Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
5°
sivas360 Yaşam İsveçliler araştırıp yazdı: Çay kalbe iyi geliyor

İsveçliler araştırıp yazdı: Çay kalbe iyi geliyor

485 binden fazla kişinin yaklaşık 9 yıl boyunca takip edildiği araştırmada, haftada en az üç gün çay içenlerde kalp ve damar hastalığı riskinin daha düşük olduğu belirlendi.

485 binden fazla kişinin yaklaşık 9 yıl boyunca takip edildiği araştırmada, haftada en az üç gün çay içenlerde kalp ve damar hastalığı riskinin daha düşük olduğu belirlendi.

MUHABİR: Haber Merkezi
İsveçliler araştırıp yazdı: Çay kalbe iyi geliyor

İsveçliler araştırıp yazdı: Çay kalbe iyi geliyor

Siyah çay ve orta yoğunlukta demlenen çay olumlu sonuçlarla ilişkilendirilirken, aşırı sıcak çay tüketiminin riskleri artırabileceği görüldü.

Türkiye'de günlük yaşamın vazgeçilmez içeceklerinden biri olan çayın sağlık üzerindeki etkileri, bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor. Özellikle misafirliklerin, sohbetlerin ve sosyal buluşmaların önemli bir parçası olan siyah çayın kalp ve damar sağlığıyla ilişkisine yönelik dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.

485 BİN KİŞİ ÜZERİNDE İNCELENDİ

Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, Çin Kadoorie Biobank verileri kullanıldı. Zichen Ye ve ekibinin yürüttüğü çalışmada, 30-79 yaş aralığındaki 485 bin 934 yetişkin yaklaşık 9 yıl boyunca takip edildi.

Araştırma süresince 14 bin 863 kişide kardiyovasküler hastalık, inme dahil serebrovasküler hastalık, pulmoner kalp hastalığı veya periferik arter hastalığı gelişti.

DÜZENLİ ÇAY İÇENLERDE RİSK YÜZDE 11 DAHA DÜŞÜK

Araştırma sonuçlarına göre, haftada en az üç gün çay içen kişilerde, çayı daha seyrek tüketen veya hiç içmeyenlere kıyasla damar hastalığı riski yaklaşık yüzde 11 daha düşük bulundu.

Çay tüketimi sıklığına göre yapılan değerlendirmede, günde yaklaşık 6-8 bardak çay içenlerde risk en düşük düzeyde tahmin edildi. Ancak araştırmacılar, bu miktarın herkes için ideal tüketim önerisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

SİYAH ÇAY VE DEMLEME YOĞUNLUĞU DİKKAT ÇEKTİ

Araştırmada siyah çay tüketimi, yeşil çaya kıyasla daha fazla damar hastalığı türünde tutarlı biçimde düşük riskle ilişkilendirildi. Orta yoğunlukta demlenen çay da daha olumlu sonuçlarla bağlantılı bulundu.

Bununla birlikte, araştırmanın gözlemsel nitelikte olması nedeniyle çay tüketiminin doğrudan hastalık riskini azalttığı sonucuna varılamıyor. Beslenme alışkanlıkları ve diğer yaşam tarzı faktörleri de sonuçlar üzerinde etkili olabilir.

ÇAYI ÇOK SICAK İÇENLER DİKKAT!

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de çayın tüketim sıcaklığı oldu. Çayı ağız ve boğazı yakacak kadar sıcak içtiğini bildiren kişilerde, düzenli çay içmeyenlere kıyasla damar hastalığı riski yaklaşık yüzde 16 daha yüksek bulundu.

Ancak sıcaklık bilgileri katılımcıların kendi beyanlarına dayandığından, bu bulgunun dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak içeceklerin ağız ve yemek borusu dokularına zarar verebileceği de biliniyor.

UZMANLARDAN SAĞLIKLI ÇAY TÜKETİMİ ÖNERİLERİ

Çay tüketiminde miktarın yanı sıra sıcaklık ve şeker kullanımı da önem taşıyor. Çayın ağız ve boğazı yakmayacak sıcaklığa kadar soğumasını beklemek, mümkün olduğunca şekersiz tüketmek ve günlük kafein alımını dikkate almak öneriliyor.

Kalp ve damar sağlığının korunmasında ise sigaradan uzak durmak, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve dengeli beslenmek temel unsurlar arasında yer alıyor.

Araştırma, düzenli çay tüketimi ile daha düşük damar hastalığı riski arasında bir ilişki bulunduğunu gösterirken, çayın tek başına koruyucu bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini de ortaya koyuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız