tamircinin bu yürekten mesajına sosyal medya platformu X üzerinden cevap verdi. "Sevgili Mehmet," diye başladığı mesajında, mektubun kendisine güç verdiğini ve duygu dolu anlar yaşattığını belirtti:
“İçten mektubun için teşekkür ederim. Zor zamanlarda bile umudunu kaybetmeyen, evladı için mücadele eden bir Türk gencinin sözleri beni çok duygulandırdı ve güç verdi. Unutma ki, bu yol yalnız yürünmez. Davamızın sahibi Türk Milleti’dir ve senin gibi yürekli insanlar oldukça biz asla yalnız yürümeyiz. Kızının geleceği için kurduğun hayaller, hepimizin ortak hedefidir. Selamını aldım kardeşim; yüreğine sağlık. Ben de seni sevgiyle selamlıyorum.”
11 Haziran’da Hakim Karşısına Çıkacak
Özdağ’ın 11 Haziran 2025 tarihinde hakim karşısına çıkması bekleniyor. Davası ve tutukluluk süreci, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, ülkenin dört bir yanından destek mesajları gelmeye devam ediyor. Mehmet’in mektubu, bu destek dalgasının en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekti.
Halktan Gelen Sesin Gücü
Siyasi liderlerin halkla kurduğu doğrudan bağ, zaman zaman tüm protokol duvarlarını yıkacak kadar güçlü olabiliyor. Mehmet’in yürekten yazdığı mektup da bunun bir göstergesi. Ne sosyal statü ne eğitim düzeyi; hiçbiri, inançla yazılmış birkaç cümle kadar etkili olamayabiliyor.
Bu olay, siyasetin sokaktaki vatandaşla nasıl bütünleştiğinin ve gerçek bir dava bilincinin ne şekilde filizlendiğinin çarpıcı bir göstergesi olarak tarihe not düşüldü.