Lisans eğitim süresinde değişiklik masada: 3 yıla düşürülmesi planlanıyor
Özvar, bu adımın yalnızca derslerin sıkıştırılması veya öğrencilerin bir an önce mezun edilmesi anlamına gelmediğini vurguladı.
29 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Özvar, “Bunu sadece ‘3 yıla indirme projesi’ gibi düşünmeyin. Üniversite eğitiminin kısaltılması, derslerin azaltılması olarak algılanmamalı. Bu, çok daha büyük ve kapsamlı bir dönüşümün parçasıdır” dedi.
“Yeni Öğrenim Alanları ve Araçları Öne Çıkıyor”
Özvar, üniversitelerin bilgi aktarmanın ötesine geçerek öğrencilere beceri kazandıran kurumlar haline gelmesi gerektiğini belirtti. Dünyada eğitim ve teknoloji alanında yaşanan hızlı değişimlerin, üniversite eğitimini de doğrudan etkilediğini söyledi:
“Artık üniversiteler sadece bilgiyi aktarmamalı, öğrencilerimizin gelecekte ihtiyaç duyacağı beceri ve yetkinlikleri kazandırabilecek yapıya dönüşmelidir.”
“Üniversiteler Programlarını Yeniden Yapılandırmalı”
Özvar, tüm üniversitelere, yıllardır değişmeyen ders içeriklerini ve programlarını günün koşullarına uygun hale getirmeleri çağrısında bulundu. Amaçlarının 4 yılı 3 yıla sıkıştırmak olmadığını, derslerin daha etkin, öğrencilerin ise okurken sektörel tecrübe kazanmasını hedeflediklerini söyledi.
“Dersler daha verimli olmalı, öğrencilerimiz eğitim süresince hem bilgi hem de beceri kazanmalı. Dünyayla ilişkisi kopmuş programlar artık gözden geçirilmeli, günümüz ve geleceğin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmelidir.”
“Öğrenciler Mezun Olmadan Sektörle Tanışacak”
YÖK Başkanı, uygulamanın öğrencilere mezun olmadan önce sektörle temas kurma fırsatı sağlayacağını belirtti. Bu sayede hem bilgi hem de beceriyi etkin şekilde kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
“Dijital Dünyada Türkiye Görünür Hale Geldi”
Özvar, Türkiye’deki üniversitelerin uluslararası sıralamalarda daha görünür hale geldiğini, birçok program ve bölümün dünya sıralamalarında ilk 100, 50 ve hatta 10’a girdiğini vurguladı.
“Bu sonuçlar, üniversitelerimizin öğrencisi, akademisyeni ve yöneticisiyle uluslararası alanda daha güçlü bir aktör haline geldiğini gösteriyor. Yaptığımız dönüşüm, üniversitelerimizi hem bölgesel hem uluslararası alanda daha ilgi çekici ve etkin kılmayı hedefliyor.”
Özvar, tüm bu çalışmaların uzun vadeli bir dönüşümün parçası olduğunu, YÖK ve üniversitelerin dijital dünyadaki değişimlere pasif kalmayıp aktif olarak yanıt verdiğini de sözlerine ekledi.