Divriği Ulu Cami’de Hayran Bırakan Görüntü! Namaz Kılan İnsan Silüeti İçin Akın Ediyorlar
Her yıl mayıs ve eylül ayları arasında ortaya çıkan yaklaşık 4 metrelik “namaz kılan insan” silüeti, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini görüyor.
Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde, 1228 yılında Ahmet Şah ve eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, yüzyıllardır mimari özellikleriyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.
Yaklaşık 9 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından 2024 yılının mayıs ayında yeniden ibadete ve ziyarete açılan tarihi yapı, kısa sürede yüz binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
İKİNDİ VAKTİNDE “NAMAZ KILAN İNSAN” SİLÜETİ OLUŞUYOR
Divriği Ulu Cami’nin batı taç kapısında, özellikle mayıs-eylül ayları arasında güneş ışınlarının geliş açısına bağlı olarak dikkat çekici bir gölge oluşuyor.
Her gün yaklaşık 15.30-16.00 saatleri arasında ortaya çıkan yaklaşık 4 metre uzunluğundaki silüet, önce Kur’an-ı Kerim okuyan, ardından ellerini bağlayarak kıyamda duran bir insan görüntüsünü andırıyor.
Bu eşsiz görüntüyü görmek isteyen ziyaretçiler, özellikle yaz aylarında ikindi saatlerinde tarihi yapıya geliyor. Yerli ve yabancı turistler, oluşan silüeti fotoğraf ve videolarla kayıt altına alarak bu özel anı ölümsüzleştiriyor.
SABAH SAATLERİNDE DE FARKLI BİR SİLÜET GÖRÜLÜYOR
Divriği Ulu Cami’de yalnızca batı taç kapısındaki gölge değil, yaz aylarında ortaya çıkan başka bir silüet de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Temmuz ve ağustos aylarında sabah saat 07.00 sıralarında, caminin Cennet Kapısı’nda ellerini göğsünde bağlamış şekilde namaz kılan kadın silüetinin oluştuğu belirtiliyor.
Bu görüntüyü görmek isteyen bazı ziyaretçiler, sabahın erken saatlerinde tarihi yapıya gelerek silüeti izliyor ve fotoğraflıyor.
“ANADOLU’NUN EL HAMRASI” OLARAK ANILIYOR
1985 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, taş işçiliğinin en nadide örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Ahlatlı ve Tiflisli ustaların işlediği yapılardaki binlerce motifin hiçbirinin birbirini tekrar etmemesi, eserin en dikkat çekici özellikleri arasında bulunuyor. Taç kapılarıyla öne çıkan tarihi yapı, mimari tasarımı ve taş süslemeleri nedeniyle “Anadolu’nun El Hamrası” olarak da nitelendiriliyor.
Evliya Çelebi’nin de ziyaret ettiği Divriği Ulu Cami için söylediği “Methinde diller kısır, kalem kırıktır” sözleri, eserin yüzyıllardır taşıdığı hayranlığın en çarpıcı ifadelerinden biri olarak gösteriliyor.
Her yıl binlerce kişinin yalnızca bu eşsiz gölge görüntüsünü görmek için ziyaret ettiği Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Sivas’ın kültür turizminin en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.