Ağrı sınırlarında yer alan ve Nuh'un Gemisi kalıntılarını barındırdığı ileri sürülen Durupınar Formasyonu'nda sürdürülen kapsamlı jeofizik ve arkeolojik çalışmalarda dikkat çekici veriler gün yüzüne çıkarıldı. Yeraltı radar taramaları neticesinde oda ve koridor formunu andıran boşluklar ile üç katlı bir katmanlaşmanın varlığı saptandı. Sahada ulaşılan yanmış ahşap parçalarının kronolojik yaşını kesinleştirmek amacıyla Türkiye ve Fransa'daki akredite laboratuvarlarda karbon-14 analiz süreçleri titizlikle devam ediyor.

Recep Tayyip Erdoğan Kültür ve Kongre Merkezi Selçuklu Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen 8. Uluslararası Ağrı Dağı ve Nuh'un Gemisi Sempozyumu kapsamında, alandaki bilimsel çalışmaların güncel aşamaları kamuoyu ve akademik çevrelerle paylaşıldı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Durupınar Formasyonu Araştırma Projesi Başkanı Prof. Dr. Cenker Atilla, planlanan yeraltı radar taramalarının şu ana dek yüzde 20'lik bölümünün sonuçlandırıldığını aktararak elde edilen ilk bulguları detaylandırdı. Arazi faaliyetlerinin hemen ardından arkeometrik çözümlemelere yoğunlaştıklarını bildiren Prof. Dr. Atilla, toplanan taş ve toprak numunelerinin de jeokimyasal açıdan teste tabi tutulduğunu açıkladı. Daha önceki taramalarda işaret edilen koridor ve çevre odacık modellerinin kendi ölçümleriyle de doğrulandığını ifade eden Atilla, özellikle üç katlı jeolojik dizilimin araştırmanın en kritik çıktıları arasında yer aldığını kaydetti.

Durupınar Formasyonu Araştırmasında Kritik Radar Verileri
Kutsal metinlerde geçen tasvirler ile sahadaki veriler arasındaki benzerliklere değinen proje yürütücüsü Prof. Dr. Cenker Atilla, bilimsel metodolojiden ödün verilmemesi gerektiğinin altını çizdi:
"Bilim insanı olarak temkinli konuşmalıyız. Tespit edilen formasyonlar tamamen doğal jeolojik süreçlerin bir ürünü de olabilir. Mevcut veriler kesin bir hüküm kurmak adına henüz tek başına yeterli değildir."
Yeraltı radar ölçümlerinin bütünüyle tamamlanmasıyla birlikte formasyonun taban yapısı ile yeryüzü bağlantılarının çok daha net bir biçimde modellenebileceğini belirten Atilla, yüzey taramalarında sınırlı oranda da olsa yanmış ahşap kalıntısı elde ettiklerini bildirdi. Söz konusu organik örneklerin ait olduğu ağaç cinsini ve dönemini netleştirmek adına iki farklı merkezde çalışma yürütüldüğünü ifade eden Atilla, sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Fransa'daki laboratuvardan yaklaşık 15 gün içinde, Türkiye'de devam eden karbon-14 yaş tayini analizlerinden ise yaklaşık 3 ay içerisinde kesin laboratuvar sonuçları almayı öngörüyoruz."

Ağrı Nuhun Gemisi Kazısında Karbon 14 Analizi Başlatıldı
Derin katmanlardan toplanan numunelerin projenin ana omurgasını oluşturduğunu vurgulayan uzmanlar, yaklaşık 18 metre derinliğe inilerek alınan karot örneklerinin incelendiğini aktardı. Geçmiş dönem tetkiklerinde formasyonun çekirdeğinde yer alan organik madde oranının çevredeki doğal topraktan bariz bir farklılık gösterdiği kaydedilirken, yeni nesil arkeometrik testlerin bu farklılaşmanın kökenine dair kapsamlı kanıtlar sunması hedefleniyor.
Bilimsel araştırmaların yanı sıra sahanın turizm ve kültür mirası potansiyelini artırmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Atilla, 1987 senesinde inşa edilen ziyaretçi merkezi için formasyonun güncel topografyasını yansıtan ışıklandırmalı 3 boyutlu bir maket ürettiklerini söyledi. Gelen ziyaretçilerin algısını güçlendirmek amacıyla alana yaklaşık 2 metre ebatlarında ahşap bir gemi maketi yerleştirmeyi planladıklarını ifade eden Atilla, akademik bilginin somutlaştırılarak topluma aktarılmasının önemine işaret etti.
Sempozyumun resmi açılış oturumunda değerlendirmelerde bulunan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, Ağrı Dağı ve Nuh'un Gemisi anlatısının gerek evrensel kültürel miras gerekse interdisipliner akademik çalışmalar bakımından stratejik değer taşıdığını vurguladı. Beş farklı oturumda toplam 100 akademik bildirinin sunulacağını kaydeden Prof. Dr. Gülçin, etkinliğin uluslararası ortak projeleri teşvik etmesini ve bölgeye dönük saha araştırmalarına yeni bilimsel açılımlar kazandırmasını amaçladıklarını belirtti.