ABD-İsrail Planları Sahada Karşılık Bulmadı, Türkiye Arabulucu
ABD–İsrail ile İran arasındaki savaş üçüncü gününde devam ederken, Türk güvenlik kaynakları önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamalarda özellikle İncirlik Üssü’nün Türkiye’ye ait olduğunun altı çizildi ve çatışmanın kısa sürede sona ermeyebileceği vurgulandı. Güvenlik kaynakları, savaşın uzamasının ABD ve İsrail açısından dezavantaj yaratabileceğini belirtti.
Türkiye’ye yönelik doğrudan bir saldırının beklenmediği ifade edilirken, NATO üyesi Türkiye’nin böyle bir durumda NATO 5. madde kapsamına gireceği ve İran’ın 32 ülkeyi karşısına alacağı belirtildi. Bu çerçevede Türkiye’nin diplomatik rolü ön plana çıktı; Ankara, savaşın sona ermesi için arabulucu görevini yürütüyor. Daha önce İstanbul’da planlanan görüşmelerin de bu çabaların bir parçası olduğu kaydedildi.
Güvenlik kaynakları, kamuoyunda tartışılan “ABD üsleri” iddialarını da net bir şekilde yalanladı. İncirlik Üssü’nün Türkiye’ye ait olduğu ve komutanının Türk olduğu, üste sadece ABD unsurlarının değil, farklı NATO ülkelerinden askerlerin de görev yaptığı vurgulandı. 15 Temmuz sonrası üsten ABD’ye ait ağır silahların büyük kısmının çıkarıldığı ve kullanım yetkisinin Türkiye’de olduğu ifade edildi. Kürecik Radar Üssü’nün ise NATO çerçevesinde faaliyet yürüttüğü ve İsrail’e doğrudan bilgi aktarımı yapılmadığı bildirildi.
Kaynaklar, ABD’nin İran’a yönelik bazı beklentilerinin sahada karşılık bulmadığını, özellikle Ali Hamaney’in öldürülmesi öngörüsünün İran’da beklenen geniş çaplı halk hareketini tetiklemediğini, aksine İran’ın dirençli bir tutum sergilediğini belirtti.
Ayrıca Avrupa Birliği’nin henüz ortak bir karar alamadığı, İngiltere’nin ABD-İsrail hattına destek verdiği, Körfez ülkelerinin ise kısa vadede ortak hareket etmesinin zor olduğu ifade edildi. Genel değerlendirmede, çatışmanın kısa vadede sona ermeyeceği, Türkiye’nin diplomatik çabalarını sürdürerek barış için arabulucu rolünü yürüttüğü vurgulandı.