reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Yaşam Sivas'ın Gizli Hazinesi: Jeopark Olarak Değerlendirilebilecek Dolinler Tarımda Kullanılıyor!

Sivas'ın Gizli Hazinesi: Jeopark Olarak Değerlendirilebilecek Dolinler Tarımda Kullanılıyor!

Sivas'ın Beypınar köyü çevresinde bulunan ve yüzyıllar boyunca oluşan jipsli dolinler, hem jeolojik açıdan önemi hem de turistik potansiyeli ile dikkat çekiyor. Fakat bu eşsiz doğa harikası dolinler, Kızılırmak'a kızıl rengini de veren jeolojik bir oluşum olmasına rağmen tarım arazisi olarak kullanılıyor.

KAYNAK: İHA

Sivas’ta bulunan ilginç dolinlerin jeoturizme kazandırılması beklenirken, içlerinde tarım yapılması da dikkat çekiyor.

Sivas’a bağlı Beypınar köyü çevresinde yüzyıllar içerisinde oluşan dolinler dikkat çekiyor. Jipsli kayaçların yağmurun etkisiyle çözülmesi sonucu oluşan dolinler oluşturdukları görüntü ile dikkat çekiyor. Jeoturizme kazandırılması beklenen dolinler günümüzde çiftçiler tarafından tarım arazisi olarak kullanılıyor. Görüntüleriyle dikkat çeken dolinlerin Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak’ a da kızıl rengini verdiği düşünülüyor.

Yağışlarla birlikte çözünen kayaçların kızıl bir renge boyandığını ifade eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kartal, Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak’ın da rengini bu kayaçlardan aldığını söyledi.

"Türkiye’nin en önemli sahalarından birisi"

Bahse konu alanın kalsiyum sülfattan oluşan jipsli sahalar olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Fatih Kartal,

"Burası Türkiye’de çok önemli sahalardan bir tanesi. Niye diyeceksiniz? Çünkü burası jips kayacı adını verdiğimiz alçı taşı taşıdır. Bu Türkiye’de en yoğun halini görüldüğü yer olarak tabir edebiliyoruz. Bu kayaç çok önemli, bileşimi kalsiyum sülfattır. Bakıldığı zaman buraları eski Miyosen dönemine ait olan daha çok denizel kökenli ve denizel çökenlerin olduğu bir saha. Zaten jipsin oluşma özelliğine de baktığımızda işte bu miyosen dönemindeki denizel alçak sahalardaki çökelme ve neticesinde olan bir kayaçtır. Mors ölçeğine göre iki derece sertlik direncine sahip olan bir kayaçtır. Bunlar da zaman içerisinde çözülmesi ve erimesi ile birlikte irili ufaklı çok fazla dolinlere ev sahipliği yapan bir kayaç olması nedeniyle çok büyük önem taşımakta"

dedi.

"Turizme kazandırılabilir"

Bu sahaların çok amaçlı kullanılabileceğini aktaran Dr. Öğretim Üyesi Kartal,

"Biz buraların geneline karstik saha diyoruz. Buralar çok amaçlı kullanılabilir. Yani buralar tarım amaçlı olarak açılmış olan sahalar değildir esasen. Bunlar işte kimi zaman bakarsanız ki turizm sektörü kimi zaman baktığınızda tarımsal, kimi zaman da hayvancılık maksatlı olarak kullanılan sahalar olarak görüyoruz biz. Ama tamamıyla buraların tarıma elverişli ve tarım amaçlı kullanılabilecek sahalar olduğunu söyleyemeyiz. Etrafımızda görüyoruz ki çiftçilerimiz burada jipsin çözülmesiyle birlikte oluşan bu kırmızı topraklarda tahıl tarımı yapmak maksadıyla da burada tarım sahaları olarak da kullanılıyor. Burada doğal bir sit alanı olarak değerlendirilebilir. İrili ufaklı çok güzel jeolojik ve jeomorfolojik özelliklere sahip olan sahalar. Buraları da bu anlamda zaman planlamaları yapılarak koruma altına alınabilir"

dedi.

Çözünen jips Kızılırmak’a rengini veriyor

Kızılırmak’ın sulamada kullanılamadığını belirten Kartal,

"Şimdi içerisinde kalsiyum sülfat olduğu için yağışlarla birlikte ya da çevredeki sularla birlikte bunlar rahat çözülebilir ve derelere akarsulara karıştığı zaman bu kalsiyum sülfat, sularda sülfürik özelliği oluşturabilir. Bundan dolayı da ‘Kızılırmak akıyor, Sivas halkı bakıyor’ tabiri vardır. Bu tabirin çok fazla vuku bulmasındaki temel özellik de sülfürik asit özelliği olduğu için içme, kullanma ya da tarımsal maksatlı çok fazlasıyla istifade edemiyoruz. Bu yüzden bunlarla ilgili uzun dönemde ya da kısa dönemde planlamalar yapılması ve bunların da özellikle sular içerisinde kullanılabilir özelliğe getirilmesi lazım. Özellikle Kızılırmak’ın belli yerlerinde membranlar kullanılarak bu sudan istifade edilebilir. Mesela yapmış olduğumuz araştırmalar şunu çok net olarak gösteriyor ki Kızılırmak’ın doğduğu Kızıldağ’daki İmranlı civarındaki içilebilir kalite ve güzellik de olurken İmranlı çıkışından Sivas merkeze gelindiği zaman bu suyun kullanılamadığını görüyoruz. Bundaki en büyük temel sebeplerden bir tanesi işte çok da özünden bahsettiğimiz jips adını verdiğimiz bu kayacının çözünerek dönüşmesi. Bu toprakların yağış sularıyla işte kol ve derelerle birlikte Kızılırmak’a taşınıyor. Rengine buradan aldığını söyleyebiliriz"

şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...