reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23
sivas360 Genel Sivas Kemiği Gelenekten Geleceğe Taşınıyor: Boynuzlardan Zarif Tasarımlar Üretiliyor

Sivas Kemiği Gelenekten Geleceğe Taşınıyor: Boynuzlardan Zarif Tasarımlar Üretiliyor

Sivas’ta yüzyıllardır özellikle bıçak sapı ve tarak yapımında kullanılan manda ve koç boynuzları, geleneksel el işçiliğiyle yeniden hayat buluyor.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi

Sivas Kemiği Gelenekten Geleceğe Taşınıyor: Boynuzlardan Zarif Tasarımlar Üretiliyor

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü’nde sürdürülen çalışmalarla, “Sivas kemiği” olarak bilinen bu özel malzeme günümüzde tarak, tespih, kolye, küpe ve kravat iğnesi gibi modern tasarımlara dönüştürülüyor.

Dayanıklılığı ve kendine özgü görünümüyle dikkat çeken boynuzlar, uzun bir hazırlık sürecinden geçirildikten sonra işleniyor. Üretimde genellikle en az 3-4 yıl doğal şekilde kurutulmuş manda ve koç boynuzları tercih ediliyor. Yeni kesilmiş boynuzlar, istenilen kalite ve dayanıklılığa ulaşmadığı için üretimde kullanılmıyor.

Atölyeye ham halde getirilen boynuzlar önce kesilerek uygun ölçülere getiriliyor. Ardından ısıtma ve presleme işlemleriyle şekillendirilen malzeme, yapılacak ürüne göre yeniden kesiliyor. Tasarım aşamasında belirlenen çizimler boynuz yüzeyine aktarılıyor, sonrasında kesim, zımparalama ve parlatma işlemleriyle ürünler kullanıma hazır hale getiriliyor.

Sivas Olgunlaşma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Hüseyin Göçer, boynuzun tarih boyunca farklı anlamlar taşıdığını belirterek, günümüzde ise estetik ve sanat yönüyle değerlendirildiğini söyledi.

Göçer, “Geçmiş dönemlerde kemik ve boynuz güç ile avcılığın simgesi olarak görülüyordu. Zaman içerisinde bu anlayış değişerek estetik ve sanat odaklı bir noktaya geldi. Bugün bu malzemeleri zarif aksesuarlar ve dekoratif ürünlere dönüştürüyoruz” dedi.

Boynuz seçiminde büyük titizlik gösterdiklerini ifade eden Göçer, özellikle manda boynuzunun sert yapısı nedeniyle tespih gibi ürünlerde tercih edildiğini belirtti. Göçer, uzun süre kurutulan boynuzların daha kaliteli ve dayanıklı ürünlerin ortaya çıkmasını sağladığını dile getirdi.

Atölyede yapılan çalışmalarla geleneksel Sivas el sanatlarının yeni tasarımlarla buluşturulduğunu aktaran Göçer, “Ham bir malzemeyi sabır ve el emeğiyle estetik bir ürüne dönüştürüyoruz. Sivas bıçağı ve tarağının geçmişten gelen ününü farklı ürünlerle yaşatmaya devam ediyoruz. Sivas kemiğinden yapılan tespih ve aksesuarlar da büyük ilgi görüyor” ifadelerini kullandı.

Sivas kemiği, geçmişten gelen ustalık geleneğini modern tasarımlarla birleştirerek kentin kültürel mirasındaki yerini korumaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...