reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Genel Asırlık Gelenek: Kırgız Türklerinin Ata Mirası Yok Oluyor!

Asırlık Gelenek: Kırgız Türklerinin Ata Mirası Yok Oluyor!

Yozgat Yenifakılı’da yaşayan Kırgız Türkleri, ata mirası deri işlemeciliğini yaşatmak için direniyor; ancak usta eksikliği sanatı tehdit ediyor.

KAYNAK: İHA
MUHABİR: Haber Merkezi

Orta Asya’dan Anadolu’ya Uzanan Sabır Yolculuğu

Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, ata meslekleri olan deri işlemeciliğini yaşatmaya çalışıyor.

Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Kırgız kültüründe deri işlemeciliği önemli bir yere sahip. Göçebe yaşam tarzının bir parçası olan deri ürünler dayanıklılığı, sıcak tutması ve uzun ömürlü olması nedeniyle günlük yaşamda sıkça kullanılıyor. Özellikle mest ve çizme gibi ürünler hem ibadet sırasında hem de zorlu hava şartlarında tercih ediliyor. 

El emeğiyle üretilen mest, çizme, kemer, kalpak ve kırbaç gibi ürünler hem kültürel mirasın bir parçası hem de bölgedeki Kırgız topluluğu için önemli bir değer taşıyor. Ancak ustalar, mesleğin son temsilcileri olduklarını ve çırak bulamadıkları için sanatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.

"El sanatı burada yok olmak üzere"

70 yaşındaki Boncun Işık, mesleği kayınbabasından devraldığını belirterek, 

"Kayınbabam da yaşlandı, bıraktı bu mesleği. Şu anda ben yürütüyorum. El sanatı burada yok olmak üzere. Bizden de çırak çıkmadı. Kimse bu işi yapmak istemiyor. Bu çok sabır isteyen bir iş. Elde dikiyoruz. Mestleri, üç dört gün civarında tamamlıyorum. Talep Kırgızlardan oluyor, bizim Kırgızlar alıyor. Kadın, erkek, namaz için iyi oluyor sıcak tutuyor ayağı" 

dedi.

"Mehmetçiklerimiz ve komutanlarımız için çizme yapıyorum"

Yıllardır deri işleyen bir diğer usta Mehdi Ömer ise siparişlerin Türkiye’nin farklı illerine kadar ulaştığını ifade etti. Mehdi Ömer, 

"Yaşım 70 bu mesleği 27 yıldır yapıyorum. El işi çorap, mest, kırbaç, mont, kalpak, çizme, kemer. Bunları 50’ye yakın deri türünden yapıyorum. Kardeşlerim Erciş Ulupamir'den siparişler alıyor. İstanbul, Konya, Kayseri'ye satıyoruz. Mestlerin türleri ayrı ayrı. Kösele olanlar üç buçuk dört gün zamanımı alıyor. Onları üç dört bin liraya satıyorum. Çizmeler var, onları dört, dört buçuk günde yapıyorum. Mehmetçiklerimiz ve komutanlarımız için yapıyorum. Mont ve kalpakları bir ila beş gün arasında yapıyorum"

şeklinde konuştu.


Ustalar, özellikle gençlerin mesleğe ilgi göstermemesinden yakınıyor. Sabır ve el emeği gerektiren deri işlemeciliğinin çırak yetişmemesi nedeniyle birkaç yıl içinde tamamen kaybolmasından endişe ediliyor.

Kırgız kültüründe önemli bir yer tutan deri işlemeciliği, yalnızca bir geçim kaynağı değil aynı zamanda kimliğin ve geleneğin bir yansıması olarak görülüyor. Yenifakılı’daki ustalar ise ata yadigarı bu sanatı yaşatabilmek için tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ediyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...