FED Faiz Kararı Sonrası Değerli Metallerde Son Durum
Küresel finans piyasalarının haftalardır kilitlendiği ABD Merkez Bankası (FED) faiz kararı resmen duyuruldu. Para politikasında sürprize yer vermeyen banka, faiz oranlarını piyasa beklentileri doğrultusunda sabit bıraktı. Ancak bu kararın ardından altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarında öngörülen yukarı yönlü ivme gerçekleşmedi; yatırımcıların rotasını ABD tahvil getirilerine ve dolara çevirmesiyle değerli metallerde geri çekilme yaşandı.
Finans piyasalarındaki son hareketliliği analiz eden Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, FED'in tutumunun piyasa tarafından zaten fiyatlandığını belirterek şu tespitte bulundu:
"FED faizde değişime gitmedi. Piyasanın beklediği bir karardı. Sürpriz olmadı. Ancak aralık ayında 25 baz puan faiz artırma olasılığı var. Piyasalar bunu beklemeye devam ediyor."

Küresel Merkez Bankaları ve Altın Piyasasındaki Baskı
Haftalık kapanışta ons ve gram bazında düşüş trendinin korunduğunu dile getiren Memiş, uluslararası piyasalarda altının üzerinde planlı bir baskı kurulduğunu vurguladı. Mevcut tabloda ons altının 3 bin 990 dolar, gram altının ise 6 bin 415 TL seviyelerinde işlem gördüğünü kaydeden uzman isim, satış baskısının arka planını şu sözlerle aktardı:
"FED her ne kadar faizde bir değişime gitmese de altın ve gümüş gibi değerli metallerde haftayı düşüşle tamamladığımızı görüyoruz. Şu an uluslararası piyasalarda ons altın 3 bin 990 dolar, gram altın 6 bin 415 TL. Burada yüzde 1 civarında bir düşüşle haftayı tamamlıyoruz. Altın tarafında büyük bir oyun var. Özellikle yatırımcıların bunu fark etmesi lazım. Körfez ülkeleri, dünyadaki bütün merkez bankaları nakit ihtiyacından dolayı altın satmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla Çin, Amerika ve Rusya ucuzdan altınları topluyor. O yüzden altın tarafında teknik olarak biraz daha baskı devam edebilir."

Yatırımcılar İçin Portföy ve Varlık Koruma Stratejisi
Piyasalardaki yönelimin geçici olduğunu ve güçlü dolar ortamının ABD ekonomisinin de aleyhine işlediğini savunan Memiş, yatırımcıların günlük dalgalanmalardan ziyade orta ve uzun vadeli planlamalara odaklanması gerektiğinin altını çizdi. Yaşanan süreçte spekülatif tuzaklara dikkat çeken uzman, piyasa stratejisini şu cümlelerle özetledi:
"Şu anda savaşı bilerek ve isteyerek sürdürenler, doları tercih eden yatırımcılar, portföylerinde özellikle dolar ve nakit ihtiyacından dolayı altın satmak zorunda kalıyorlar. O yüzden yatırımcının burada yapması gereken en tabii ve doğal durum, uzun vadeli bir strateji belirlemek ve bugünkü manipülasyon piyasasında varlıklarını korumak. Varlıkların korunması gereken bir süreçten geçtiğimizi belirtmek isterim. Şu anki koşullara baktığımızda ibre Amerikan tahvil faizlerinden ve dolardan yana. Bu tarafa baktığımız zaman bir yükseliş var ama önemli olan bunun sürdürülebilir bir yükseliş olup olmadığı. Amerikan tahvil faizlerinin yükselmesi ve doların güçlü kalması Amerika'nın ve FED'in de çok işine gelmiyor. Belirsizlik devam ediyor. Enflasyon artmaya devam ediyor."

Petrol Fiyatları ve Jeopolitik Risklerin Altına Etkisi
Altın fiyatları üzerindeki seyrin yalnızca faiz ve tahvil getirileriyle açıklanamayacağını, enerji maliyetlerinin de belirleyici olduğunu belirten İslam Memiş, brent petrolün 115 dolar civarındaki güçlü duruşunun dengeleri sarstığını aktardı. Jeopolitik risklerin tahmin yapmayı zorlaştırdığına değinen Memiş, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:
"Altın bir noktada Amerikan tahvil faizlerini ve doları takip etmiyor. Petrolü takip ediyor. Petrol de 115 dolar seviyesinde. Petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ettikçe Körfez ülkeleri de mecburen nakit ihtiyacından dolayı altın satmak zorunda kalıyor. Bu belli bir süre daha devam edebilir. Bir ay daha devam edebilir ama sonuç itibarıyla çok sürdürülebilir bir durum değil. Altın baskılanıyor, baskılanmaya devam ediyor. Sert dalgalanmalar devam ediyor ama bunun yanında da birçok bilinmezlik ve belirsizlik var. Bu belirsizliğe karşı da riskimizi iyi korumamız gerekiyor. Küresel piyasalarda bir gün çok uzun bir vade oluyor. Çünkü bir günde çok şey değişebiliyor. Trump'ın açıklamalarına baktığımız zaman bir gün savaştan bahsediyor, bir gün barıştan bahsediyor. Ciddi bir belirsizlik var. Özellikle Körfez'de yaşanan savaş riskinin artıyor olması belirsizliğe neden oluyor. Özellikle petrol tarafını önemsiyoruz. Burada ciddi bir bilinmezlik var. Bu ortamda finansal piyasalarda 2-3 ay sonrasını öngörmek mümkün değil. Paranın daha kıymetli olduğu ve varlıkların korunması gerektiği bir döneme denk geldiğimizi söylemeliyim."