Güven ortamının ilk sonuçları... "Terörsüz Türkiye" süreci etkisini göstermeye başladı
Geçmişte güvenlik endişeleri nedeniyle girilemeyen dağlar ve vadiler, bugün doğa tutkunları, sporcular ve bölge halkı tarafından ziyaret ediliyor.
Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da güven ortamının güçlenmesi, kırsal alanlarda da önemli değişimleri beraberinde getirdi. Daha önce güvenlik amacıyla kullanılan bazı kontrol noktaları kaldırılırken, bazı bölgelerdeki askeri yapılanmalarda da düzenlemelere gidildi.
Yıllarca terör örgütünün faaliyet alanı olarak kullandığı bölgeler, artık doğa sporları ve kültürel etkinliklerle anılıyor. Diyarbakır’ın Kulp ilçesi ile Muş’un Şenyayla bölgesi arasında bulunan, yaklaşık 2 bin 600 metre rakımlı Berbihiv bölgesi de bu alanlardan biri. Geçmişte PKK’nın sözde yönetim merkezlerinden biri olarak gösterilen bölge, son dönemde doğa yürüyüşleri ve dağcılık faaliyetleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Kulp kırsalındaki Dorşin Dağı ve Eskar Yaylası da güvenliğin sağlanmasının ardından doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer aldı. Özellikle ters laleleriyle bilinen Dorşin Dağı, doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor.
Kulp-Muş hattında bulunan 2 bin 840 metre yüksekliğindeki Andok Dağı da zirve yürüyüşü yapan sporcuların rotalarından biri haline geldi. Daha önce güvenlik nedeniyle sınırlı erişim sağlanan bölgede bugün çok sayıda ziyaretçi doğayla iç içe zaman geçiriyor.
Diyarbakır’ın Dicle ilçesi kırsalındaki Görese Dağı çevresinde yer alan Kurşunlu, Kırkpınar, Kayaş, Bahro Boğaz, Küpetaş, Yokuşlu ve Kelekçi bölgeleri de artık doğa meraklılarını ağırlıyor. Geçmişte terör saldırılarının planlandığı alanlar, bugün trekking ve dağ sporlarıyla gündeme geliyor.
Silvan ilçesindeki Boyunlu ve Boşat Kalesi ile Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsalındaki Bagok Dağı ve tarihi Bagok Kalesi de uzun yılların ardından yeniden ziyaretçilerin ilgisini çekmeye başladı.
Bir dönem güvenlik sorunlarıyla anılan bu bölgeler, bugün doğal güzellikleri, tarihi dokuları ve kültürel zenginlikleriyle yeni bir döneme hazırlanıyor. Dağlar ve vadiler, artık silah sesleriyle değil; doğa yürüyüşleri, türküler ve bölge halkının geleneksel etkinlikleriyle anılıyor.