Yargıtay'dan emsal karar: Eşinin yemeklerine hakaret boşanma sebebi
Daire, eşine "Sen pissin, moruk" diyen kadını az kusurlu, "Yemeklerin zehirli, sen cahilsin" ifadelerini kullanan erkeği ise ağır kusurlu bularak yerel mahkeme kararını onadı.
Şiddetli geçimsizlik yaşayan çift, karşılıklı olarak Aile Mahkemesi'nde boşanma davası açtı. Davacı erkek, ortak çocuklarının doğumundan sonra eşinin kendisine kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaret ettiğini, "pislik", "bunak", "moruk" gibi ifadeler kullandığını ve kendisine yemek vermediğini ileri sürdü. Ayrıca eşinin buzdolabına kilit taktığını, bu nedenle ikinci bir buzdolabı almak zorunda kaldığını belirtti.
Erkek, eşinin asılsız şikayetlerle hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını öne sürerek boşanma, çocuğun velayetinin kendisine verilmesi ile 50'şer bin lira maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.
Davalı kadın ise iddiaları reddederek, eşinin önceki evliliğinden olan çocuklarına kötü davrandığını, hakaret ettiğini ve iki kızının düğününe dahi katılmadığını savundu.
Kadın ayrıca eşinin yaptığı yemekleri sürekli küçümsediğini, "Sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz, senin yemeklerin zehirli" sözleriyle kendisini aşağıladığını belirtti. Karşı dava açan kadın, boşanma, çocuğun velayetinin kendisine verilmesi, nafaka ve tazminat talebinde bulundu.
Tarafları dinleyen Aile Mahkemesi, kadının eşine yönelik "Seni istemiyorum, defol, sen pissin, bunak, moruk" sözleriyle hakarette bulunduğunu, erkeğin ise "Yemeklerin berbat, yemeklerin zehirli, sen cahilsin, sen ne anlarsın, tipe bak, hırsız, utanmaz" ifadeleriyle eşini aşağıladığını tespit etti.
Mahkeme, erkeğin yemekleri sürekli eleştirmesi ve evin mutfak alışverişini yeterince karşılamamasını da dikkate alarak, erkeği kadına göre ağır kusurlu, kadını ise az kusurlu kabul etti.
Mahkeme, çiftin boşanmasına, ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesine, anne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verdi. Ayrıca kadın lehine aylık 750 lira nafaka ile 20 bin lira maddi ve 15 bin lira manevi tazminata hükmetti.
Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kusur değerlendirmesini hukuka uygun bularak kararı onadı.
Son olarak dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de temyiz başvurusunu reddederek yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin kararını onadı. Böylece karar emsal nitelik kazandı.
