Sakarya’da Savcı ve Minibüs Şoförü Kavgasında Karşılıklı Suçlamalar: Soruşturma Başlatıldı
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde, 10 Haziran tarihinde bir cumhuriyet savcısı ile minibüs şoförü arasında trafikte çıkan tartışma ve sonrasında yaşanan kavga yargıya taşındı. Olayın ardından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı hem minibüs sürücüsü hem de Cumhuriyet Savcısı B.Y.Ç. hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığını duyurdu. Kavşakta başlayan ve araç kameralarına saniye saniye yansıyan gerginliğe, çevredeki vatandaşların da dahil olduğu görüldü.

Başsavcılık: "Hiçbir Ayrıcalık Tanınmaksızın İşlem Yapıldı"
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, adaletin tarafsızlığına vurgu yapıldı. Açıklamada, olayda adı geçen Cumhuriyet Savcısı B.Y.Ç. hakkında hiçbir ayrıcalık tanınmadığı belirtilerek; 'Ulaşım Araçlarının Hareketinin Engellenmesi', 'Basit Yaralama' ve 'Hakaret' suçlarından adli işlem başlatıldığı bildirildi. Ayrıca savcıya, Karayolları Trafik Kanunu’nun "Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya araçtan inmek" maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanacağı açıklandı.
Savcı B.Y.Ç.: "Bıçak ve Sopayla Saldırdılar"
Olayın ardından avukatı aracılığıyla açıklama yapan Cumhuriyet Savcısı B.Y.Ç. ise dehşet anlarını anlattı. Minibüs şoförünün, aracındaki adli kimlik kartını gördükten sonra aracı kasıtlı olarak üzerine sürdüğünü iddia eden B.Y.Ç., şoförün alkol veya uyuşturucu etkisinde olabileceği şüphesiyle durumu hemen 112’ye bildirdiğini söyledi.
Savcı B.Y.Ç. açıklamasının devamında olaya sonradan dahil olan bir taksi şoförünün kendisine saldırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Araç durduğunda yanımdaki kişinin savcı olduğumu belirtmesine rağmen, olaya sonradan dahil olan bir taksi şoförü üzerime önce sopayla, ardından bıçakla saldırmıştır. Bu şahsın ifadesinde bıçak kullandığını itiraf ettiği ve olaydan 5 gün önce uyuşturucu testi verdiği adli kayıtlarda sabittir. Bir Cumhuriyet Savcısına güpegündüz sopa ve bıçakla saldırılması durumun vehametini göstermektedir."
Geniş çaplı soruşturmanın, hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde titizlikle yürütüldüğü öğrenildi.