Sivas’ta 150 Yıllık Bıçakçılık Geleneği Yaşatılıyor
Sivas’ta yaklaşık 150 yıldır aynı aile içerisinde nesilden nesile aktarılan bıçakçılık mesleği, dördüncü kuşakta da yaşatılmaya devam ediyor. Aile geleneğini yaklaşık 80 yıldır sürdüren Erdoğan Mesci, ilerleyen yaşına rağmen mesleğin başından kopmazken, edindiği bilgi ve tecrübeyi torunu Uğur Mesci’ye aktarıyor.
Babasının da bıçak ustası olduğunu belirten Erdoğan Mesci, geçmişte beş kardeşin tamamının bıçakçılıkla uğraştığını, ancak yıllar içerisinde mesleği sürdüren tek kişinin kendisi olduğunu ifade etti. Uzun yıllar boyunca üretim yapan Mesci, günümüzde ise ağırlıklı olarak bıçak alım ve satımıyla ilgileniyor.

Erdoğan Mesci 80 Yıldır Bıçakçılık Yapıyor
Ailesindeki bıçakçılık geleneğinin yaklaşık 150 yıl önce başladığını anlatan Erdoğan Mesci, mesleği babasından öğrendiğini belirtti. Yaklaşık 80 yıldır bıçakçılığın içerisinde olduğunu dile getiren Mesci, beş kardeşin de bir dönem aynı mesleği yaptığını, ancak zaman içerisinde kardeşlerinin meslekten ayrılmasıyla geleneğin kendisi üzerinden devam ettiğini söyledi.
Mesci, geçmişte bıçak üretiminin bugün olduğundan çok daha yaygın olduğunu ifade ederek, mesleğin aile içerisinde babadan oğula, oğuldan toruna aktarıldığını vurguladı. Yaklaşık 40 yıl öncesine kadar Sivas’ta çok sayıda bıçak ustasının üretim yaptığını belirten Mesci, günümüzde ise bu ustaların sayısının oldukça azaldığına dikkat çekti.
İlerleyen yaşı nedeniyle eskisi gibi bıçak üretmediğini anlatan Erdoğan Mesci, mesleği tamamen bırakmadığını ve alım satım faaliyetleriyle geleneği sürdürdüğünü belirtti. Torunu Uğur Mesci’nin de zaman zaman işin başında bulunduğunu ve aile mesleğinin gelecek kuşağa aktarılması için çaba gösterdiğini ifade etti.

Sivas Bıçağı Dördüncü Nesilde Geleceğe Taşınıyor
Erdoğan Mesci’nin torunu Uğur Mesci ise ailesinden devraldığı bıçakçılık geleneğini mümkün olduğunca geçmişteki yöntemleri koruyarak sürdürmeye çalıştığını söyledi. Mesleğin kendileri açısından yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını belirten Mesci, yaklaşık 150 yıllık bir aile mirasını devam ettirdiklerini ifade etti.
Geçmiş dönemlerde bıçakların üretildiği imalathane ile satış yerinin aynı mekânda bulunduğunu, daha sonra ise bu bölümlerin birbirinden ayrıldığını anlatan Uğur Mesci, eski ustalardan ve aile büyüklerinden öğrendikleri yöntemleri koruduklarını belirtti.
Mesci, geleneksel modelleri değiştirmeden günümüz şartlarına uygun bazı yenilikler eklediklerini ve ürünleri daha estetik hale getirmeye çalıştıklarını ifade etti. Böylece hem aileden gelen klasik bıçakçılık anlayışını korumayı hem de mesleği yeni kuşaklara aktarabilecek şekilde geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

El Yapımı Sivas Bıçağı İçin Geleneksel Üretim Vurgusu
Uğur Mesci’nin üzerinde özellikle durduğu konuların başında ise el yapımı Sivas bıçağının korunması geliyor. Günümüzde makineleşmenin üretim süreçlerinde giderek daha fazla yer aldığını belirten Mesci, geleneksel el işçiliğinin kaybolmaması gerektiğini ifade etti.
Sivas bıçağının en önemli özelliklerinden birinin tamamen el yapımı olması olduğunu belirten Mesci, bu ürünün Sivas’ın tarih ve kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yüzyıllardır sürdürülen bıçakçılık geleneğinin kentin kültürel miraslarından biri olduğunu vurgulayan Mesci, Sivas’ta ortaya çıkan geleneksel bıçakların özgün üretim anlayışının başka yerlerde aynı şekilde ortaya konulmasının kolay olmadığını dile getirdi.

Bıçakçılık Mesleği Nesilden Nesile Aktarılıyor
Aileden devraldığı mesleği gelecekte de sürdürmek istediğini belirten Uğur Mesci, bıçakçılığın kendileri için geçmişten gelen önemli bir emanet olduğunu ifade etti. Dedesi Erdoğan Mesci’den öğrendikleri bilgi ve tecrübeyi koruyarak devam ettirmeye çalıştıklarını belirten Mesci, aile geleneğini Sivas’ı temsil eden bir değer olarak yaşatmak istediklerini söyledi.
Yaklaşık 150 yıllık geçmişe sahip aile bıçakçılığının bugün dördüncü nesle ulaşması, geleneksel el sanatlarının kuşaklar arasında aktarılmasının dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Erdoğan Mesci’nin yıllara dayanan tecrübesiyle başlayan gelenek, torunu Uğur Mesci’nin çalışmalarıyla yeni kuşağa taşınıyor.