reklam
Sivas
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11
sivas360 Yaşam Boşanmak İsteyen Kadınlar Eşlerinin Şiddetine Kurban Gidiyor

Boşanmak İsteyen Kadınlar Eşlerinin Şiddetine Kurban Gidiyor

Türkiye’de son yıllarda boşanma aşamasındaki kadınlar, ayrılma isteklerinin hukuki süreçlerini tamamlamadan eşleri tarafından hayattan koparılıyor. Klinik psikolog Özlem Soysal, son yıllarda ülkede boşanma sürecinde işlenen kadın cinayetlerinin ciddi bir toplumsal yara haline geldiğine dikkat çekerek, "Boşanmak isteyen kadınların eşleri tarafından öldürülmesi yalnızca bireysel bir problem değil, toplumsal ve kültürel bir problemi de gösteriyor" dedi.

KAYNAK: İHA

Türkiye’de, son yıllarda boşanma aşamasındaki kadınlar, ayrılma isteklerinin hukuki süreçlerini tamamlamadan eşleri tarafından cinayet sonucu hayattan koparılıyor. Diyarbakır’da, 16 Temmuz günü annesi, ablası ve kardeşiyle doğum günü kutlamasından dönen İlayda Alkaş (22), Şehitlik Mahallesi 50. Sokak’taki evinin bulunduğu binaya girdiğinde birlikte yaşadığı C.A.’nın (30) silahlı saldırısına uğramış, ağır yaralı olarak sevk edildiği hastanede hayatını kaybetmişti. 25 Temmuzda, 5 aylık hamile Helin Eren (19), Sur ilçesinde dini nikahlı eşi S.Ş. tarafından silahla vurularak öldürülmüştü. 10 Ağustosta, Nazlı Demir (24), ticari taksideyken boşanma aşamasındaki eşi Kemal Demir (29) tarafından vurularak öldürülmüştü. Boşanma aşamasındaki bu 3 kadın gibi, farklı kentlerde de boşanma aşamasındaki kadınlar, şiddet ve silahlı saldırı sonucu hayatlarını kaybediyor.

’’Erkek boşanmayı kabullenmiyor’’

Klinik psikolog Özlem Soysal, son yıllarda ülkede boşanma sürecinde işlenen kadın cinayetlerinin ciddi bir toplumsal yara haline geldiğini söyledi. Boşanmak isteyen kadınların eşleri tarafından öldürülmesinin yalnızca bireysel bir problem değil, toplumsal ve kültürel bir problemi de gösterdiğine dikkat çeken Soysal, aynı zamanda psikolojik problemlerinde var olduğunu gösterdiğini ifade etti. Soysal, psikolojik açıdan bakıldığında cinayetlerin temelinde kontrol kaybı ve sahiplenme anlayışı yer aldığını belirterek,

"Bazı erkekler, bir kadından ayrılırken kadını bir birey olarak değil, kendinin bir mülkü olarak görüyor. Yani bir uzantısı olarak gördüğü için kadını kaybetmek onun için bir öfkeye sebep oluyor. Ataerkil bir toplumda yetiştiğimiz için de bu da erkek için erkeklik sıfatını kaybettiğini ona düşündürüyor. Kadından ayrılmak istemiyor. Bu süreçte kadına uyguladığı psikolojik ve fiziksel şiddetin yanı sıra aldatmalar gibi birçok problem olmasına rağmen erkek, boşanma konusu söz konusu olduğunda kadınlardan hiçbir şekilde yollarını ayırmak ve bağlarını koparmak istemiyor"

diye konuştu.

Bunun temelinde de yine ataerkil ve kültürel problemlerin ortaya çıktığını aktaran Soysal,

"Erkeğin toplumda daha ön planda tutulması, kadının ona göre daha altta tutulmasına sebep oluyor. Bu da erkeğin kadından ayrışmasını zorlaştırıyor. Bu süreçte erkek, fiziksel gücü kullanarak kadında şiddet ve öldürme gibi yollara girerek bu boşanmayı kabullenmiyor"

şeklinde konuştu.

"Bu cinayetler yalnızca bireysel psikoloji ile açıklanamaz"

"Psikolojik açıdan baktığımızda bu kişilerin çoğunda öfke kontrolsüzlüğü, narsistlik ve anti sosyal kişilik özelikleri görülmektedir"

diyen Soysal, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Sağlıklı duygusal regresyon geliştirmediklerinden kriz anında öfkelerini yönetemeyip saldırış haline geçiyorlar. Bu cinayetler yalnızca bireysel psikoloji ile açıklanamaz. Ataerkil, kültür, kadın erkek eşitsizliği, yeterince içselleştirilmemiş olması hukuki yaptırımların yetersiz oluşu bu tabloyu besleyen en önemli faktörlerdir. Toplumsal olarak yapılması gereken erkeklerin küçük yaşlardan itibaren duygularını ifade etmeyi, öfke yönetmeyi, kadını eşit bir birey olarak görmeleri ve hukuki sistemlerin caydırıcı, önleyici cezalarla bunu yönetmeleridir."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...