Küresel Ekonomide Savaş Alarmı: Günlük Maliyet 1,5 Milyar Doları Aştı!
Dünya genelinde tırmanan askeri operasyonlar ve jeopolitik gerilimler, sadece birer güvenlik meselesi olmaktan çıkıp küresel ekonomik sistemin temellerini sarsan yapısal bir krize dönüştü. Gazeteci-yazar Hasan Hüseyin Öz, gdh’a yaptığı değerlendirmelerde, mevcut tabloyu "sistemsel bir çöküşün habercisi" olarak nitelendirdi.
"Sistemsel Bir Krizin Tam Ortasındayız" Savaşın ekonomik arka planını analiz eden Öz, durumun basit bir bütçe meselesi olmadığını vurguladı: "Aslında sistemsel bir krizin tam ortasındayız. Savaşı, bir sistem krizinin sonucu olarak okumak gerekiyor. Amerikan ekonomisinin her geçen gün artan bir borç yüküyle karşı karşıya kaldığı bir zaman dilimindeyiz." Öz, dünya genelindeki toplam borcun 350 trilyon doları, ABD’nin borcunun ise 38-39 trilyon dolar seviyesine ulaştığına dikkat çekti.
Günlük Savaş Faturası Dudak Uçuklatıyor Operasyonların uzamasının maliyetleri katladığını belirten Öz, çarpıcı rakamlar paylaştı:
Günlük Maliyet: 1,5 milyar doların üzerinde.
2 Aylık Projeksiyon: Doğrudan maliyetin 90 milyar doları, dolaylı maliyetin ise 200 milyar doları aşması bekleniyor.
Enerji Fiyatları ve Pompa Baskısı ABD yönetiminin askeri takvimini belirleyen en kritik unsurun "akaryakıt fiyatları" olduğunu ifade eden Öz, "Halkın artan pompa fiyatlarına olan tahammülü, yönetimin askeri takvimini doğrudan etkileyebilir. Enerji piyasalarındaki bir kriz, tedarik zincirini kırar ve kronik enflasyona yol açar" dedi.
İran ve Rus Petrolüne "Zorunlu" Alan Küresel enerji arzını korumak için Batı'nın geri adım atmak zorunda kaldığını belirten Hasan Hüseyin Öz, İran ve Rus petrolüne alan açılmasını bir "denge arayışı" olarak tanımladı. Öz'e göre, düne kadar ambargo uygulanan bu kaynaklara bugün enerji fiyatlarını dizginlemek için ihtiyaç duyuluyor.
Petrodolar Sistemi ve Doların Egemenliği Analizinin en kritik noktalarından biri de doların küresel hakimiyetiydi. Petrol ticaretinde alternatif para birimlerinin (Rusya ve Çin örneği gibi) kullanılmaya başlanmasının sistemi baskı altına aldığını söyleyen Öz, şu uyarıda bulundu: "Bu sadece ticaret değil; sistemin parasal egemenliğinin çözülmesi. Doların enerji üzerinden kurduğu zorunlu talep kırılıyor."
Sonuç olarak Öz, savaşın askeri bir süreçten ziyade ekonomi-politik bir zemin üzerinde ilerlediğini ve küresel ekonomik düzende çok daha büyük bir dönüşümün tetikleyicisi olacağını vurguladı.