Son dönemde birçok kiracı, kira sözleşmesi imzalanırken boş bırakılmış ya da tarih atılmamış tahliye taahhütnamesini imzalamaya zorlandığını öne sürüyor. Uzmanlara göre bu durum, ilerleyen süreçte ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor.
Pandemi sonrası hızla yükselen kira bedelleri, bazı ev sahiplerini mevcut kiracıları tahliye ederek taşınmazlarını daha yüksek bedellerle yeniden kiraya verme arayışına itti. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle kiracıyı doğrudan tahliye edemeyen mal sahiplerinin, tahliye taahhütnamesi yoluna başvurduğu ifade ediliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan hukukçu Av. Tuna Şimşek, özellikle boş olarak imzalatılan taahhütnamelere dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
“Tahliye taahhüdü boş olarak isteniyor. Sonradan doldurulduğu iddiası mahkemede yazılı delille ispatlanmak zorunda. Bu da çoğu zaman mümkün olmuyor. İcraya konduğunda itiraz edilse bile mahkeme itirazın iptaline ve tahliyeye karar verebiliyor.”
Bu durum, kiracıların imzaladıkları belgelerin içeriğini ve hukuki sonuçlarını yeterince bilmeden hareket etmeleri halinde ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, kiracıların sözleşme sürecinde kendilerine sunulan tüm belgeleri dikkatle incelemeleri, boş veya tarih kısmı doldurulmamış evrakları imzalamamaları gerektiğini vurguluyor.
Artan konut talebiyle birlikte yeniden gündeme gelen tahliye taahhütnamesi tartışması, kiracı–ev sahibi ilişkilerinde denge ve güven konusunu bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı.