reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Yaşam Yozgatlı Molla Seyit Pehlivan: Vatanseverlik ve Cömertliğin Sembolü

Yozgatlı Molla Seyit Pehlivan: Vatanseverlik ve Cömertliğin Sembolü

Yozgat'ın Sorgun ilçesinden çıkan ve Balkan Savaşları'nda gösterdiği kahramanlıklarla adını duyuran Gazi Seyit Ünal, namıdiğer Molla Seyit Pehlivan, sadece cesur bir asker değil, aynı zamanda yiğit bir güreşçi ve cömert bir vatansever olarak anılıyor.

KAYNAK: İHA

Balkan Savaşlarında gösterdiği kahramanlıkla örnek olan Gazi Seyit Ünal namı diğer Molla Seyit Pehlivan vatanseverliği, sporculuğu ve cömertliği ile anılıyor.

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Boğazcumafakılı Köyünden Balkan Savaşlarına katılmak üzere cepheye giden Gazi Seyit Ünal, esir düşerek 7 yıl boyunca Rusya’da esir kaldı. Türklerin güreşte başarılı olması nedeniyle Rusya’da güreş müsabakası tertip edildi. Müsabakalara katılan Molla Seyit Pehlivan şampiyon oldu ve beraberindeki arkadaşlarıyla ülkesine geri döndü.

"Biz şehit çocuğuyuz"

Molla Seyit Pehlivanın torunu olan Arife Kılıç,

"Bizim dedemiz 7 yıl Rusya’da esir kalmış. Oğlu da Çanakkale’de şehit olmuş. Sonra babam yetişmiş o da Erzurum’da şehit olmuş. Biz şehit çocuğuyuz. Dedemizi Rusya’nın pehlivanıyla güreştirmişler. Güreştiği pehlivan ölmüş"

dedi.

"Dedemizle gurur duyuyoruz"

Hacı Murat Kılıç;

"Molla Seyit Pehlivan benim annemin babası oluyor. Rusya’da 7 yıl esir kalıyor. Pehlivan diye güreştirmeye kalkmışlar. Kadınlar güreştiriyorlar. Onu yeniyor. Erkekle güreştiriyorlar onu da kazanıyor. Kazandığı için onu bırakıyorlar. Memleketine dönüyor. Memleketinde vefat ediyor. Kabristanlıkta mezarında da bayrak takılı. Öğrendiklerimizi bize Sorgun Salih Paşa Camiinde yaşlı bir adam anlattı. Dedemiz küçüklükten pehlivanlığa merak salmış. Okula, Kuran Kursuna gidermiş. Hem okumuş hem de pehlivan olmuş. Dedemiz olduğu için gurur duyuyoruz. Vatan için çarpışmış. Ben şu anda 70 yaşındayım. Daha eskisini bilemiyorum. Dedemiz aynı zamanda çok cömertmiş. Güreşlerde kazandıklarını fakirlere verir yardım edermiş"

ifadelerine yer verdi.

"Molla Seyit Pehlivan’dan sonra pehlivan öyküleri tekrar hayat bulmaya başladı"

Gazi Seyit Ünal’ın hayat hikayesini öğrenerek araştırma yapan ve bunu kitap haline getiren araştırmacı yazar Osman Karaca şehit ve gazilerin cephe hatıralarını derlediğini söyledi. Karaca;

"En ilginç ve en yaralayıcı öyküye Molla Seyit Pehlivanda rastladım. Molla Seyit Pehlivan İkinci Balkan Harbi’nde asker olur ve Ruslara esir düşer. Uzun yıllar esaret altında kalır. 1914 yılında da oğlu Salih askere alınır. O da Çanakkale Cephesinde şehit düşer. Salih’in oğlu da askere gider. O da Erzurum’da askeri kamyondan düşerek şehit olur. Onun da naaşı Erzurum’dadır. Bunları derlerken Molla Seyit Pehlivan’ın o zaman 98 yaşında olan damadıyla tanışıp bilgi aldım. Rusya’daki, Türkiye’deki güreşlerini anlattı. Bunları kaleme alarak ‘Kanla Yoğrulduk’ kitabımızda yayınladık. Bilgileri birinci derece yakınlarından buldum. Esarette bulunduğu arkadaşlarının köylerine giderek Molla Seyit Pehlivan’ın öykülerini dinledim. Öyküsü ortaya çıkınca o dönem Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek tarafından mezarı yapıldı. Mezarın başında dualar okuduk, kitabımızı tanıttık. Bu olayın ardından geri dönüşler muhteşem oldu. Pehlivan öyküleri tekrar hayat bulmaya başladı"

şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...