Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sivas'ta bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Tekin, Valilik ziyaretinin ardından il eğitim değerlendirme toplantısına başkanlık etti. Toplantıda, kentteki eğitim öğretim sürecinin niteliğinin arttırılması ve koşulların daha nitelikli hâle getirilmesi için alınması gereken tedbirler görüşüldü.
Bakan Tekin, toplantıda yaptığı konuşmada, kentteki eğitim faaliyetlerinin oldukça başarılı olduğunu belirterek, "Sivas, eğitim alanında Türkiye'nin en başarılı illerinden biri. Bu başarıda, başta İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere, tüm paydaşların emeği var. Ben, bu başarıdan dolayı tüm Sivaslıları tebrik ediyorum." dedi.
Bakan Tekin, kentteki öğretmenevi ve bir okulla ilgili problemlerin olduğunu, deprem sebebiyle yık-yap kararı alınan okullarla ilgili gerekli çalışmaları yürüttüklerini, kararlar aldıklarını ifade etti.
Bakan Tekin, "Arsa üretiyoruz, imar ve iskân gibi yerel yönetimlerden kaynaklanan problemlerle karşı karşıya kalıyoruz. Okullarımızın belediyeler tarafından yapılması gereken giderlerinin karşılığında bizden istenen rakamların çok yüksek olduğu belediyelerle karşı karşıya kalıyoruz. En son Eskişehir'de, İzmir'de yaşadığımız problemler... Bütün bunları göz önünde bulundurarak ben diyorum ki eğitim ve öğretim süreci yerel yönetiminden velisine, iş adamından hayırseverine, sivil toplum örgütünden kamu kurumlarına kadar hep beraber destek olmamız gereken bir süreç. Yerel yönetim seçimleri de yaklaşıyor. Ben yerel yöneticilerden, yönetimlere aday olan arkadaşlardan eğitim öğretim süreçleriyle ilgili projelerini de kamuoyuyla paylaşmalarını ve bu sürece destek olmalarını istiyorum." dedi.
Bakan Tekin, kentteki eğitim faaliyetleriyle ilgili bilgi vererek, 21 yıl önceki derslik sayısının yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduklarını söyledi. Öğrenci sayısı azalmış olmasına rağmen bu noktada bulunduklarına dikkati çeken Tekin, şunları dile getirdi:
"Göstergeler, Türkiye ortalaması açısından bakıldığında Sivas'ta hem derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla hem öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamalarının üzerinde bir rakamla karşı karşıyayız ama Sivas'ın coğrafi alanının genişliğinden kaynaklanan lokal ihtiyaçlar var, onları da biraz önce masaya yatırdık. Onlarla ilgili de gerekli tedbirleri alacağız. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımıza şu tabloyu gördükten sonra bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten yirmi bir yıl önceyle kıyas kabul etmeyecek bir tabloyla karşı karşıyayız."
"Okullardaki inşaat teknolojisi birinci sınıf"
2002 yılında "Cumhuriyetin 100. Yılına Mektuplar" başlığıyla PTT'nin başlattığı kampanya kapsamında o dönem öğretmen, öğrenci ve velilerden 100. yılın Milli Eğitim Bakanlığına yazılmış mektupların PTT tarafından kendilerine gönderildiğini belirten Tekin, şöyle konuştu:
"Okuduğumda inanın içim acıdı. Çok değil, yirmi bir yıl önce öğretmenlerimiz; çalıştıkları okullarda fare istilasından, elektriklerinin olmamasından, su olmamasından bahsediyor ve diyor ki 'İnşallah, 100. yılda Türkiye'de bu tür problemlerle karşı karşıya bulunmayız.' Şu anda okullarımızın büyük çoğunluğu doğal gaz ve inşaat teknolojisi anlamında da gerçekten birinci sınıf ki şöyle söyleyeyim size, 6 Şubat depremleri de dâhil depremlerin hiçbirinde neredeyse bu tarihten sonra yapılan okullarımız hasar görmedi. Bu; inşaat kalitesi, yapı kalitesi açısından da tabloyu gösteriyor. Bunları görünce Sayın Cumhurbaşkanımıza eğitim öğretim süreçlerine katkısından dolayı Millî Eğitim Bakanı, bir eğitim gönüllüsü, bir veli olarak bir kez daha teşekkür etmek istiyorum."
Toplantı sonrası Selçuk Ortaokulu, Hayırsever Lütfi Abay İlkokulu ve Zeki Hayran İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret eden Bakan Tekin, sınıflarda öğrencilerle bir süre sohbet ettikten sonra öğretmenler odasında meslektaşlarıyla bir araya geldi.
Genç MÜSİAD'ın 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı'na katıldı
Bakan Tekin, programı kapsamında Genç MÜSİAD Sivas Şubesinin 8. Olağan Genel Kurul Toplantısı'na katıldı. Sivil toplum örgütlerinin önemine dikkat çeken Tekin, şunları kaydetti:
"Modern devletler, sadece hükûmetle ilgili organizasyonlarla değil, NGO (sivil toplum örgütü) dediğimiz yani hükûmet dışı organizasyonlarla beraber kamusal hizmetleri yürüttüğü zaman daha etkin olabilecek örgütlemeler hâline dönüştü.