Sivas’ın Kangal ilçesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin enerji üretim kapasitesi açısından kritik tesisleri arasında yer alan Kangal Termik Santrali’nde üretim süreçlerinin tamamen durdurulduğu öne sürüldü. Torku markasının çatısı altındaki Konya Şeker tarafından işletilen tesiste yaşanan bu gelişme, bölge ekonomisi ve enerji sektörü açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Edinilen bilgilere göre, yıllık 1 milyon 908 bin 229 megavatsaat (MWh) elektrik üretim kapasitesine sahip dev tesiste, operasyonel faaliyetlerin askıya alınmasıyla birlikte bine yakın personelin ücretli ve ücretsiz izin uygulamasıyla işten uzaklaştırıldığı iddia ediliyor.
Kömür Tedarikindeki Kriz Üretim Faaliyetlerini Durma Noktasına Getirdi
Son yıllarda finansal sürdürülebilirlik ve maliyet yönetimi konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığı belirtilen tesisin, üretim için hayati önem taşıyan kömür alımlarının bedelini karşılamakta güçlük çektiği ileri sürülüyordu. İşletmeci kuruluş olan Konya Şeker tarafından bir süre önce satışa çıkarılan ancak mevcut piyasa koşullarında alıcı bulunamadığı için devri gerçekleşemeyen santralde, yakıt tedarik zincirinin tamamen koptuğu öğrenildi. Kömür sevkiyatının durmasıyla birlikte kazanların soğuduğu ve elektrik üretiminin sıfırlandığı belirtilirken, tesis bünyesinde istihdam edilen yaklaşık bin çalışanın belirsiz bir süreliğine ücretli ve ücretsiz izne ayrıldığı ifade ediliyor.
"Dev işletmede kömür tedariğinin tamamen kesilmesiyle birlikte elektrik üretiminin durdurulduğu ve bine yakın çalışanın ücretli ile ücretsiz izne çıkartıldığı ileri sürüldü."
Özelleştirme Süreci ve Tesisin Enerji Sektöründeki Tarihsel Seyri
Sivas’ın enerji altyapısında merkezi bir konuma sahip olan Kangal Termik Santrali, kamudan özel sektöre geçiş sürecinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Tesis, 8 Şubat 2013 tarihinde gerçekleştirilen özelleştirme ihalesinin ardından Torku’nun iştiraki konumundaki Konya Şeker’in yönetimine devredilmişti. Yıllık 1 milyon 908 bin 229 MWh seviyesindeki kurulu üretim gücüyle ulusal elektrik şebekesine önemli bir katkı sağlayan santral, devir sürecinin ardından hem teknik kapasitesi hem de çevresel yükümlülükleri bağlamında kamuoyunun yakından takip ettiği bir sanayi yatırımı haline geldi.

Çevresel Düzenlemeler, Filtre Süreci ve Geçmişteki Kapanma Kararı
Kangal Termik Santrali, üretim geçmişi boyunca yalnızca enerji verileriyle değil, aynı zamanda çevresel etkileri ve iş gücü dinamikleriyle de sık sık ulusal gündemde yer aldı. Tesis, 2020 yılının başında baca gazı arıtma sistemlerindeki eksiklikler nedeniyle ciddi bir yaptırımla karşılaşmıştı. Çevre mevzuatının öngördüğü filtreleme standartlarını karşılayamadığı gerekçesiyle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan talimatı doğrultusunda 1 Ocak 2020 tarihinde santraldeki tüm üretim faaliyetleri mühürlenerek durdurulmuştu.
Söz konusu yaptırımın ardından işletmeci firma tarafından baca filtrelerinin montajı ve çevresel iyileştirme çalışmaları hızla tamamlanmıştı. Gerekli teknik şartların yerine getirilmesiyle birlikte santral, kapanma kararından 30 gün sonra tek türbin üzerinden yeniden enerji üretmeye başlamış, 6 aylık sürecin sonunda ise tüm ünitelerini devreye alarak tam kapasite çalışma düzenine geri dönmüştü.
Çevre Tartışmaları ve İşçi Eylemleriyle Şekillenen Son Yıllar
Filtre krizinin aşılmasının ardından geçen süreçte de Kangal Termik Santrali üzerindeki tartışmalar sona ermedi. Bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından gündeme getirilen hava ve çevre kirliliği iddiaları, tesisin çevresel performansı üzerindeki denetim beklentilerini sürekli canlı tuttu. Bununla paralel olarak, tesis içerisinde çalışan işçilerin özlük hakları, çalışma koşulları ve ücret politikaları nedeniyle gerçekleştirdiği eylemler de santralin yakın dönem tarihine damga vuran başlıklar arasında yer aldı. Kömür tedarikinin kesilmesiyle ortaya çıkan son üretim durdurma iddiaları ise tesisin geleceğine dair belirsizlikleri daha da derinleştirdi.
