Açlık Sınırı 32 Bin TL’yi Aştı: Şubat Verileri Geçim Yükünü Gözler Önüne Serdi
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Şubat 2026 dönemine ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Verilere göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 32 bin 365 TL’ye yükseldi.
Bir önceki ay 31 bin 223 TL olan açlık sınırının sadece bir ayda 1.142 TL artması, mutfak harcamalarındaki yükselişin hız kesmediğini ortaya koydu. Açlık sınırı, yalnızca gıda giderlerini kapsadığı için temel tüketim maddelerindeki fiyat değişimlerini doğrudan yansıtan önemli bir ekonomik gösterge olarak değerlendiriliyor.
Yoksulluk Sınırı 105 Bin TL’yi Geçti
Araştırmaya göre gıda harcamasına ek olarak giyim, barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderleri kapsayan yoksulluk sınırı da artışını sürdürdü. Ocak ayında 101 bin 706 TL olan yoksulluk sınırı, Şubat ayında 105 bin 425 TL’ye çıktı.
Bu tablo, dört kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için gerekli toplam gelirin 100 bin TL’nin oldukça üzerine çıktığını ortaya koydu. Uzmanlar özellikle kira, enerji ve temel hizmet maliyetlerindeki artışın bu yükselişte belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Bekâr Çalışanın Yaşam Maliyeti 41 Bin 900 TL
Türk-İş verileri, tek başına yaşayan çalışanların da geçim şartlarının zorlaştığını gösterdi. Ocak ayında 40 bin 540 TL olan bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti, Şubat ayında 41 bin 900 TL’ye yükseldi.
Bu artış, özellikle büyük şehirlerde yaşayan çalışanların gelir-gider dengesini kurmakta daha fazla zorlandığını ortaya koyarken, sabit gelirli kesimler üzerindeki ekonomik baskının sürdüğüne işaret ediyor.
Gıda Enflasyonu Yıllık %38,76
Araştırmaya göre dört kişilik ailenin gıda harcamasındaki artış Şubat ayında aylık bazda yüzde 3,65 oldu. Son 12 aylık artış oranı yüzde 38,76 olarak hesaplanırken, yıllık ortalama artış yüzde 39,43 seviyesine ulaştı.
Bu veriler, özellikle dar gelirli vatandaşların bütçesinde gıda harcamalarının payının giderek arttığını ve temel ihtiyaçlara erişimin zorlaştığını ortaya koyuyor.