reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
15
sivas360 Yaşam Tarihe Tanıklık Eden Boğazkesen Köprüsü Turizme Kazandırılmayı Bekliyor: Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İzleri Bir Arada!

Tarihe Tanıklık Eden Boğazkesen Köprüsü Turizme Kazandırılmayı Bekliyor: Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İzleri Bir Arada!

Tokat'ta bulunan ve Kelkit ile Tozanlı nehirlerinin birleştiği noktada yer alan Boğazkesen Köprüsü, üç medeniyetin izlerini taşıyan tarihi bir yapı olarak öne çıkıyor. Bizans döneminden kalma ayakları ve Selçuklu-Osmanlı döneminde eklenen üst kısmıyla köprü, yüzyıllardır Anadolu'nun tarihi ve kültürel mirasına ışık tutuyor.

KAYNAK: İHA

Bizans ile Selçuklu ve Osmanlı döneminden izler taşıyan ve Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran Muharebesi’ne giderken kullandığı rivayet edilen Boğazkesen Köprüsü turizme kazandırılmayı bekliyor.

Kelkit ve Tozanlı nehirlerinin birleşim noktasında yer alan tarihi Boğazkesen Köprüsü, yüzyıllardır insanlık tarihine tanıklık eden önemli bir yapı olarak dikkat çekiyor. Köprünün ayaklarının alt kısmında Bizans dönemine, üst kısmında ise Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait izler yer alıyor. Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran Muharebesi’ne giderken bu köprüyü kullanmış olması tarih sahnelerinde de önemli bir rol alıyor. Günümüzde sadece ayakları kalan tarihi köprünün, restore edilip turizme kazandırılması isteniyor.

3 medeniyetten izler taşıyor

Tarih araştırmacısı Aybike Gamze Gazioğlu, köprü ayaklarının Bizans dönemine ait olduğu, ayakların yarıdan sonrasının ise Selçuklu ve Osmanlı eseri olduğunu ifade ederek,

“Köprünün ayaklarının alt kısmı Bizans dönemini üst kısmı ise Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait olduğu söylenmektedir. Bunun sebebi ise köprünün köye bakan ikinci ayağının altındaki taşa oyulmuş bir haç işareti olduğudur. Köprünün ayağının üst kısmında ise bir Selçuklu kartal ongunu olduğu köylerin yaşlıları tarafından söylenmektedir. Kartal ongunu zamanla suya kapılmıştır ve gözden kaybolmuştur. Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran Muharebesi’ne gittiği güzergâh olduğu da rivayet edilmektedir. Hatta Çaldıran seferinde bu köprüyü ordusu ile kullanmıştır. Köylerin şöyle bir rivayetleri de vardır. Köprünün kutsal olduğu düşünülmektedir ve bu kutsallığın Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Muharebesi’nde zafer kazandığını da kendi aralarında konuşmaktadırlar”

dedi.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...