Türkiye dahil 19 ülkeden İsrail'e tepki: Her türlü ilhaka karşıyız
Türkiye ile birlikte aralarında Brezilya, Fransa, İspanya, Suudi Arabistan ve Ürdün’ün de bulunduğu 18 ülke, ayrıca Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı, İsrail’in Batı Şeria’daki kontrolünü genişletmeye yönelik son kararlarını en güçlü ifadelerle kınadı. Dışişleri bakanları ve iki kuruluşun genel sekreterleri tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, söz konusu adımların uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğu vurgulandı.
Açıklamada, İsrail’in Batı Şeria’daki Filistin topraklarını “devlet arazisi” olarak yeniden sınıflandırmaya yönelik girişimlerinin, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı ve İsrail idaresini bölgede daha da derinleştirdiği belirtildi. Bu adımların sahadaki mevcut durumu değiştirmeyi ve fiili ilhak sürecini ilerletmeyi amaçladığı ifade edildi.
“Uluslararası Hukukun Açık İhlali”
Ortak metinde, İsrail’in yerleşim politikalarının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü başta olmak üzere uluslararası hukuk normlarına aykırı olduğu kaydedildi. Bu kararların bölgede barış ve istikrar çabalarını zayıflattığına dikkat çekildi.
Ayrıca İsrail hükümetine, aldığı kararları derhal geri çekmesi, uluslararası yükümlülüklerine uygun hareket etmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki ve idari statüsünü kalıcı biçimde değiştirecek adımlardan kaçınması çağrısı yapıldı.
“Her Türlü İlhaka Karşıyız”
Açıklamada, E1 projesi kapsamında atılan adımların ve yerleşim faaliyetlerindeki hızlanmanın iki devletli çözüm perspektifine zarar verdiği belirtildi. 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarında, Doğu Kudüs dahil olmak üzere demografik yapıyı ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik tüm girişimlerin reddedildiği vurgulandı.
Batı Şeria’da artan yerleşimci şiddetine de dikkat çekilerek, İsrail’in bu eylemleri durdurması ve sorumluları hesap verebilir kılması gerektiği ifade edildi. Kudüs’teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünün korunmasının, özellikle Ramazan ayında, bölgesel istikrar açısından hayati önem taşıdığı kaydedildi.
Alıkonulan Vergi Gelirleri İçin Çağrı
Ortak açıklamada, İsrail’in Filistin Yönetimi’ne ait vergi gelirlerini derhal serbest bırakması talep edildi. Paris Protokolü çerçevesinde Filistin tarafına aktarılması gereken bu kaynakların, Gazze ve Batı Şeria’daki temel kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesi için kritik olduğu belirtildi.
Taraflar, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, Arap Barış Girişimi ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda iki devletli çözüme dayalı adil ve kalıcı bir barışa olan bağlılıklarını yineledi. Açıklamada, İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesinin bölgesel barış ve entegrasyon için temel şart olduğu vurgulandı.