reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Yaşam Sivas'ın Bozkırdaki Vahası: Çakmakdüzü Köyü Turizme Açılmayı Bekliyor

Sivas'ın Bozkırdaki Vahası: Çakmakdüzü Köyü Turizme Açılmayı Bekliyor

Sivas'ın Divriği ilçesinde, İç Anadolu ile Doğu Anadolu'nun kesişim noktasında yer alan Çakmakdüzü köyü, eşsiz doğal güzellikleri ve otantik taş mimarisiyle dikkat çekiyor. Bozkırın ortasında bir vaha misali yükselen bu saklı cennet, doğaseverleri ve kültür meraklılarını büyülemeye hazır bir potansiyel taşıyor.

KAYNAK: İHA

Sivas’ta bulunan ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne komşu olan Çakmakdüzü köyü, bozkırın ortasındaki vahayı andırıyor. Görenleri mest eden köy, taş binaları ile de dikkat çekiyor.

Sivas kent merkezine 218, Divriği ilçesine ise 43 kilometre uzaklıkta bulunan Çakmakdüzü köyü, doğaseverlerin dikkatini çekiyor. Bozkır olan Sivas’taki 130 haneli köy, yeşil doğası, su kaynakları ve kesme taştan binaları ile kartpostallık görüntüler sunuyor. Doğu Anadolu Bölgesi sınırında yer alan Çakmakdüzü köyü, çeşit çeşit ağaçları ve doğal güzellikleri ile ilgi topluyor. Yaz aylarında nüfusu artan ve kış aylarında 20 haneye düşen köy, turizme kazandırılmayı bekliyor.

Müslüm Delipınar,

"Buralar bakir alanlardır, bozkırın ortasında bir vahadır. Çakmakdüzü köyü, İç Anadolu Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi ile kesişiminde yer alır. İç Anadolu’nun en sonunda, Malatya sınırında yer alan bir köy. Atalarımız çok çalışmışlar ve 7-8 kilometre öteden su getirerek burayı kendilerine yurt edinmişler. Bu köy, geleneklerine oldukça bağlı ve otantikliğini hiçbir şekilde kaybetmeden, orijinal hali ile duruyor. Evlerin çoğu iki katlı. Burası çok soğuk bir iklime sahip. Kış aylarında sıfırın altına 20 dereceleri görüyor. Taş evler de kışın sıcak, yazın ise serin oluyor. Bundan dolayı ev mimarilerini bu şekilde yapmışlar. Evin alt katını hayvanlara, üst katını ise kendilerine göre dizayn etmişler"

dedi.

Köyün yaz aylarında nüfusunun arttığını ifade eden Delipınar,

"Oldukça fazla türde endemik bitki çeşidi var. Renk renk, çeşit çeşit çiçekler bulunuyor. Ben boş zamanımın tamamını doğada gezinerek değerlendiriyorum. Kalesi ile peribacalarına benzeyen kayaları ile doğal bitki örtüsü ile evleri ile kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Bunların hepsi birleştirildiğinde kesinlikle turizme açılması gereken bir yer"

şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...