Enkazlar Arasında Üniversite: Gazze'de Öğrenci Olmak
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Bilim İletişimi Ofisi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda yürütülen "Gazze İçin Bilim Kafe" buluşmaları kapsamında dikkat çekici bir panele imza attı. Alanya Gençlik Merkezi ortaklığıyla Nebahat Şifa Anadolu İmam Hatip Lisesi ev sahipliğinde gerçekleşen "Gazze’de Öğrenci Olmak" başlıklı konferans; akademisyenleri, idarecileri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programa ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er, Alanya Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Eşref Sarı, Okul Müdürü Yılmaz Kısa, Filistinli Öğrenciler Topluluğu üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

Tarihsel Süreç ve Gazze'deki Sistematik Yıkımın Boyutları
Konferansın açılış sunumunu üstlenen ALKÜ Dış İlişkiler Koordinatörlüğünden Öğr. Gör. Dr. Diren Doğan, Filistin coğrafyasında yaşanan krizin tarihsel arka planını kronolojik veriler ışığında aktardı. 1947 Birleşmiş Milletler Paylaşım Planı ile başlayan süreci 1948 Nakba (Büyük Felaket) ve 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı üzerinden özetleyen Doğan, 7 Ekim 2023 sonrasında şiddetlenen askeri saldırıların oluşturduğu yıkımı değerlendirdi. Saldırılarda sivil yerleşim yerlerinin, sağlık merkezlerinin ve yükseköğretim kurumlarının doğrudan hedef alındığına dikkat çeken Doğan, fiziksel altyapının çökmesine rağmen akademik hayatın olağanüstü zorluklarla sürdürüldüğünü vurguladı.

Çadır ve Harabeler Arasında Kesintisiz Eğitim Gayreti
Etkinlik kapsamında, Gazze İslam Üniversitesi Ebelik Bölümü öğrencisi Nur Naim Elbaz'ın bölgedeki günlük yaşamı ve ders koşullarını içeren doğrudan tanıklığına yer verildi. Ulaşım hatlarının tahrip edildiği ve binaların enkaz haline geldiği şehirde yüz yüze ve uzaktan eğitimi sürdürmenin zorluklarına değinen Elbaz, yaşadığı süreci şu sözlerle dile getirdi:
"Eğitimimi çevrim içi olarak sürdürüyorum ancak bazı günler yüz yüze dersler gerçekleşiyor. Yolların tahrip edilmesi ve süregelen bombardımanlar nedeniyle neredeyse yok durumdaki ulaşım imkânlarıyla üniversiteye gitmek zorunda kalıyorum. Üniversiteye vardığımda ise binaların çoğu bombalanmış ya da ağır hasar görmüş durumda olduğundan ders çalışmayı oldukça zorlaştırıyor. Binalar bombalandığı için genel eğitim şartları zaten oldukça yetersiz kalıyor. Çevrim içi ders çalışmak istediğimizde ise internet bağlantısı çok zayıf oluyor; bu nedenle çadırımdan çıkıp internetin çektiği bir alan aramak zorunda kalıyorum. Çok fazla zorlukla karşılaşıyoruz fakat eğitimimize devam edebilmek ve kendimizi geliştirmek için çabalıyoruz. Her halimize şükür olsun."

Kalemle Mücadele ve Nitelikli İnsan Kaynağının Korunması
ALKÜ öğrencisi ve Filistinli Öğrenciler Platformu Temsilcisi Kerem Saleh ise yaptığı değerlendirmede Filistin toplumunun akademik birikimine ve okuryazarlık düzeyine işaret etti. Bölgedeki askeri dengesizliğe dikkat çeken Saleh, toplumun geleceğini ayakta tutan yegâne gücün bilgi olduğuna vurgu yaptı. Okul saldırılarında ağabeyini kaybettiğini ifade eden Saleh, akademik kurumlara yönelik hedef almaların arkasında toplumun entelektüel geleceğini zayıflatma stratejisinin yer aldığını kaydetti. Çatışmalardan önce amfilerde ve okul sıralarında yer alan çocukların bugün en temel yaşamsal ihtiyaç maddeleri ile su kuyruklarında saatler geçirdiğini hatırlattı.
Saleh, Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının ve ALKÜ Rektörlüğünün Filistinli öğrencilere sunduğu harç muafiyeti ile eğitim burslarının kriz ortamında hayati bir dayanışma örneği oluşturduğunu belirterek teşekkürlerini iletti. Programın kapanış bölümünde, ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er tarafından katkılarından dolayı Gençlik Merkezi Müdürü Ahmet Eşref Sarı'ya, Okul Müdürü Yılmaz Kısa'ya, Kerem Saleh'e ve Öğr. Gör. Dr. Diren Doğan'a resmi teşekkür belgeleri takdim edildi.