Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklarını en üst düzeyde sürdürüyor. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, medya temsilcileriyle İstanbul’da bir araya gelerek küresel çapta yürütülen organizasyonun detaylarını kamuoyuyla paylaştı. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya EXPO alanında düzenlenecek olan dev zirve, 85 devlet ve hükümet başkanının katılım teyidiyle küresel iklim diplomasisinin merkez üssü haline geliyor.

Antalya Zirvesi Kapsamında 1 Milyon Metrekarelik İklim Üssü
Antalya’da toplam 1 milyon 100 bin metrekarelik özel alanda organize edilen zirve, temel olarak iki stratejik bölgeden oluşuyor. Resmi Birleşmiş Milletler müzakerelerinin ve Dünya Liderler Zirvesi'nin gerçekleştirileceği Mavi Bölge 527 bin metrekarelik alana yayılırken; bilim, sanat ve sivil toplumun buluşacağı Yeşil Bölge 582 bin metrekarelik alanda misafirlerini ağırlayacak. Uluslararası basının yoğun ilgi gösterdiği organizasyonda yaklaşık 3 bin akredite gazeteci görev alacak.

Sürecin vizyonunu paylaşan Bakan Murat Kurum organizasyonun kapsamını şu sözlerle ifade etti:
"COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası iş birlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki süreçte üretimini, sanayisini ve teknolojisini dönüştüren bir Türkiye hedefliyoruz. Türkiye, yarının dünyasına imzasını atacak ve tüm insanlığın geleceğine mührünü vuracaktır."

Küresel Dönüşüm İçin 10 Eylem Başlığı ve 2035 Vizyonu
Türkiye, organizasyon kapsamında yalnızca liderleri buluşturmakla kalmayıp 2035 yılına kadar somut çıktılar üretmeyi amaçlayan 6 küresel hedef belirledi. 10 ana eylem başlığı altında toplanan bu vizyon; temiz enerji dönüşümü, sıfır atık, dirençli şehirler, okyanus ekolojisi, yeşil sanayi ve iklim finansmanını kapsıyor. 2035 hedefleri arasında elektrik tüketiminin küresel ölçekte en az yüzde 35 paya erişmesi, atık artış hızının yarı yarıya düşürülmesi ve binalardaki enerji yoğunluğunun yüzde 25 oranında azaltılması ön plana çıkıyor.

Küresel ölçekte yürütülen diplomasi temaslarına işaret eden Kurum, küresel risklere karşı ortak sorumluluk çağrısı yaptı:
"Asıl ve kalıcı olan, insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olmasıdır. Asıl büyük kriz; iklim değişikliğiyle birlikte, bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir. Antalya'ya giderken 50'den fazla ülkeyle yürüttüğümüz kapsamlı görüşmelerin birikimini yanımızda götürüyoruz."

Dirençli Şehirler Modeli ve Sıfır Atık Küresel Sahneye Taşınıyor
Türkiye'nin afete dirençli kentleşme tecrübesi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayesinde uluslararası marka haline gelen Sıfır Atık Hareketi zirvenin vitrininde yer alacak. Deprem bölgesinde hayata geçirilen çevre dostu ve enerji verimli kalıcı konut modeli, katılımcı ülkelere sürdürülebilir kentsel dönüşüm örneği olarak aktarılacak. Ayrıca etkinlik sahasında kurulacak Sıfır Atık Köyleri ve atölyelerle uygulamalı geri dönüşüm çözümleri tanıtılacak.

Sanatın Birleştirici Gücü COPArt ve Antalya'nın Kalıcı Mirası
İklim krizine dikkat çekmek için kültürel diplomasiden yararlanan organizasyonda, 190 yerli ve yabancı sanatçının eserlerinden oluşan sergiler, tematik konserler ve paneller COPArt çatısı altında toplanacak. Zirve için özel olarak bestelenen "Let's COP" şarkısı uluslararası kamuoyuna duyurulurken; kurulan teknoloji, kongre ve lojistik altyapısı Antalya'nın kongre turizmi potansiyeline kalıcı kazanımlar sağlayacak. Çok taraflı iş birliği vizyonuyla planlanan zirve, Doğu ile Batı arasında somut bir yeşil köprü kurmayı amaçlıyor.